Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "boşanma"

Learn how to use boşanma in a Turkish sentence. Over 58 hand-picked examples.

Onun için boşanma tek dezavantajla iyi bir buluş: ilk önce evlenmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Ben boşanma hakkında düşünüyordum.
Translate from Turkish to English

Boşanma kağıtlarını az önce imzaladım, nihayet özgürüm!
Translate from Turkish to English

Boşanma bugünlerde daha yaygın oluyor.
Translate from Turkish to English

Ona karşı bir boşanma davası açtı.
Translate from Turkish to English

Boşanma davası açmak için iyi bir nedeni vardı.
Translate from Turkish to English

Boşanma adamda duygusal yaralar bıraktı.
Translate from Turkish to English

Bir boşanma duyduğumuzda biz bunun o iki kişinin temel ilkeler üzerinde anlaşmaya varma yetersizliğinden kaynaklandığını varsayıyoruz.
Translate from Turkish to English

Tom'un boşanma için dava açtığını duydum.
Translate from Turkish to English

Tom boşanma davası açıyor.
Translate from Turkish to English

Zina bir boşanma nedeniydi.
Translate from Turkish to English

Birkaç gün içinde boşanma davası açtım.
Translate from Turkish to English

Açacağınız boşanma davasında, hem tazminat hem de nafaka talep etme hakkınız var.
Translate from Turkish to English

Boşanma oranının artması bekleniyor.
Translate from Turkish to English

Boşanma her zaman can yakıcı.
Translate from Turkish to English

Tom henüz bunu bilmiyor fakat Mary ondan bir boşanma istemeyi planlıyor.
Translate from Turkish to English

Boşanma sebebimiz budur.
Translate from Turkish to English

Boşanma genellikle acı bir ayrılıktır.
Translate from Turkish to English

"İşte boşanma evrakları." "Onları imzalamıyorum."
Translate from Turkish to English

Ben boşanma davası açmayı ciddi olarak düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Ben altmışıncı boşanma krizim sırasında Vancouver'da yaşadım.
Translate from Turkish to English

Tom boşanma için dava açtı.
Translate from Turkish to English

İmzalı boşanma anlaşmamız var.
Translate from Turkish to English

Tom boşanma davası açtı.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin bir boşanma avukatı gittiğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom'un karısı olaydan sonra boşanma davası açtı.
Translate from Turkish to English

Tom'un karısı boşanma davası açtı.
Translate from Turkish to English

Birçok çift boşanma ile biter.
Translate from Turkish to English

İstediğim şey bir boşanma.
Translate from Turkish to English

Tom bir boşanma avukatını işe aldı.
Translate from Turkish to English

Boşanma avukatın ofisinde bu sabah sona ermiştir.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary'nin çocukları için sert bir boşanma ve velayet savaşı vardı.
Translate from Turkish to English

Tom boşanma kağıtlarını imzaladı.
Translate from Turkish to English

Nisan 2004'te boşanma son buldu.
Translate from Turkish to English

Fadıl boşanma davası açıyordu.
Translate from Turkish to English

Boşanma davası açıyorum.
Translate from Turkish to English

Ben boşanma davası açtım.
Translate from Turkish to English

Tom üç ay önce boşanma davası açtı.
Translate from Turkish to English

Bu boşanma her şeyi mahvediyor.
Translate from Turkish to English

Tom 2013'te boşanma davası açtı.
Translate from Turkish to English

Boşanma bir seçenek değildir.
Translate from Turkish to English

Sami boşanma hakkında konuşuyordu.
Translate from Turkish to English

Sami ve Leyla boşanma kararı aldılar.
Translate from Turkish to English

Sami uyuşturucu bağımlısıydı ve boşanma ile karşı karşıyaydı.
Translate from Turkish to English

Sami boşanma olmadan Leyla'dan kurtulmak istiyordu.
Translate from Turkish to English

Sami boşanma davası açtı.
Translate from Turkish to English

Sami ve Leyla boşanma ile devam ettiler.

Birçok birliktelik boşanma ile son buluyor.

Tom boşanma avukatı.

Artık aramızda bir şey kalmadı. Boşanma davası açıyorum.

Evlilik ya da boşanma medenî hâli değiştirir.

Angelina Jolie, Brad Pitt'e boşanma davası açtı ve dünyanın en ünlü beraberliklerinden birine son verdi.

Bana boşanma masraflarını karşılayamayacağını söyledi.

Küçük kız, anne ve babasının kesin bir boşanma hakkında konuştuklarını duyup, çok üzüldü.

Küçük kız, anne ve babasının boşanma kararını duyup, çok üzüldü.

Küçük kız, anne ve babasının nihai bir boşanma hakkında konuştuklarını duyup, çok üzüldü.

Boşanma bir insan hakkıdır.

Boşanma her zaman acı vericidir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English