Learn how to use cüce in a Turkish sentence. Over 17 hand-picked examples.
Tom bir cüce.
Translate from Turkish to English
Cüce bile olsaydım, aynı anda dev olurdum.
Translate from Turkish to English
Bir cüce değilim. Kısa boylu biriyim!
Translate from Turkish to English
Bir zamanlar ormanda yaşayan bir cüce varmış.
Translate from Turkish to English
Güneş Sistemi'nin sekiz gezegeni var, eskiden dokuzuncusu olan Plüton şimdi cüce gezegen sınıfına konuldu.
Translate from Turkish to English
Plüton cüce gezegenken yeniden gezegenliğe geçirilmiş.
Translate from Turkish to English
Plüton bir cüce gezegendir.
Translate from Turkish to English
Cüce sivri fare, ağırlık olarak en küçük memelidir. Sadece 1,8 gram ağırlığındadır.
Translate from Turkish to English
New Horizons uzay aracı 2006 yılında fırlatıldı ve 2015 yılında Plüton'a varacak. O çok uzak cüce gezegeni ziyaret eden ilk uzay aracı olacak.
Translate from Turkish to English
Ben cüce değilim. Kısa boyluyum.
Translate from Turkish to English
Gerçekten, cüce atmak olimpik bir spordur!
Translate from Turkish to English
Plüton, Kuiper Kuşağı'nda yer alan bir cüce gezegendir.
Translate from Turkish to English
Mary, Elven ormanındaki Cüce okulunda ders verir.
Translate from Turkish to English
Güneş'e bir yıldız olarak sarı cüce denir.
Translate from Turkish to English
"Cüce fırlatma" bir olimpik disiplin değildir.
Translate from Turkish to English
Bir cüce kadar küçük hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Bir grup astronom, yaklaşık 8 ila 10 milyar yıl önce Samanyolu ile bir cüce galaksi arasında gerçekleşmiş yıkıcı bir çarpışmaya dair kanıtlar buldu.
Translate from Turkish to English