Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bitişik"

Learn how to use bitişik in a Turkish sentence. Over 76 hand-picked examples.

Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var.
Translate from Turkish to English

Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur.
Translate from Turkish to English

Tom, bitişik odadaki ebeveynlerinin ne konuştuğunu duyup duyamayacağını anlamak için kulağını duvara dayadı.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odadan bazı sesler duyduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odadan gelen bir müzik duydu.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odadaki sesleri duyabiliyordu.
Translate from Turkish to English

Adam bitişik odaya girdi.
Translate from Turkish to English

Mary John'la çalışan otobüs sürücüsüne bitişik mi yaşıyor?
Translate from Turkish to English

O, bize bitişik yaşıyor.
Translate from Turkish to English

O amcasına bitişik yaşadı.
Translate from Turkish to English

Bitişik odayı inceledim.
Translate from Turkish to English

Bitişik odada birinin konuştuğunu duyuyorum.
Translate from Turkish to English

Onların çiftlikleri bitişik olur.
Translate from Turkish to English

Oyuncakçı dükkanına bitişik yaşıyorum.
Translate from Turkish to English

Bitişik odada devam eden bir parti var.
Translate from Turkish to English

Lütfen bana bitişik odadan bir sandalye getir.
Translate from Turkish to English

Bitişik odada birinin dolaştığını duyuyor musun?
Translate from Turkish to English

Tam bitişik kapı.
Translate from Turkish to English

Sanırım bitişik odada birisi var.
Translate from Turkish to English

Tom'un bitişik odada horladığını duydum.
Translate from Turkish to English

Bitişik odada kahkaha duydum.
Translate from Turkish to English

Bir bebek dişine bitişik bir yetişkin dişi geldi.
Translate from Turkish to English

Tom oturma sırasında Mary'ye bitişik bir koltuk aldı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bitişik bir koltuk aldı.
Translate from Turkish to English

Tom kulağını kapıya bastırdı, bitişik odada neler olduğunu duymaya çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odada gezinen birini duydu.
Translate from Turkish to English

Boston'lu zengin bir adam sadece benimkine bitişik evi aldı.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odada sesler duyduğunu sandığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin bitişik odada hıçkırarak ağladığını duyabiliyordu.
Translate from Turkish to English

Tom, bitişik yatak odasına baktı.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odaya girdi.
Translate from Turkish to English

Almanya, Hollanda ile bitişik.
Translate from Turkish to English

Evimiz onunkine bitişik.
Translate from Turkish to English

İki bina bitişik.
Translate from Turkish to English

Tom bana bitişik yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Tom bana bitişik yaşardı.
Translate from Turkish to English

Bitişik odada birisi olduğunu biliyordum.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary bitişik odada bekliyorlar.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odadaki insanların hangi dili konuştuğunu bilmiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odada bir gürültü duydu.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik odaya gitti.
Translate from Turkish to English

Tom bitişik masadaki şekere uzandı.
Translate from Turkish to English

Tom'a bitişik yaşıyorum.
Translate from Turkish to English

Lütfen sandalyeyi bitişik odaya taşı.
Translate from Turkish to English

Bitişik odada kimin olduğu hakkında bir fikrin var mı?
Translate from Turkish to English

Bitişik odada ne olduğunu göreyim.
Translate from Turkish to English

Çiftlik yola bitişik.

Bitişik komşudan gelen müzik yüksek ve rahatsız ediciydi.

Safra kesesi karaciğere bitişik bulunur.

Bize bitişik yaşayan adam ünlü bir aktördür.

Tom Mary'ye bitişik komşuya gitmesini ve komşunun yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamasını söyledi.

Tom bize bitişik yaşamak istemiyor.

Çiftliğinize bitişik bir arazi aldım.

Bitişik yazıyı okuyamıyorum, dik yazıyla yazabilir misin lütfen?

Bitişik odadan gelen bir gürültü duydum.

Bitişik komşudaki köpek tehlikeli.

Onun evi ve benimki bitişik.

Bitişik komşunun misafiri çok hurma yiyen bir misafirdir.

Tom ve Mary bitişik odada uzunca bir süredir konuşuyorlardı.

Tom'un bitişik odadan gelen melodisinin sesini duyabiliyordum.

Tom üç yıldır bize bitişik yaşadı.

Bitişik odada bir ses duydun mu?

O bizim bitişik komşumuz.

Tom'un bitişik komşu olduğunu bilmiyordum.

O sadece bitişik evdeki kız.

Tom Mary'nin bitişik komşusu.

Bu bir bitişik el yazısı.

Bir çiftliğe bitişik yaşıyorum.

Bitişik masada oturan, Almanca konuşan bir çiftti.

Tom Mary'yi yardım almak için bitişik komşuya gönderdi.

Tom, yardım almak için Mary'den bitişik kapıya gitmesini istedi.

Bitişik odada neler oluyor?

Bitişik odada seni bekleyen üç adam var.

Tom bitişik masada oturuyordu.

İtfaiyeciler gelene kadar yangın bitişik binaya sıçramıştı.

Evim ana caddeye bitişik.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English