Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bitirmek"

Learn how to use bitirmek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bu kitabı bir hafta içinde okuyarak bitirmek gerçekten zordur.
Translate from Turkish to English

İşi tek başıma bitirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Hakem maçı bitirmek için düdüğünü çaldı.
Translate from Turkish to English

Biz yarına kadar parti hazırlıklarını bitirmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Tom evi bitirmek için ne kadar çok paraya ihtiyacı olacağını hesaplıyor.
Translate from Turkish to English

Tom işi bitirmek için motivasyondan yoksun.
Translate from Turkish to English

Mary Tom uyanmadan önce kahvaltı hazırlamayı bitirmek istedi.
Translate from Turkish to English

Ben düne kadar işi bitirmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Ev ödevimi bitirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile ilişkiyi bitirmek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Kamyonu boşaltmayı bitirmek biraz zaman alacak.
Translate from Turkish to English

Projeyi bitirmek için acele ediyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Kate ona kadar ödevini bitirmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un raporunu bitirmek için zamanı yoktu.
Translate from Turkish to English

Her şeyden önce, ödevi bitirmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Onu bitirmek için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek zordu.
Translate from Turkish to English

Sanırım evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla alacaktır.
Translate from Turkish to English

Saat beşe kadar bu işi bitirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Sanırım bizim evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla sürecektir.
Translate from Turkish to English

İşimi öğlen yemeğinden önce bitirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek sizin göreviniz.
Translate from Turkish to English

Tek istediği resmini bitirmek için zamandı.
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek için elinden geleni yapacak.
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek uzun süre almayacaktır.
Translate from Turkish to English

İşi saat dörde kadar bitirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

İşi dörde kadar bitirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Onu zamanında bitirmek için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek bir haftasını aldı.
Translate from Turkish to English

Onu zamanında bitirmek için elinden geleni yapacaktır.
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek ne kadar sürer?
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek beş saatimi aldı.
Translate from Turkish to English

Çamaşır yıkamayı neredeyse bitirmek üzereyim.
Translate from Turkish to English

Bu işi bitirmek sizin sorumluluğunuz.
Translate from Turkish to English

İki gün içinde bunu bitirmek imkansız.
Translate from Turkish to English

Bu işi bitirmek onun iki gününü alacaktır.
Translate from Turkish to English

Ev ödevini hemen bitirmek zorundasın
Translate from Turkish to English

Öğleye kadar işi bitirmek zorunda olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek onun bütün öğleden sonrasını aldı.
Translate from Turkish to English

Ev ödevini bitirmek üç saatimi aldı.
Translate from Turkish to English

İşi bitirmek onun iki saatini alır.
Translate from Turkish to English

İşi zamanında bitirmek için hiçbir ihtimal yoktu.
Translate from Turkish to English

Ev ödevimi bitirmek ne kadar zamanımı alır?
Translate from Turkish to English

Elbiseni dikmeyi bitirmek için geç saatlere kadar yatmadı.
Translate from Turkish to English

Hava kararmadan önce işi bitirmek için hepimiz dışarı çıktık.
Translate from Turkish to English

Bir haftada raporu bitirmek imkansız.

Bunu bitirmek için ne kadar zamanımız var?

Bütün yapmak istediğim, başladığım şeyi bitirmek.

Tom'un raporu yazmayı bitirmek için gerçekten yeterli zamanı olduğunu sanmıyorum.

Tom bitirmek zorunda değil.

Tom bitirmek için kazanmadı.

Bunu bitirmek çok zamanımı alacak.

Birisi bu işi bitirmek zorunda.

Bitirmek istediğine emin misin?

Askerliğimi zamanında bitirmek istiyorum; bu konuda sizden yardım istiyorum.

İşi kendi başıma bitirmek istiyorum.

Bunu bitirmek zorundayım.

Önce bunu bitirmek zorundayım.

Kitabımı bitirmek zorundayım.

Bu raporu yazmayı bitirmek için iki saatim var.

Evimizi yapmayı bitirmek daha ne kadar paraya mal olacak?

Tom işi zamanında bitirmek için ne gerekiyorsa yapacak.

Bunu bitirmek için bir haftan vardı.

Toplantıdan önce bu raporu yazmayı bitirmek için zamanım olmayacak.

Üzerinde çalıştığım kitabı yazmayı bitirmek zorundayım.

Okulu bitirmek için gitmeyi planladığına dair hiçbir fikrim yoktu.

Bunu bitirmek için tam olarak on üç dakikan var.

Raporumuzu bitirmek için zamanımız yoktu.

İşi hazirandan önce bitirmek istiyorsan çok daha iyi çalışmak zorunda kalacaksın.

Onu bitirmek zorunda değilsin.

Seninle ilişkimi bitirmek istemiyorum.

İyi bir başlangıç, işi yarı yarıya bitirmek demektir.

Raporunuzu bitirmek için vaktiniz yoktu.

Bu işi bir günde bitirmek zor.

Ev ödevimi bitirmek için zamanım yok.

Bu raporu zamanında bitirmek için elimden geleni yapıyorum.

Tom buraya gelmeden önce bunu bitirmek için yeterli zamanımız var mı?

Raporu 2.30'a kadar bitirmek çok zor olmamalı.

Akşama doğru, bu işi bitirmek gerekiyor.

Bu raporu bitirmek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.

Yaptığını bitirmek için sana bir saat vereceğim.

Keşke bunu bitirmek için bir fırsatım olsa.

Keşke bunu bitirmek için biraz daha zamanım olsa.

Bunu bitirmek için sadece biraz daha zamanım olmasını diliyorum.

Bu bitirmek için zor bir alışkanlık.

Bu bitirmek için oldukça zor bir alışkanlık.

İşi bitirmek için bütün gece yatmayıp çalışacak mısın?

Tom'un yemek yemeyi bitirmek için zamanı yoktu.

Bitirmek için sabırsızlanıyorum.

Eve gitmeden önce sadece onu bitirmek istedim.

Ev ödevinizi bitirmek için hepinize biraz daha zaman vereceğim.

Pazartesiye kadar o raporu bitirmek zorundasın.

Yarına kadar bunu bitirmek zorundayım.

Bunu bitirmek için birkaç saate daha ihtiyacım olacak.

Bunu bitirmek için bana zaman ver.

Tom onu zamanında bitirmek için gerçekten çok çalışmak zorunda kaldı.

Eve gitmeden önce bunu bitirmek zorundayız.

Sunumumu bitirmek için yeterli zamanım yoktu.

Bunu bitirmek saatlerimizi alacak.

Ödevini bitirmek Tom'un neredeyse üç saatini aldı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English