Learn how to use bul in a Turkish sentence. Over 72 hand-picked examples.
Lütfen bana cüzdanımı bul.
Translate from Turkish to English
Lütfen bana paltomu bul.
Translate from Turkish to English
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.
Translate from Turkish to English
Git Tom'u bul.
Translate from Turkish to English
Öncelikle onun adını ve adresini bul.
Translate from Turkish to English
Dikkat et ve neden bu kadar sevilmediğimizi bul.
Translate from Turkish to English
Başka birini bul.
Translate from Turkish to English
Bir iş bul.
Translate from Turkish to English
Ara; bul; keşfet !
Translate from Turkish to English
Lütfen Tom'u bul.
Translate from Turkish to English
Sadece Tom'u bul.
Translate from Turkish to English
Lütfen dışarı çık ve ne olduğunu bul.
Translate from Turkish to English
Bana bir avukat bul.
Translate from Turkish to English
Farklılıkları bul.
Translate from Turkish to English
Hata bulma, bir çözüm bul.
Translate from Turkish to English
Bir iş bul!
Translate from Turkish to English
İyi bir iş bul.
Translate from Turkish to English
Doğru yanıtı bul!
Translate from Turkish to English
Tom'u bul.
Translate from Turkish to English
Onu kendin bul.
Translate from Turkish to English
Bana başka bir avukat bul.
Translate from Turkish to English
Lütfen onu bul
Translate from Turkish to English
Kendine bir koltuk bul.
Translate from Turkish to English
Lütfen ekli öz geçmişimi bul.
Translate from Turkish to English
Üçgenin çevrel çemberinin yarıçapını bul.
Translate from Turkish to English
İyilik yap, kötülük bul.
Translate from Turkish to English
Git yapacak başka bir şey bul kendine.
Translate from Turkish to English
Şşş! Ses çıkartma. Şimdi saklambaç oynuyoruz. Konuşacaksan saklanacak başka bir yer bul.
Translate from Turkish to English
Onun nasıl yapılacağını arama, kendini nasıl önlemeyeceğini bul.
Translate from Turkish to English
Lütfen iş için başka birini bul.
Translate from Turkish to English
Kediyi bul.
Translate from Turkish to English
Charles'ı bul ve onu öldür.
Translate from Turkish to English
Tom'u bul ve ona derhal buraya gelmesini söyle.
Translate from Turkish to English
Sana saygı duyan birini bul.
Translate from Turkish to English
Bir Rus'u çiz ve bir Tatar bul.
Translate from Turkish to English
Oyunun adı "on farkı bul"
Translate from Turkish to English
"Sıkıldım!" "Öyleyse yapacak bir şey bul! Seni eğlendirmek için burada değilim."
Translate from Turkish to English
Lütfen onun nerede olduğunu bul.
Translate from Turkish to English
Sözünün adamı olmayı öğren ve hayallerini gerçekleştirmek için fırsatlar bul.
Translate from Turkish to English
Sadece onları bul.
Translate from Turkish to English
Sadece onu bul.
Translate from Turkish to English
Lütfen onları bul.
Translate from Turkish to English
Git ve onu bul.
Translate from Turkish to English
Sana saygı gösteren birini bul.
Translate from Turkish to English
Tom'u bul ve bana sorduğun şeyi ona sor.
Translate from Turkish to English
Gerçek bir iş bul.
Translate from Turkish to English
Tom'u bul ve onu öldür.
Translate from Turkish to English
Tom'u bul ve onu eve getir.
Translate from Turkish to English
Lütfen sorun için bir çözüm bul.
Translate from Turkish to English
Bana kütüphaneden iyi bir kitap bul.
Translate from Turkish to English
Konuşmak için birini bul.
Translate from Turkish to English
Konuşacak birini bul.
Translate from Turkish to English
Bir çözüm bul.
Translate from Turkish to English
Tom'u bul ve hemen buraya gelmesini söyle.
Translate from Turkish to English
Bir iş bul, seni hippi!
Translate from Turkish to English
Bir iş bul, hippi seni!
Translate from Turkish to English
Onu bul.
Translate from Turkish to English
Bir kelime bul.
Translate from Turkish to English
Kusursuz bir ilişki diye bir şey yoktur. O yüzden kendine hem cennette, hem de cehennemde beraber olabileceğin birini bul!
Kendine bir muhatap bul.
Allah'ından bul.
Minnettar olmak için her zaman bir neden vardır. Bul onu !
Bir amaç bul, para bulunur.
Bir amaç bul, çare bulunur.
Kendine başka bir yardakçı bul!
Kadere az bahane bul. Buğday ektin de arpa mı biçtin?
Sevdiğin şeyi bul ve onun seni benliğinden sıyırmasına izin ver.
Bize yeni bir davulcu bul.
Git Finlandiya'da bir şeyler bul.
Bana bu kelimenin eş anlamlısını bul.
Bul.
Okulun yakınında bir alışveriş merkezi bul.