Learn how to use blok in a Turkish sentence. Over 53 hand-picked examples.
O, bir blok ötede yaşıyor ve onun adı Susan.
Translate from Turkish to English
Tom konser salonundan yarım blok öteye parkedebildi.
Translate from Turkish to English
Benim evim beş blok ötededir.
Translate from Turkish to English
Banka, üç blok ötededir.
Translate from Turkish to English
İki blok yürü ve sola dön.
Translate from Turkish to English
İki blok gidin ve sola dönün.
Translate from Turkish to English
Buradan birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Böyle bir kişi karşı cinsinden biriyle karşılaşmaktan kaçınmak için çoğunlukla yolunun bir blok dışına gider.
Translate from Turkish to English
Üniversite gettonun birkaç blok ötesindedir.
Translate from Turkish to English
İki blok yürü ve sağa dön.
Translate from Turkish to English
Üç blok ötede yaşıyorum.
Translate from Turkish to English
Tarifeleri blok olarak kontrol etmenin ülke ülke kontrol etmekten daha uygun olduğunu vurgulamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Üç blok ötedeyim.
Translate from Turkish to English
Yolumun üç blok ötesine gittim.
Translate from Turkish to English
Sıra büyüktü ve blok etrafındaki bütün yolda uzanıyordu.
Translate from Turkish to English
Benim evimden yaklaşık dört blok.
Translate from Turkish to English
Blok, oldukça yüksek bir yerden onun ayak parmağına düştü.
Translate from Turkish to English
Üç blok yürü ve sonra sağa dön.
Translate from Turkish to English
Tom buradan birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Tom sadece birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Ben sadece üç blok ötedeyim.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'den birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Sadece birkaç blok ötede kalıyorum.
Translate from Turkish to English
Bu cadde boyunca iki blok git ve sola dön.
Translate from Turkish to English
Buradan iki blok öteye park etmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English
Tom bizden bir blok ötede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Sadece yaşadığım yerden bir blok ötede Boston'da tam burada yaşadığına inanamıyorum.
Translate from Turkish to English
Senin araban bir blok uzaklıkta.
Translate from Turkish to English
Dan Linda'nın evinden birkaç blok ötede yaşıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom ugg botlarıyla blok etrafında yürüdü.
Translate from Turkish to English
Heykel bir blok kiraz ağacından oyuldu.
Translate from Turkish to English
"Beşinci Sokağa nasıl gidebilirim?" "İkinci sokakta sağa dönün, iki blok gidin ve yine sağa dönün."
Translate from Turkish to English
Tom her sabah kahvaltıdan önce blok etrafında hızlı bir koşu yapar.
Translate from Turkish to English
Biz tren istasyonundan yaklaşık üç blok ötedeyiz.
Translate from Turkish to English
Buradan iki blok ötede.
Translate from Turkish to English
Üç blok daha yürü ve müzeyi sol tarafında bulacaksın.
Translate from Turkish to English
Bu sokakta üç blok aşağı gidin.
Translate from Turkish to English
Ben blok etrafında yürüdüm.
Translate from Turkish to English
Tom buradan sadece birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un kahkahası üç blok öteden duyulabilirdi.
Translate from Turkish to English
Tom senden bir blok ötede.
Translate from Turkish to English
Sami buradan yaklaşık bir blok uzakta yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Sami buradan yaklaşık bir blok ötede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Tom buradan yaklaşık üç blok ötede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'nın arabasını birkaç blok ötede park etti.
Translate from Turkish to English
Tom buradan üç blok ötede yaşıyor.
Tom'un evi buradan sadece üç blok uzaklıktadır.
Sami bir blok ötede oturuyor.
Eşim blok takvim kullanmayı tercih ediyor.
Blok bu yönde 1,5 milyon avro kaynak sağlıyor.
Bu, blok içinde bölünmelere yol açabilir.
Tom blok flüt çaldığını söylüyor.
Evimden iki blok ötede yaşıyor.