Learn how to use bulundurur in a Turkish sentence. Over 11 hand-picked examples.
O, bu silahı yüklü bulundurur.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman ceketinin cebinde biraz aspirin bulundurur.
Translate from Turkish to English
Tom bahçesinde gizli bir yedek anahtar bulundurur.
Translate from Turkish to English
Mary dizüstü bilgisayarını her zaman yanında bulundurur.
Translate from Turkish to English
Tom ofisinde değişik elbiseler bulundurur.
Translate from Turkish to English
Tom arabasının bagajında bir av bıçağı bulundurur.
Translate from Turkish to English
Tom arabasının bagajında daima akü takviye kablosu bulundurur.
Translate from Turkish to English
İyi bir asker eylemlerini göz önünde bulundurur.
Translate from Turkish to English
Tom öğle yemeğinden sonra dişlerini fırçalayabilmek için ofisinde bir diş fırçası bulundurur.
Translate from Turkish to English
Tom üzerinde her zaman silah bulundurur.
Translate from Turkish to English
Tom nereye gitse yanında hep bir matara tekila bulundurur.
Translate from Turkish to English