Learn how to use bilme in a Turkish sentence. Over 20 hand-picked examples.
Tom'un bilme hakkı var.
Translate from Turkish to English
Gerçeği bilme hakkına sahipsin.
Translate from Turkish to English
Tom gerçeği bilme hakkına sahip.
Translate from Turkish to English
Sanırım bilme hakkım var.
Translate from Turkish to English
Sanırım bilme hakkına sahipsin.
Translate from Turkish to English
İçgüdüsel olarak ne yaptığını bilme yeteneğine güveniyorum.
Translate from Turkish to English
Herkes benim geçmişimi biliyorsa o zaman ben de herkesin geçmişini bilme hakkına sahip değil miyim?
Translate from Turkish to English
Benim de herkesin hayatını bilme hakkım yok mu?
Translate from Turkish to English
Onların bilme hakkı var.
Translate from Turkish to English
Tüm mükellefler paralarının nereye gittiğini bilme hakkına sahiptir.
Translate from Turkish to English
Bilme hakkınız var.
Translate from Turkish to English
Bizim bilme hakkımız var.
Translate from Turkish to English
Kamu bilme hakkına sahip.
Translate from Turkish to English
Gerçeği bilme hakkına sahibim.
Translate from Turkish to English
Benim bilme hakkım vardı.
Translate from Turkish to English
Tom'un onu nasıl yapacağını bilme şansı var mı?
Translate from Turkish to English
Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacı ile iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.
Translate from Turkish to English
Ve ona, "Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin" diye buyurdu, "Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün."
Translate from Turkish to English
İspanya'da sokaktaki insanlara "ananá", "durazno" veya "frutilla"nın ne olduğunu sorman hâlinde bilme ihtimalleri azdır.
Translate from Turkish to English
Sanırım her şeyi bilme hakkım var.
Translate from Turkish to English