Learn how to use bilinçli in a Turkish sentence. Over 27 hand-picked examples.
O, bilinçli olarak onu tehlikeye maruz bıraktı.
Translate from Turkish to English
Tom bilinçli mi?
Translate from Turkish to English
Tom hâlâ bilinçli.
Translate from Turkish to English
Tom şimdi bilinçli.
Translate from Turkish to English
Tom neredeyse hiç bilinçli değil.
Translate from Turkish to English
Tom bilinçli değil.
Translate from Turkish to English
Bilinçli rüyaların var mı?
Translate from Turkish to English
Ben sözümü bozduysam bunu bilinçli yapmadım.
Translate from Turkish to English
İnsanlar bilinçli varlıklardır.
Translate from Turkish to English
Bir insan, bilinçli bir varlıktır.
Translate from Turkish to English
Tom bilinçli oldu.
Translate from Turkish to English
Sonuçta, "kadınsılık" bir kadının doğuştan sahip olduğu bir şey, göstermek için bir çaba sarf etmesine gerek yok ve öyle de bir özellik ki bilinçli olarak saklanmaya çalışılsa bile boşa çıkardı.
Translate from Turkish to English
Tom bilinçli.
Translate from Turkish to English
Bu bilinçli bir karardı.
Translate from Turkish to English
Çok bilinçli değilim.
Translate from Turkish to English
Bir şeyin veya birinin bilinçli olduğundan emin olabilir miyiz?
Translate from Turkish to English
Bu bilinçli bir karar mıdır?
Translate from Turkish to English
Artık öyle bir yaşa geldim ki, hayatı oyun olarak algılamıyorum. Bugün hayallerimi daha sessiz, daha bilinçli ve daha dikkatli kuruyorum. Eğer insanlar duygularıma saygı göstermiyor ve dikkat etmiyorlarsa, onlara yol vereceğim. Yalan yanlış Dostluklar için dilenmeyeceğim ve onlara sıkıca tutunmayacağım. Artık başkalarının bir karara varmalarını beklemeyeceğim, aksine kendi kararlarımı vereceğim. Çok şeye sahip değilim ama bir yüreğim, duygularım ve gururum var.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'yı bilinçli olarak yanlış bilgilendirdi.
Translate from Turkish to English
Tom bilinçli, değil mi?
Translate from Turkish to English
Bilinçli bir karar değildi.
Translate from Turkish to English
Fransızlara saygı duyun! İngilizcenin küreselleşme nedeniyle tüm dünyaya yayılmasının etkisine rağmen bilinçli bir şekilde kendi dillerini kullanıyorlar.
Translate from Turkish to English
Öğretmen kendini fark etsin diye sık sık bilinçli olarak hata yapardı.
Translate from Turkish to English
Ekonominin bilinçli kötü kararlarla bozulup karışıklık yaratılmasının asıl amacının seçime OHAL ortamında gidilmesini sağlamak olabileceğini düşünenler var.
Translate from Turkish to English
Oldukça bilinçli olarak, kiliselerinde örgütlenmiş olan Hıristiyan dininin dünyadaki ahlaki ilerlemenin başlıca düşmanı olduğunu ve hâlâ da öyle olduğunu söylüyorum.
Translate from Turkish to English
Şarap, alkolü bilinçli tüketenlerin içeceğidir.
Translate from Turkish to English
Her canlı – mineral, bitki veya hayvan – sayısız bilinçli enerji alanının toplamıdır.
Translate from Turkish to English