Learn how to use bolca in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.
Onun bankada bolca parası var.
Translate from Turkish to English
Geç kaldığım için bolca özür diledim.
Translate from Turkish to English
Dedem ve ninem yavru kediye her gün bolca süt verdi ve kedi kısa sürede büyüyüp semirdi.
Translate from Turkish to English
Bolca yiyeceğimiz var.
Translate from Turkish to English
Petrol Arabistan'da bolca bulunur.
Translate from Turkish to English
Asker oyuncakları dükkanlarca bolca bulunur.
Translate from Turkish to English
O bolca özür diledi.
Translate from Turkish to English
"Tavuk neden yolun karşısına geçti?" çok meşhur ve bolca cevabı olan bir İngiliz bilmecesidir.
Translate from Turkish to English
İspanya bolca portakal üretir.
Translate from Turkish to English
Çocukluğunda bolca mutlu anın oldu mu?
Translate from Turkish to English
Çocukluğunuzda bolca mutlu anınız oldu mu?
Translate from Turkish to English
Endişelenme. Bolca suyumuz ve yiyeceğimiz var.
Translate from Turkish to English
Tom'un bolca şansı vardı.
Translate from Turkish to English
Ben bolca özür diledim.
Translate from Turkish to English
Tom bolca kanıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bolca tavsiye alacak.
Translate from Turkish to English
Leyla bolca kanıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bolca terlemeye başlamıştı
Translate from Turkish to English
Tom bolca dinleniyor.
Translate from Turkish to English
Sana her ay bolca para veriyorum.
Translate from Turkish to English
Mağaza vitrinlerindeki "Eleman Aranıyor" ilanları şehrin her yanında bolca var.
Translate from Turkish to English
Bolca ücretsiz park yeri var.
Translate from Turkish to English
Eğitim bolca kitabi bilgi öğrenmekten ibaret değildir.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary telefonlarıyla, yazışarak ve arkadaşlarına e-posta göndererek bolca vakit geçirirler.
Translate from Turkish to English
Bolca zamanı var.
Translate from Turkish to English