Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "canım"

Learn how to use canım in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Canım bir bira daha istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım sıkılıyor.
Translate from Turkish to English

Dışarıdaki gürültü sinirime dokunduğu için canım çalışmak istemedi.
Translate from Turkish to English

Canım içki istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım içki içmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Yürüyüş için canım dışarı çıkmak istedi.
Translate from Turkish to English

Canım bügün evde kalmak ve bir şey yapmamak istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım dedektif hikayesi okumayı istedi.
Translate from Turkish to English

Benim canım çalışmak istemiyor. Onun yerine bir sinemaya gitmeye ne dersin?
Translate from Turkish to English

Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Böylesine bir günde canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Benim bu konuda ona canım bir şey söylemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım ağlamak istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım dinlenmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım ağlamak istedi.
Translate from Turkish to English

Canım şarkı söylemek istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım onu istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım dışarı gitmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım kaçmak istedi.
Translate from Turkish to English

Canım şaka yapmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım yemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım yürüyüş yapmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım çalışmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım bugün dışarı çıkmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım bir geziye gitmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım şimdi yemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım bir şey yemek istiyor.
Translate from Turkish to English

Ben canım sevgilimi ararım.
Translate from Turkish to English

Canım bu gece dışarıda yemek istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım suşi yemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım biriyle konuşmak istedi.
Translate from Turkish to English

Canım yağmurda şarkı söylemek istiyor.
Translate from Turkish to English

Bugün canım sigara içmek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Bugün canım çalışmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Canım sinemaya gitmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım bir araba almak istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Canım hiç yemek yemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Şimdi canım bir banyo yapmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Canım gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Bu gece canım televizyon izlemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Bugünlerde canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Bu sabah canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Şu anda canım çok konuşmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Bu akşam canım dışarıda yemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Bu gece canım hiç çalışmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Bu sabah canım yürüyüşe gitmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Bu gece canım bir şey yemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Şu anda canım matematik ödevini yapmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.
Translate from Turkish to English

Üzgünüm fakat canım bugün dışarı çıkmak istemiyor.

Canım dans etmek istemiyor.

Canım kutlama yapmak istemiyor.

Canım şimdi yürüyüş yapmak istiyor.

Canım taze meyve istiyor.

Yorgundum ve canım hiçbir şey yapmak istemiyordu.

Ne güzel pasta bu; canım çekti.

Piyangoyu mu kazandın? Hadi canım!

Canım bir şey yemek istemiyor.

Şimdi canım onunla karşılaşmak istemiyor.

Canım kırlarda dans etmek istiyor.

Canım biraz temiz hava almak istiyor.

Canım bu gece dışarı çıkmak istemiyor.

Canım şimdi uyumak istemiyor.

Canım şimdi yürümek istemiyor

Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.

Şu an canım bir şey yemek istemiyor.

Canım daha fazla beklemek istemiyor.

Bugün canım farklı bir şey yapmak istiyor.

O zaman canım birisiyle konuşmak istedi.

Bekletildiğim zaman canım sıkılır.

Canım bu akşam bira içmek istemiyor.

Şimdi canım bir şey yemek istemiyor.

Canım kimseyle konuşmak istemiyor.

Canım bu gece biraz pizza yemek istiyor.

Canım yarın bir gün izin almak istiyor.

Canım bu gece erken yatmak istiyor.

Bugün canım bir şey yemek istemiyor.

Bu akşam canım akşam yemeği yemek istemiyor.

Canım ona doğruyu söylemek istemiyor.

Canım bu akşam bir şey yapmak istemiyor.

Bugün canım İngilizce çalışmak istemiyor.

Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor.

Bu akşam canım dışarı çıkmak istemedi.

Bugünlerde canım çok çalışmak istemiyor.

Şu anda canım bir şey yapmak istemiyor.

Bu yaz canım hiç yemek yemek istemiyor.

Güzel bir gün ve canım balığa gitmek istiyor.

Canım bugün beyzbol oynamak istemiyor.

Bu sabah canım yürüyüşe çıkmak istemiyor.

Zaten canım istemiyor!

Canım! Neden ağlıyorsun?

Güzel bir gün ve canım balık tutmak istiyor.

Bugün canım bunu yapmak istemiyor.

Of, hadi canım sen de.

Teşekkür ederim canım.

Canım tatlı bir şey yemek istiyor.

Canım TV izlemek istemiyor.

Canım bira içmek istiyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English