Learn how to use bilmediği in a Turkish sentence. Over 43 hand-picked examples.
Tom kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.
Translate from Turkish to English
O, ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English
O, nasıl yapacağını bilmediği için, o, ona kravatını bağlaması için yardım etti.
Translate from Turkish to English
Tom'un bilmediği bir şey biliyordum.
Translate from Turkish to English
Ne söyleyeceğini bilmediği için, o sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English
Ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kalmaya devam etti.
Translate from Turkish to English
Ne yapacağını bilmediği için, sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English
Ne diyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom'un bilmediği bir şey biliyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un hiçbir şey bilmediği belli.
Translate from Turkish to English
Tom'un ne yapması gerektiğini bilmediği belli.
Translate from Turkish to English
Onların bilmediği bir şey biliyorum.
Translate from Turkish to English
Ona öğretilmeyen şeyi bilmediği için onu suçlayamazsınız.
Translate from Turkish to English
Onu bilmediği önemli değil.
Translate from Turkish to English
Cahilliğin en yüksek formu, hakkında hiçbir şey bilmediği bir şeyi reddetmektir.
Translate from Turkish to English
Tom'a onun zaten bilmediği neyi söyleyebilirim?
Translate from Turkish to English
Tom'un arabalar hakkında bilmediği şeyler bilmeye değmez.
Translate from Turkish to English
Ne söyleyeceğini bilmediği için sadece gülümsedi.
Translate from Turkish to English
Tom'un hiç Fransızca bilmediği doğru mu?
Translate from Turkish to English
Kurbağa yürümeyi bilmediği için sıçrar.
Translate from Turkish to English
Tom'un onun ne yaptığını bilmediği hissine kapılıyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un Mary'nin bilmediği birkaç banka hesabı var.
Translate from Turkish to English
Annemin yaptığımı bilmediği bir sürür şey yaparım.
Translate from Turkish to English
Tom'a zaten bilmediği bir şey söylemeyeceğim.
Translate from Turkish to English
İnsanın bilmediği tek şey insanın kendisidir.
Translate from Turkish to English
Sana kimsenin bilmediği küçük bir sır açıklayacağım.
Translate from Turkish to English
Onun adresini bilmediği için, o ona yazmadı.
Translate from Turkish to English
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediği hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Translate from Turkish to English
Bizim kimsenin nasıl kullanacağını bilmediği çok fazla ekipmanımız var.
Translate from Turkish to English
Tom, kimsenin bilmediği şeyleri biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tabii ki bilim her şeyi bilmiyor. Fakat bilimin her şeyi bilmemesi onun hiçbir şeyi bilmediği anlamına gelmez.
Translate from Turkish to English
Tom Mary hakkında John'ın bilmediği şeyleri biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bana herkesin bilmediği sırrını açıklamadı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary hakkında John'ın bilmediği şeyler biliyordu.
Translate from Turkish to English
Sami bilmediği numaralara cevap vermiyor.
Translate from Turkish to English
Sami bilmediği numaraları cevaplamaktan hoşlanmaz.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary hakkında John'un bilmediği şeyler biliyor.
Translate from Turkish to English
Tom hakkında, ailesinin bile bilmediği şeyleri biliyordum.
Translate from Turkish to English
Tom bilmediği birinin yanında oturdu.
Translate from Turkish to English
Gözünü bilmediği bir odada açtı.
Translate from Turkish to English
İnsan zaaf ve zayıflıklarını bilmediği birini gerçekten sevemez.
Translate from Turkish to English
Ali okuma-yazma bilmediği için imza yerine parmak bastı.
Bir zamanlar kimsenin bilmediği küçük bir köydeydim.