Learn how to use boynuna in a Turkish sentence. Over 26 hand-picked examples.
Boynuna bir şeyin dokunduğunu hissetti.
Translate from Turkish to English
Bırakın boynuna sarılayım içim ısınsın.
Translate from Turkish to English
Tom eşarbı boynuna ayarladı.
Translate from Turkish to English
Kadınlar onun boynuna bir çelenk taktılar.
Translate from Turkish to English
Boynuna kırmızı bir atkı takmıştı.
Translate from Turkish to English
Boynuna kırmızı bir eşarp bağlamıştı.
Translate from Turkish to English
Kollarımı onun boynuna koydum.
Translate from Turkish to English
Kollarımı onun boynuna sarmak istedim.
Translate from Turkish to English
O, boynuna altın bir kolye takıyor.
Translate from Turkish to English
Bu atkıyı boynuna koy.
Translate from Turkish to English
Mary boynuna kırmızı bir eşarp giydi.
Translate from Turkish to English
Mary Tom'a sokuldu ve kollarını onun boynuna attı.
Translate from Turkish to English
Mary madalyonu boynuna taktı.
Translate from Turkish to English
Mary gümüş madalyonu boynuna taktı.
Translate from Turkish to English
Küçük kız kolunu onun boynuna koydu ve onun gözünün içine baktı, ama o hiçbir şey göremedi.
Translate from Turkish to English
Kocasının boynuna kollarını attı ve onu öptü.
Translate from Turkish to English
O, kollarını onun boynuna sardı.
Translate from Turkish to English
O, kollarını onun boynuna attı, o "Kay, sevgili küçük Kay, sonunda seni buldum." diye haykırırken hızla onu tuttu.
Translate from Turkish to English
Tom atın boynuna bir ip bağladı.
Translate from Turkish to English
Mary kollarını Tom'nun boynuna attı.
Translate from Turkish to English
O kollarını onun boynuna attı.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'nın boynuna bir kordon doladı ve onu ölümüne boğdu.
Translate from Turkish to English
Kedinin boynuna ciğer asılmaz.
Translate from Turkish to English
Sami boynuna peçete koydu ve yemek yemeye başladı.
Translate from Turkish to English
Günahı boynuna.
Translate from Turkish to English
Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Translate from Turkish to English