Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bilinmeyen"

Learn how to use bilinmeyen in a Turkish sentence. Over 41 hand-picked examples.

"X" sembolü genellikle matematikte bilinmeyen sayıyı temsil etmektedir.
Translate from Turkish to English

Sophie bilinmeyen bir gönderenden gelen bir başka mektup almak için can atıyordu.
Translate from Turkish to English

Bilinmeyen bölgede araba sürdük.
Translate from Turkish to English

Onun hobisi bilinmeyen kelebekler toplamaktır.
Translate from Turkish to English

Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.
Translate from Turkish to English

Lonesome George, türünün kalan son kaplumbağası, bilinmeyen nedenlerden öldü.
Translate from Turkish to English

Tom, bilinmeyen bir sanatçıdır.
Translate from Turkish to English

Tarih birçok bilinmeyen dâhinin hikayeleriyle doludur.
Translate from Turkish to English

Kim olduğu bilinmeyen bir adamın daveti üzerine gitti.
Translate from Turkish to English

Sophie bilinmeyen göndericiden bir mektup daha almayı dört gözle bekliyordu.
Translate from Turkish to English

Bu ne yeni ne de bilinmeyen.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary bilinmeyen cümleyi arıyorlardı ve onun yazarının kim olduğunu merak ediyorlardı.
Translate from Turkish to English

Ölü doğumun birçok nedenleri bilinmeyen ya da tedavi edilemez olarak kalırken, ölü doğumun önlenmesi çok zordur.
Translate from Turkish to English

Dan Linda'yı evinin dışında bilinmeyen bir adamla konuştuğunu gördü.
Translate from Turkish to English

Bilinmeyen varlıklara yalvarmak akıllıca değil.
Translate from Turkish to English

Bilinmeyen bir düşman tarafından saldırıya uğruyoruz.
Translate from Turkish to English

Dan karısını öldürdü ve bunu bilinmeyen bir saldırganın işi olarak gösterdi.
Translate from Turkish to English

Dan bilinmeyen bir saldırgan tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Bu benim için bilinmeyen bir ülkedir.
Translate from Turkish to English

Kurbanların bilinmeyen sayısı moloz altında kalmış olabilir.
Translate from Turkish to English

İki bilim adamı bilinmeyen bir Tibet ifadesinin anlamı üzerinde tartıştı.
Translate from Turkish to English

Tom bilinmeyen bir yerdeydi.
Translate from Turkish to English

O bilinmeyen bir yerde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Tom bilinmeyen bir yerde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Ben bilinmeyen bir yerde yaşıyorum.
Translate from Turkish to English

Dan restoran yakınında bilinmeyen bir adamla konuşurken görüldü.
Translate from Turkish to English

Bilinmeyen her şey şüphedir.
Translate from Turkish to English

"Bilinen" "bilinmeyen"in karşıtıdır.
Translate from Turkish to English

Düşman süvarisi, bilinmeyen bir geçit yoluyla nehri geçti.
Translate from Turkish to English

Çocuklarımdan biri bilinmeyen bir hastalıkla doğdu.
Translate from Turkish to English

İnsan için bilinmeyen tek şey insanın kendisidir.
Translate from Turkish to English

Bilinmeyen bir nedenle, masadan kalktı ve şarkı söylemeye başladı.
Translate from Turkish to English

Bilinmeyen bir kelimeye rastlarsanız, o kelimeye sözlükte bakın.
Translate from Turkish to English

Bilinmeyen bölgedeyiz.
Translate from Turkish to English

Bilinmeyen bir hırsız, Fadıl'ı Kahire'deki evinde vurdu.
Translate from Turkish to English

Bu şiir adı bilinmeyen bir şair tarafından yazılmıştır.
Translate from Turkish to English

Bir kişi genellikle bilinmeyen her şeyden korkar.
Translate from Turkish to English

Tom metroda bilinmeyen bir adam tarafından saldırıya uğradı.
Translate from Turkish to English

Felix bilinmeyen bir arayandan bir telefon aldı.

Lukas bilinmeyen yaratığı takip ediyordu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English