Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "binmek"

Learn how to use binmek in a Turkish sentence. Over 78 hand-picked examples.

Bir ata binmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Motosiklete binmek gençler için tehlikeli olabilir.
Translate from Turkish to English

Motosiklete binmek eğlencelidir.
Translate from Turkish to English

İstasyona kolayca yürüyebilirken bir taksiye binmek aptalca.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye onun atına binmek isteyip istemediğini sordu.
Translate from Turkish to English

Tom bir bisiklete binmek için gitti.
Translate from Turkish to English

Bob son treni kaçırdı ve bir taksiye binmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Ben bisiklete binmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom bir taksiye binmek zorunda.
Translate from Turkish to English

Bir motosiklete binmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

İlk trene binmek istemiştim.
Translate from Turkish to English

Otobüse binmek için bir bilet almalısın.
Translate from Turkish to English

Paris'e giden 8:15 trenine binmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

O, ona otobüse binmek yerine yürümesini tavsiye etti.
Translate from Turkish to English

Ata binmek çok eğlencelidir.
Translate from Turkish to English

Otobüse binmek için acele etti.
Translate from Turkish to English

Bir ata binmek gerçekten heyecan verici.
Translate from Turkish to English

Bir yere gitmek için bir otobüse binmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Bir sonraki uçağa binmek mümkün mü?
Translate from Turkish to English

Arabam bozuldu, bu yüzden bir otobüse binmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Bu şehirde bir taksiye binmek çok zor.
Translate from Turkish to English

Dönme dolaba binmek benim en sevdiğim şeydir.
Translate from Turkish to English

Otobüse binmek zorunda mıyız?
Translate from Turkish to English

Bir metroya tek başına binmek tehlikeli mi?
Translate from Turkish to English

Taksiye binmek benim için bir lüks.
Translate from Turkish to English

O trene binmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom binmek için arabanın kapısını açtı.
Translate from Turkish to English

Tom vurulduğunda arabasına binmek üzereydi.
Translate from Turkish to English

Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak oldukça aptalca bir şey.
Translate from Turkish to English

Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak aptalca bir şey.
Translate from Turkish to English

Bir midilliye binmek istiyorum!
Translate from Turkish to English

Motosiklete kasksız binmek tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Bisiklete binmek çok eğlencelidir.
Translate from Turkish to English

Taksiye binmek yerine otobüsle gitmek daha ekonomik.
Translate from Turkish to English

Tek tekerlekli bisiklete binmek çok iyi olmadığım bir şey.
Translate from Turkish to English

Boston'a geri dönmek için bir uçağa binmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom son treni kaçırdı ve eve gitmek için taksiye binmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Bu trene binmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Binmek isteyen var mı?
Translate from Turkish to English

Tom bir boğaya binmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Bizimle binmek ister misin?
Translate from Turkish to English

Yoğun yağış bütün trenlerin durmasına sebep olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Acelem olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Tüm uçuşlar iptal edildiği için Boston'dan bir otobüse binmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Hayat hızlı bir lunapark trenine binmek gibi bir şey.
Translate from Turkish to English

Ata binmek konusunda hiçbir şey bilmiyorum.

Ata binmek pahalı bir hobidir.

Taksiye binmek en az 2000 yene mal olacak.

Az sonra Boston trenine binmek zorunda olacağının farkında olan Tom, peronda Meryem'e tutkuyla sarıldı.

Pekinde metroya binmek ucuzdur.

Boston'dan bir otobüse binmek zorunda kaldım.

Bisiklete binmek iyi egzersizdir. Ayrıca, havayı kirletmez.

Otobüse binmek daha ucuzdur.

Okula yürüyebilir misin yoksa bir otobüse binmek zorunda mısın?

Trene binmek tavsiye edilebilir.

İstasyon dışında bir taksiye binmek zordur.

Her yerde bir arabaya binmek yerine yürü ya da bisikletine bin.

Buradan otele yürüyerek gitmek çok uzaktır. Daha iyisi bir taksiye binmek.

Otobüse binmek daha ucuz.

İlk trene binmek için büyük bir acelem vardı.

Tom Mary'nin motosikletine binmek istedi.

Otobüse binmek için bilete ihtiyacın var.

Bu gemiye binmek için izin alabilir miyim?

Teleferiğe binmek istiyorum ama yükseklikten korkuyorum.

Her zaman bir ata binmek istemişimdir.

Uçmak neden trene binmek varken?

Bu otoyolda bisiklete binmek çok tehlikelidir.

Neden Tom'la binmek isteyeyim?

Uçağa binmek için A tuşuna basın.

Tom bir boğaya binmek istedi.

Tom bir taksiye binmek zorunda değildi. Yürüyebilirdi.

Tom, Paris'e giden otobüse binmek istiyor.

Taksiye binmek zorunda kaldım çünkü otobüsü kaçırmıştım.

Bisiklete binmek hoşuma gider.

Tom bir taksiye binmek istemedi.

Bu, attan inip eşeğe binmek olur.

Otobüse binmek için sıra olduk.

Şoför otobüse bebek arabasıyla binmek isteyen kadın için orta kapıdaki engelli rampansını açtı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English