Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "birinde"

Learn how to use birinde in a Turkish sentence. Over 62 hand-picked examples.

Aşk, harika bir duygu, herkese hayatında günün birinde gelir.
Translate from Turkish to English

Onlar bizim bu günlerden birinde bir deprem yaşayacağımızı söylüyorlar.
Translate from Turkish to English

Bu günlerden birinde niçin evime gelmiyorsun?
Translate from Turkish to English

Onlar günün birinde bize boyun eğecekler.
Translate from Turkish to English

Günün birinde onunla karşılaşacağım.
Translate from Turkish to English

Bugünlerin birinde seni ziyaret edeceğiz.
Translate from Turkish to English

Bu günlerden birinde seni oraya götüreceğim.
Translate from Turkish to English

Günün birinde seni tekrar görmek isterim.
Translate from Turkish to English

Günün birinde, bir yelkenliye sahip olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu günlerden birinde seni ziyaret etmeyi düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Günün birinde Wikipedia'da "viegra"'ya bakacağımı düşünmemiştim.
Translate from Turkish to English

Hayalin günün birinde gerçek olacak.
Translate from Turkish to English

Günün birinde oğlan, iz bırakmadan ortadan kayboldu.
Translate from Turkish to English

Her ayın birinde faturalarımın çoğunu öderim.
Translate from Turkish to English

Tom kapının yanındaki masalardan birinde yalnız oturuyordu.
Translate from Turkish to English

Tom lokantadaki kabinlerden birinde yalnız oturdu.
Translate from Turkish to English

Dünya Kupası ayın on birinde başlayacak.
Translate from Turkish to English

Tom bir trafik kazasında gözlerinden birinde görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Turkish to English

Nasıl olsa günün birinde buluşuruz.
Translate from Turkish to English

Tom restoranın önündeki masaların birinde oturuyor.
Translate from Turkish to English

Günün birinde yine karşılaşacağız.
Translate from Turkish to English

Tom yerel çiftliklerden birinde iş buldu.
Translate from Turkish to English

Uzun zaman önce köyün birinde yaşlı bir adam yaşarmış.
Translate from Turkish to English

Ayın diskinin yarısı ışıklandırıldığında biz buna ilk çeyrek ay deriz. Bu isim kameri ay boyunca ayın yolun dörtte birinde olduğu gerçeğine dayanmaktadır.
Translate from Turkish to English

Odalardan birinde bir saat var mı?
Translate from Turkish to English

Şu resimlerin herhangi birinde misin?
Translate from Turkish to English

Adli tabip cesetlerden herhangi birinde herhangi bir ateşli silah yarası bulmadı.
Translate from Turkish to English

Arkaya yakın masalardan birinde oturalım.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary restoranın arkasındaki masalardan birinde.
Translate from Turkish to English

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış.
Translate from Turkish to English

Belki bu günlerden birinde konuşacağız.
Translate from Turkish to English

Tom masalardan birinde oturdu.
Translate from Turkish to English

Tom onu günün birinde ödeyecek.
Translate from Turkish to English

Bu günlerin birinde seni görmeye gelebilir miyim?
Translate from Turkish to English

Tom diğer odalardan birinde kayboldu.
Translate from Turkish to English

Yeni bir cümle, şişe içindeki bir mektup gibidir: günün birinde çevrilecektir.
Translate from Turkish to English

Kaza, başkanın resmi gezilerinden birinde oldu.
Translate from Turkish to English

Tom günün birinde onu yapacağını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Tom, Boston'un en pahalı otellerinden birinde bir süit kiraladı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary, Boston'un en lüks otellerinden birinde bir oda kiraladılar.
Translate from Turkish to English

Üniversite derslerimin birinde bu adamla tanıştım ve arkadaş olduk.

Tom, Park Caddesi üzerinde otellerden birinde kaldı.

Bu günlerden birinde beni ara.

Şu an için yeni görevinize katlanmalısın. Sana bugünlerden birinde daha iyi bir yer bulacağım.

Günün birinde buluşmalıyız.

Onu günün birinde yapmak istiyorum.

Tom, kasabada en popüler restoranlarından birinde çalışıyor.

Tom, kasabanın en popüler restoranlarından birinde çalışıyordu.

Tom, şehrin en popüler restoranlarından birinde çalışıyor.

Kendimi belki günün birinde seninle evleneceğimi düşünmekten alamıyorum.

Sular onuncu aya kadar sürekli azaldı. Onuncu ayın birinde dağların doruğu göründü.

Nuh altı yüz bir yaşındayken, birinci ayın birinde yeryüzündeki sular kurudu. Nuh geminin üstündeki kapağı kaldırınca toprağın kurumuş olduğunu gördü.

Ülke tarihinde yaşanmış en büyük trajedilerden birinde kurbanların sayısı her geçen gün artıyor.

Her iki evden birinde araba var.

Masalardan birinde dört kadın lafa girdi.

Her takıma etaplardan birinde bir rakip verildi.

Mekanlardan birinde polis uyuşturucu da buldu.

Son dakikada roketin soğutma sıvısı depolarından birinde küçük bir sızıntı tespit edildi, bu nedenle maalesef fırlatma iptal edilmek zorunda kaldı.

Biz plaj yakınındaki otellerden birinde kaldık.

Sahildeki otellerden birinde kaldık.

Alberto köşelerden birinde duruyordu.

Alberto köşelerden birinde dayanıyordu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English