Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bugünlerde"

Learn how to use bugünlerde in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Ben bugünlerde unutkan oluyorum, fakat ne yapabilirsin?
Translate from Turkish to English

Bugünlerde çok çalışıyorsun. Yorgun değil misin?
Translate from Turkish to English

Tom bugünlerde Boston'da Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.
Translate from Turkish to English

O bugünlerde tamamen tenis işlerine daldı.
Translate from Turkish to English

Tom bugünlerde kötü durumda.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary bugünlerde birbirleriyle çok iyi geçinemiyorlar.
Translate from Turkish to English

Tom bugünlerde çok TV izlemiyor.
Translate from Turkish to English

Kitapların fiyatı bugünlerde artıyor.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde nasılsın?
Translate from Turkish to English

Et bugünlerde pahalı.
Translate from Turkish to English

Onlar bugünlerde eğitim görüyorlar.
Translate from Turkish to English

Et bugünlerde çok pahalı.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde birçok insan arabayla seyahat ediyor.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde hiç kimse hortlaklara inanmıyor.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Boşanma bugünlerde daha yaygın oluyor.
Translate from Turkish to English

O, bugünlerde kendini müziğe adadı.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde gittikçe daha fazla insan kır yaşantısını şehir yaşantısına tercih ediyorlar.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde, müşteri hizmetlerinde deneyimi olan kişiler arıyoruz.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde çok meşgulüm.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde seyahat etmek kolaydır.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde az sayıda kişi beni ziyaret eder.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde iştahsızım.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde satrançla ilgileniyorum.
Translate from Turkish to English

Tom bugünlerde piyano çalmıyor.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde birçok yaşlı insan kendi başına yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde sabır nadir bir erdemdir.
Translate from Turkish to English

Profesyonel beyzbol bugünlerde ilginçtir.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde evini ziyaret edebilir miyim?
Translate from Turkish to English

Bugünlerde herkesin çiçeğe karşı bağışıklığı var.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde canım çok çalışmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde okumak için çok az zamanım var.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde sizi görebileceğim.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde el yapısı ürünler çok pahalı.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde kitap okumak için biraz zamanım var.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde seni hayvanat bahçesine götüreceğim.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde bazı ziyaretçilerimiz olacak.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde bir kitap daha yazacak.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde herkes parasız gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Onu bugünlerde çok görüyor musun?
Translate from Turkish to English

Bilgisayar programcıları her gün noktalı virgül kullanmalarına rağmen, bugünlerde birçok insan noktalı virgülleri sadece duyguları göstermek için kullanmaktadır.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde başka biri gibisin.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde sen, sen değil gibisin.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde sık sık bir enerji krizi duyuyoruz.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde sıkça bir enerji krizinden bahsediliyor.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde sanat sergisini ziyaret edeceğim.

Böyle bir konu bugünlerde yaygın değil.

Tom'un bugünlerde yaptığı bütün şey çalışmak.

Tom'un bugünlerde yaptığı bütün şey yüzmek.

Bugünlerde neredeyse hiç Fransızca konuşmuyorum.

Bugünlerde ne yapıyorsun?

Bugünlerde doğanın faydalarını unutmaya meyilliyiz.

Yine de bugünlerde hesap makineleri okul sınavlarında özgürce kullanılabilmektedir ve şu anda birçok okulda matematik sınavı sırasında duyulan tek ses çocukların hesap makinelerine hafifçe vurmalarıdır.

Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.

Bugünlerde okumak için az zamanım var.

Satışlar bugünlerde azaldı.

Bugünlerde hep meşgulüm.

Ona ne olduğunu merak ediyorum. Bugünlerde sözünden dönmeye devam ediyor.

Bugünlerde yediğiniz hemen her şey yüksek fruktozlu mısır şurubu içeriyor.

Bugünlerde çok yalnızım.

Ben okuldayken, sürekli dövülürdük. Bugünlerde, birçok okulda bir öğretmenin bir öğrenciye vurması yasadışıdır.

Bugünlerde çocuklar okula gitmiyor fakat onun yerine damardan bilgi alıyor.

Bugünlerde Amerika ile ortak gerçekten her şeyimiz var, elbette dil hariç.

Bugünlerde çocuklar artık sokakta oynamıyorlar.

Bugünlerde bir saç tıraşı olmanın maliyeti nedir?

Tom bugünlerde nadiren dışarı çıkar.

Her şey bugünlerde nasıl, Frank?

Bugünlerde bu tür bir şey için büyük bir market var mı?

Bugünlerde herkesin acelesi var.

Ev sahibesi bugünlerde onu çok nadiren ziyaret ettiğimden şikayet etti.

Haberler bugünlerde yeterince korkutucu.

Bugünlerde daha az genç çalışıyor.

Bugünlerde babası işe arabayla gitmektedir.

Bugünlerde kimse hayaletlere inanmıyor.

Tom bugünlerde kendisi gibi davranıyor gibi görünmüyor.

Kızlar bugünlerde kısa etek giyiyor.

Bugünlerde, insanlar nadiren kendi dirsek ve dizleri üzerinde yamalar giymektedir.

Oğlum bugünlerde karşılık vermiyor, o yeni bir sayfa açmış olmalı.

Bugünlerde sorun paramın bitmiş olması.

Bugünlerde çocuklara ne oluyor.

Herkes bugünlerde mutlu.

Onlar bugünlerde nadiren televizyon izler.

Bu bugünlerde oldukça yaygın.

Bugünlerde bir cep telefonuna sahip olmak modadır.

O bugünlerde kolayca kızar.

Duvarlar bugünlerde çok popüler.

O bugünlerde çok popüler.

O bugünlerde çok büyük.

Duvarlar bugünlerde çok büyük.

Tom bugünlerde ne yapıyor?

Bu, bugünlerde yeterince sık olmaz.

Yolculuk etmek bugünlerde kolaydır.

Bugünlerde 'sera etkisi' terimi insanlar iklimle ilgili küresel değişikler hakkında konuşurken sık sık kullanılmaktadır.

İnsanlar bugünlerde çok rekabetçi.

Bugünlerde hangi tür şarkılar popüler?

İşten bir gün izin alsan iyi olur, çünkü bugünlerde aşırı çalışıyorsun.

Bugünlerde iyi yardım almak zor.

Gençler için kitaplar bugünlerde iyi satıyor.

Çift bugünlerde sık dövüşmüyor ama onlar eskiden çok dövüşürdü.

Onlar onun bugünlerde hastanede olduğunu söylüyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English