Learn how to use bulaşıcı in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.
Kabakulak bulaşıcı bir hastalıktır.
Translate from Turkish to English
Bulaşıcı mı?
Translate from Turkish to English
Bunun bulaşıcı olmadığını söylediğini düşündüm.
Translate from Turkish to English
Senin bir bulaşıcı hastalığın var.
Translate from Turkish to English
Tom'un bulaşıcı bir hastalığı olduğunu bilmiyordum.
Translate from Turkish to English
Tifüs, bulaşıcı bir hastalıktır.
Translate from Turkish to English
Onların bulaşıcı bir hastalığı var.
Translate from Turkish to English
Bu bulaşıcı.
Translate from Turkish to English
Grip ve soğuk algınlığı çok bulaşıcı.
Translate from Turkish to English
Biz bulaşıcı bir hastalık bahsediyoruz.
Translate from Turkish to English
Tom'un bulaşıcı bir hastalığı var.
Translate from Turkish to English
Bu şarkıyı severim. Bunun bulaşıcı bir ritmi var ve dans etmek için iyidir.
Translate from Turkish to English
Louis Pasteur mikropların en bulaşıcı hastalıklara neden olduklarını keşfetti.
Translate from Turkish to English
Onun bulaşıcı olmadığını söylediğini düşündüm.
Translate from Turkish to English
Tüm bulaşıcı hastalıklar bulaşıcı değildir.
Translate from Turkish to English
Otomatik kapıların kesin bir avantajı, insanlar kapı kollarına dokunarak bulaşıcı hastalıklarını yayamayacaklarıdır.
Translate from Turkish to English
Doktor Tom'un sahip olduğu şeyin bulaşıcı olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English
Fadıl'ın bulaşıcı bir gülüşü vardı.
Translate from Turkish to English
Doktor Tom'un hastalığının bulaşıcı olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English
Hastalığım bulaşıcı.
Translate from Turkish to English
Korkma. O hastalık bulaşıcı değildir.
Translate from Turkish to English
Hastalığın bulaşıcı mı?
Translate from Turkish to English
Yeni koronavirüs çok bulaşıcı.
Translate from Turkish to English
Grip, kızamık, çiçek ve suçiçeği bulaşıcı hastalıklardır.
Translate from Turkish to English
Endişelenmeyin, bulaşıcı değildir.
Translate from Turkish to English