Learn how to use canını in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
İnsanlardan önce gelmek zorunda olmak onun canını sıkıyordu.
Translate from Turkish to English
Bu aptal için canını sıkma.
Translate from Turkish to English
Senin canını sıkan nedir?
Translate from Turkish to English
Kendi canını tehlikeye atarak çocuğu kurtardı.
Translate from Turkish to English
Canını sıkmak istemem.
Translate from Turkish to English
Canını sıkmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Yapmak istediğim son şey Tom'un canını yakmaktır.
Translate from Turkish to English
Tom'un canını gerçekten sıkan şeyin o olduğuna inanamıyorum.
Translate from Turkish to English
Senin canını yakacağım.
Translate from Turkish to English
Senin canını acıtabilirdim, değil mi?
Translate from Turkish to English
Sözünden dönen olacaksa şimdiden söylesin, canını yakarım.
Translate from Turkish to English
Canını sıkan bir şey mi oldu?
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin canını sıkmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
Şimdi canını sıkan ne, Tom?
Translate from Turkish to English
Baba kızının canını kurtarmak için kendi canını verdi.
Translate from Turkish to English
Meg bazen Ken'in canını sıkar.
Translate from Turkish to English
Sadece canını sıkmadığımı umuyorum.
Translate from Turkish to English
Burada hiç kimse canını sıkmayacak.
Translate from Turkish to English
O, canını sıkıyor mu?
Translate from Turkish to English
Böyle devam edersen canını yakacağım.
Translate from Turkish to English
Gerçekten canını ne sıkıyor?
Translate from Turkish to English
Ne canını sıkıyor?
Translate from Turkish to English
Canını dişine tak.
Translate from Turkish to English
Bunun Tom'un canını sıktığını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
Onun Tom'un canını sıktığını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
Tom bir şeyin Mary'nin canını sıktığını söyleyebilir.
Translate from Turkish to English
Neyin canını sıktığını bana söyleyebilir misin?
Translate from Turkish to English
Artık canını sıkmayacağım.
Translate from Turkish to English
Bana böyle davranmaya devam edersen onlar canını acıtabilir.
Translate from Turkish to English
Tom'un söylediği Mary'nin canını sıktı.
Translate from Turkish to English
Onun onların canını sıktığını düşünüyor musun
Translate from Turkish to English
Karımın canını sıkmayı kesin.
Translate from Turkish to English
Arkadaşımın canını sıkmayı kesin.
Translate from Turkish to English
Sakın dönmesin canını yakarım.
Translate from Turkish to English
Canını seven kaçsın!
Translate from Turkish to English
Endişelenme. Onun canını yakmayacağım.
Translate from Turkish to English
Endişelenmeyin. Onun canını yakmayacağım.
Translate from Turkish to English
Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsunuz?
Translate from Turkish to English
Son elli senedir canını dişine takıp çalışıyor! Kendini tükenmiş hissetmesi çok normal!
Translate from Turkish to English
Onun onların canını sıktığını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
Onun onun canını sıktığını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
Ateş! Canını seven kaçsın!
Translate from Turkish to English
Ayrıntılarla canını sıkmayacağım.
Translate from Turkish to English
O sorularla onun canını sıktı.
Translate from Turkish to English
Canını bu kadar sıkan şeyin ne olduğunu neden söylemiyorsun?
Translate from Turkish to English
Senin canını sıkan şey gerçekten ne?
Translate from Turkish to English
Onların canını sıkan şey gerçekten ne?
Translate from Turkish to English
Onun canını sıkan şey gerçekten ne?
Translate from Turkish to English
Tom hakkında canını sıkan şey tam olarak ne?
İnsanların söyledikleri canını sıkmasın.
Canını yakmayacağımı sanma.
Başarısızlık onun canını sıktı.
O, sınavı geçmek için canını dişine taktı.
Canını sıktım mı?
Yaşlı bir adama "bugün canını sıkan ne?" yi sormak yerine "Nasılsın?" diye sorma.
Bu müzik herkesin canını sıkıyor.
Hepsini öldür. Kimsenin canını bağışlama.
Canını sıkan ne?
Ara sıra biraz gülümsersen canını yakmaz.
O herkesin canını sıktı.
Bir insanın canını almak her zaman mı yanlış?
Eğer biri sana sövüp saymak isterse, bırak istediklerini desinler. Canını sıktığına değmez.
Tom canını dişine takarak çalışıyor.
Canını sıkan bu mu?
Burada merhamet yok, Pinokyo. Senin canını bağışlıyorum. Harlequin senin yerine yanmalı. Ben acıktım ve akşam yemeğim pişirilmeli.
Sami bu yüzden kendi canını aldı.
Canını sıkanın ne olduğunu bana anlat.
Tom o nedenle kendi canını aldı.
Bir şey canını sıkıyor mu?
İyi şarap asla canını yakmaz.
Sami masum bir genç adamın canını aldı.
Sami masum bir adamın canını aldı.
Umarım senin canını sıkmadım.
Üzme o güzel canını kaybettim sandıkların kurtulduklarındır belki, bilemezsin.
Sıkma canını Tom.
Allah canını alsın senin.
Tom kimsenin canını yakmadı, değil mi?
Bu durum canını sıkmıyor mu?
Tom hep insanın canını sıkıyor.
Onun canını al, malına dokunma.
Canını sıkmalarına izin verme.
Sami canını mankenlik sektörüne feda etti.
Ülkesi için canını verdi.
Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.
Canını sıkmıyor mu?
Ali işi vaktinde bitirmek için canını dişine taktı.
Ya canını ya onurunu seçmeli.
Evlenirsen ruhunu al, yılkı alırsan canını al.
Eziklenme huyun insanın canını sıkıyor.
Biri sana hak etmediğin şekilde hakaret etmişse ya üstüne alınıp canını sıkma ya da o lafı gerçekten hak edeceğin şekilde pozisyonunu güncelle. Birincisi elbette daha erdemli ama ikincisinin de kendine has bir zevki yok değil.
Sıkma tatlı canını, okşa patlıcanını.
Avamın cehaletini kafana takıp canını sıkma.
Sevdiğin kişi için canını feda eder misin?
Canını yaktığı halde ısrarla yapmaya devam ettiğin bir şey var mı?
Bunun canını sıkmasına izin verme.
Nefret ediyorum dediğin adam senin için canını hiçe saydı, canını!
Canım sıkkınken sevdiğim kişilerin de canını sıkmamak için köşeme çekilmeye çalışırım.
Kendi ellerimle alacağım onun canını.
İnsanın canını yakan şeyler çoğu zaman bir şeyler de öğretir.