Learn how to use biricik in a Turkish sentence. Over 8 hand-picked examples.
O, biricik oğlunu gömdü.
Translate from Turkish to English
Biricik kızımız kanserden öldü.
Translate from Turkish to English
Tom biricik oğlunu kaybetti.
Translate from Turkish to English
Sen onun biricik arkadaşıydın.
Translate from Turkish to English
O benim ilhamımın biricik kaynağı.
Translate from Turkish to English
Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur.
Translate from Turkish to English
Tom benim biricik çocuğum.
Translate from Turkish to English
Tom şirkette çalışırken fistan giyen biricik bilgisayar programcısıydı. Bu yüzden, şirket yöneticileri zamanlarının çoğunu onun mükemmel cinayetini tasarlamakla geçiriyordu.
Translate from Turkish to English