Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "buluşmak"

Learn how to use buluşmak in a Turkish sentence. Over 79 hand-picked examples.

Seninle gerçek hayatta buluşmak harikaydı.
Translate from Turkish to English

Eski arkadaşımla buluşmak çok hoştu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile yeniden buluşmak için istekli.
Translate from Turkish to English

Mary John'la buluşmak için çıksa, Tom kesinlikle memnun olmaz.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile buluşmak için Boston'a gitti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile yarın saat ikide parkta buluşmak zorunda.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary, ertesi hafta yine orada buluşmak için karar verdi.
Translate from Turkish to English

Tom, ertesi gün Mary ile buluşmak için randevu verdi.
Translate from Turkish to English

Tom'un buluşmak için zaman sınırı var.
Translate from Turkish to English

Kenji ile buluşmak için az önce Ueno istasyonuna geldim.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile buluşmak için oraya gitti.
Translate from Turkish to English

O, onunla tekrar buluşmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Öğretmeniyle buluşmak için kaçtı.
Translate from Turkish to English

Yarın buluşmak ister misiniz?
Translate from Turkish to English

Yakında buluşmak için bir randevu verdik.
Translate from Turkish to English

O, onunla tekrar buluşmak için isteklidir.
Translate from Turkish to English

Onunla buluşmak için ne zaman söz verdi?
Translate from Turkish to English

Okulda buluşmak için söz verdik.
Translate from Turkish to English

Gelecek hafta buluşmak için söz verdik.
Translate from Turkish to English

Sen kaçta ve nerede buluşmak istersin?
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile Boston'da buluşmak için bir şans yakaladı.
Translate from Turkish to English

Bay West'le buluşmak için havaalanına gitmişti.
Translate from Turkish to English

Tom'la buluşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Gelecek hafta Tom'la buluşmak için Boston'a gitmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Tom benimle buluşmak istedi.
Translate from Turkish to English

Benimle buluşmak istedi.
Translate from Turkish to English

Bu hafta sonu nasıl buluşmak istersiniz?
Translate from Turkish to English

Tom'la buluşmak için şehir merkezine gittim.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'yle buluşmak için lobiye indi.
Translate from Turkish to English

Onunla buluşmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu hafta sonu buluşmak ister misin?
Translate from Turkish to English

En kısa sürede buluşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Daha sonra bir yerde buluşmak ister misin?
Translate from Turkish to English

Yarın bir yerde buluşmak ister misin?
Translate from Turkish to English

Gelecek hafta sonu tekrar buluşmak ister misin?
Translate from Turkish to English

Bizimle buluşmak için dersi asmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom dün gece benimle buluşmak için söz verdi ama gelmedi.
Translate from Turkish to English

Daha sonra buluşmak istiyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'yle buluşmak için parka gitti.
Translate from Turkish to English

Onlarla buluşmak için şehir merkezine gittim.
Translate from Turkish to English

Onunla buluşmak için şehir merkezine gittim.
Translate from Turkish to English

Akrabalarla buluşmak için Vancouver'a gitmeyi düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Ben Tom'la buluşmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir kızla buluşmak için dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Yarın ne zaman buluşmak istiyorsun?
Translate from Turkish to English

Tam onda buluşmak için anlaşma yaptık.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom'la buluşmak istiyorum.

Ne zaman buluşmak istersin?

Tom seninle kütüphanede buluşmak istiyor.

Tom meseleyi görüşmek için seninle buluşmak istiyor.

Yarın ne zaman buluşmak istersin?

Tom'la buluşmak üzereyiz.

Tom, Mary'yle daha sonra buluşmak için sözleşti.

Sevgili küçük düşmanımla buluşmak için Kuzey Kore'ye gidiyorum.

Buluşmak ayrılığın başlangıcıdır.

Tom benimle buluşmak ister.

Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.

Nerede buluşmak istersin?

Dan, Linda ile buluşmak bile istemiyordu.

Seninle buluşmak istedim.

Buraya seninle buluşmak için geldim.

Tom, Mary'yle tekrar buluşmak istiyor.

Hayır, o onunla buluşmak istemedi.

Seninle buluşmak istiyorum.

Benimle buluşmak için zaman bulduğunuz için teşekkür ederim bayım, ofisinizi ziyaret etmek her zaman hoş, o kocaman.

Avrupa'ya gitmeden önce seninle buluşmak istiyorum.

Bir noktada buluşmak zorundayız.

Rüyalarımın kızı ile buluşmak istiyorum.

Sami, Leyla ile buluşmak için araçla Kahire'ye gitti.

Sami biyolojik annesiyle buluşmak istedi.

Tom Mary ile buluşmak için aileden izin almadan dışarı çıktı.

Sami ve Leyla buluşmak zorundalar.

Okuldan sonra buluşmak için Tom'la anlaştım.

Sadece Tom'la buluşmak istedim.

Bu gece seninle buluşmak isterim.

Burası Tom ve Mary'nin bize onlarla buluşmak için söylediği yer.

Ama buluşmak kaderlerinde yokmuş.

Tom'la buluşmak için Avustralya'ya gittim.

Asla sadece internetten tanıştığın insanlarla buluşmak için anlaşma.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English