Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "bulma"

Learn how to use bulma in a Turkish sentence. Over 31 hand-picked examples.

Onun iş bulma şansı yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom bir iş bulma ümidiyle Boston'a geldi.
Translate from Turkish to English

Tom'un olacağını düşündüğü kadar çok bir iş bulma sorunu olmadı.
Translate from Turkish to English

Hata bulma, bir çözüm bul.
Translate from Turkish to English

Olayın nedenini belirlemek için bir gerçeği bulma komitesi kuruldu.
Translate from Turkish to English

Neden beni bulma dedin?
Translate from Turkish to English

Londra'da polisler her zaman trende ya da metroda bir bomba bulma konusunda endişeli.
Translate from Turkish to English

Kurtarıcılar çocuğu bulma umuduyla çevreyi aradı.
Translate from Turkish to English

Tom'un gerçekten iyi bir yön bulma yeteneği var.
Translate from Turkish to English

Ne kadar çok beklersek o kadar az Tom'u bulma şansımız olur.
Translate from Turkish to English

Beni bulma.
Translate from Turkish to English

Etme bulma dünyası diye bir şey yok. Öyle olsa, Aborjinler ve Kızılderililer haklarını alırlardı.
Translate from Turkish to English

Ben bir iş bulmadan önce işçi bulma kurumuna bir sürü yolculuk yaptım.
Translate from Turkish to English

Bir iş bulmak, bir iş bulma kurumu olmadan zor olabilir.
Translate from Turkish to English

Sadece kusur arama uğruna her şeyde kusur bulma.
Translate from Turkish to English

Sami, kadın bulma veya kadın seçme konusunda asla bir sorun yaşamadı.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şey arama, hiçbir şey bulma.
Translate from Turkish to English

Tom'un yaşayacak bir yer bulma konusunda yardıma ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Kafa bulma benimle.
Translate from Turkish to English

Etme bulma dünyası.
Translate from Turkish to English

Güç, doğruyu bulma çabasıdır.
Translate from Turkish to English

Bir depo sahası bulma mücadelesi beş yıl sürdü.
Translate from Turkish to English

Bir yağlı kapı bulma umuduyla partiye üye oldu.
Translate from Turkish to English

Su bulma umuduyla aynı yönde yürümeye devam ettik.
Translate from Turkish to English

Uzun süreli zenginlik çare bulma yeteneğini öldürür.
Translate from Turkish to English

Stefan sonunda gerçek aşkını bulma şansına sahip oldu.
Translate from Turkish to English

Onu bulma şansı gittikçe azalıyor.
Translate from Turkish to English

Benimle kafa bulma!
Translate from Turkish to English

Bir çözüm bulma konusunda çaresiziz.
Translate from Turkish to English

Babanı bulma konusunda çaresiz olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English

Pusula, yön bulma aracıdır.
Translate from Turkish to English