Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bol"

Learn how to use bol in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Sana bol şans diliyorum.
Translate from Turkish to English

Köyde bol miktarda kirpi olacağına söz verdin!
Translate from Turkish to English

Askerlerin bol miktarda silahları vardı.
Translate from Turkish to English

Şubatta Brezilya'da bol yağış olur.
Translate from Turkish to English

Japonya'da doğal kaynaklar bol değildir.
Translate from Turkish to English

Yulaf ezmesini yiyebileceğim tek usul bol şekerlidir.
Translate from Turkish to English

Yulaf ezmesini sadece bol şekerli yiyebilirim.
Translate from Turkish to English

Masada bol miktarda taze yumurta var.
Translate from Turkish to English

Bu yıl bol yağmur vardı.
Translate from Turkish to English

Bu yıl bol karımız vardı.
Translate from Turkish to English

Bol zamanım var, ama yeterli param yok.
Translate from Turkish to English

Onun yolculuk için bol miktarda parası vardı.
Translate from Turkish to English

O, bol para harcayarak eğleniyordu.
Translate from Turkish to English

Benim birçok arkadaşlarla konuşmak için bol bol vaktim vardı.
Translate from Turkish to English

Tom bol yiyecek getirdi.
Translate from Turkish to English

Onun bol kitapları var.
Translate from Turkish to English

Kendinize bol zaman ayırın.
Translate from Turkish to English

Ayıracak bol zamanımız var.
Translate from Turkish to English

Portakallar bol miktarda C vitminine sahiptir.
Translate from Turkish to English

Portakallar bol miktarda C vitamini içerir.
Translate from Turkish to English

Bu pantolon torba gibi bol.
Translate from Turkish to English

Bu ceket üzerimde bol görünüyor.
Translate from Turkish to English

Bu bana biraz bol geliyor.
Translate from Turkish to English

Bol bol dinlenmeyi unutma.
Translate from Turkish to English

Bu oda bol güneş ışığı alır.
Translate from Turkish to English

Bu gömlek biraz bol.
Translate from Turkish to English

Avustralya'da mineraller bol miktarda bulunur.
Translate from Turkish to English

Bol miktarda suyumuz var.
Translate from Turkish to English

Dairem bol güneş ışığı alır.
Translate from Turkish to English

Tom bol tereyağlı patlamış mısır sever.
Translate from Turkish to English

Ülkemizin bol ürünleri var.
Translate from Turkish to English

Trene yetişmek için bol miktarda zamanın var.
Translate from Turkish to English

Hindiyi bol yağda kızarttım.
Translate from Turkish to English

Bol miktarda yiyeceğimiz var.
Translate from Turkish to English

Bol buzlu viski, lütfen.
Translate from Turkish to English

Size sınavlarınızda bol şans diliyorum.
Translate from Turkish to English

Bir alıcı piyasası malların bol olduğu, alıcıların çok çeşitli seçimlere sahip olduğu, ve fiyatların düşük olduğu bir piyasadır.
Translate from Turkish to English

Yemekler arasında genellikle bol miktarda şekerleme, dondurma, patlamış mısır ve meyve yiyebiliyor.
Translate from Turkish to English

Bol bol zamanım var ama yeterli param yok.
Translate from Turkish to English

Tom bol bol terliyordu.
Translate from Turkish to English

Niçin bol zaman olduğunu söylemeyi sürdürüyorsun?
Translate from Turkish to English

Yemek için bol miktarda aldım.
Translate from Turkish to English

Kendini açıklamak için bol fırsatın olacak.
Translate from Turkish to English

Bol miktarda su var.
Translate from Turkish to English

Git torunlarınla bol paralı bir yaşam yaşa.
Translate from Turkish to English

O hala bol enerji var.
Translate from Turkish to English

Sen bol enerji var.
Translate from Turkish to English

Paniğe gerek yok. Zaman bol.
Translate from Turkish to English

Kocam hasta olduktan sonra 20 kilo kadar verdi ve şu anda pantolonu bol geliyor.
Translate from Turkish to English

Tom eli bol ve naziktir.

Size yeni sorumluluklarınız için bol şans diliyorum.

Bol soğanlı ve pul biberli bir piyaz yapmışlardı.

Yarın okula gideceğim. Okula gitmek için hep bol zaman var.

Tabii ki. Bol şans!

Hepinize bol bol dinlenmenizi tavsiye ediyorum.

Bol yiyecek getireceğiz.

Bol yiyeceğimiz var.

Pantolonum çok bol, çünkü çok kilo verdim.

Tom uzun bir bol tişört giyiyordu.

Mary dizlerine kadar uzanan uzun bol bir tişört giyiyordu.

Ben, suitleri ferah, kanapeleri geniş sandviçleri bol buldum.

Kahvemi üstünde bol köpüklü severim.

Bol gıda malzemeleri var.

Aceleye gerek yok bol zamanımız var.

Orada bol miktarda güzel kız var.

Kahve bol.

Herkes için bol var.

Bol ışık var.

Soğuk algınlığından korunmak için bol miktarda C vitamini al.

Film bol aksiyonluydu.

Tom bol bol özür diledi.

Sodyum yer kabuğundaki en bol elementlerden biridir.

Onların bol miktarda suyu var.

Onların bol zamanı var.

Öğle yemeği için attı salata ile bol baharatlı domuz etli bir pizza yedik.

Kilerde bol miktarda yiyecek var.

Tom bol giysiler giymeyi seviyor.

Tom'un acele etmesine gerek yoktu. Onun bol zamanı vardı.

Hala bol zamanımız var.

Onların bol miktarda yiyecekleri var.

Bol yağda kızartılmış gıda lezzetlidir.

Doğru yemek yediğinden ve bol sıvı aldığından emin ol. Umarım yakında iyileşirsin!

Tom'un yakmak için bol parası vardı.

Böyle aceleyle nereye gidiyorsun? Bizim bol zamanımız var, bu nedenle güvenli bir şekilde sür.

Tom uçağını yakalamak için bol zamanı olduğunu düşünüyordu ama o yalnızca ucu ucuna yetişti.

Bol miktarda su iç.

Şimdi bol zamanım var.

O restorandaki porsiyonlar bol.

Bizim bütün bunlar için bol zamanımız var.

Bol yiyeceğim var.

Trenimizi yakalamak için bol zamanımız var.

Onun bankada bol parası var.

Benim bol zamanım var.

Daha sonra bol zamanımız olacak.

Ben sana her ay bol para veririm.

Bol bol param var.

Hükümet eğitimi daha bol miktarda finanse etmeli.

Bol miktarda kıl kaybetmeye başladılar.

Biz çoğunlukla bol yağda kızartılmış yemek yemeyiz.

Bol sebzeli çorbaları severim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English