Learn how to use cebinde in a Turkish sentence. Over 47 hand-picked examples.
Çamaşır yıkarken oğlunun pantolonunun arka cebinde bir prezervatif buldu.
Translate from Turkish to English
Cebinde ne var?
Translate from Turkish to English
Belgeyi iç cebinde tut.
Translate from Turkish to English
Bileti ödemek için cebinde yeterli paran olduğundan emin olmalısın.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman ceketinin cebinde biraz aspirin bulundurur.
Translate from Turkish to English
Polisler Tom'un cebinde bir intihar notu buldu.
Translate from Turkish to English
Tom'un cebinde hiç parası yok.
Translate from Turkish to English
Çocuk cebinde bir elmaya sahiptir.
Translate from Turkish to English
Cebinde küçük bir el fenerine sahip olman yararlı olabilir.
Translate from Turkish to English
Cebinde ne olduğunu bana göster.
Translate from Turkish to English
Tom'un cebinde üç dolma kalemi var.
Translate from Turkish to English
Cebinde çakmağını aradı.
Translate from Turkish to English
Elleri cebinde durdu.
Translate from Turkish to English
Takeo cebinde biletini aradı.
Translate from Turkish to English
Tom'un cebinde 3,000 yen'i var.
Translate from Turkish to English
Anahtarı Tom'un ceket cebinde buldum.
Translate from Turkish to English
Cebinde.
Translate from Turkish to English
Sık sık elleri cebinde yürür.
Translate from Turkish to English
Tom cebinde aradı.
Translate from Turkish to English
Tom cebinde olan tüm parayı Mary'ye verdi.
Translate from Turkish to English
Oğlanın cebinde elma var.
Translate from Turkish to English
Çocuğun cebinde bir elma var.
Translate from Turkish to English
O zaman Tom'un cebinde elli doları vardı.
Translate from Turkish to English
Anahtarları yağmurluğun cebinde ofisime bıraktığımdan oldukça eminim.
Translate from Turkish to English
Cebinde şu an kaç para var?
Translate from Turkish to English
Ceketimin cebinde.
Translate from Turkish to English
Bu en kötüsü! Gittim ve cebinde hâlâ mendil olan pantolonumu yıkadım.
Translate from Turkish to English
Tom cebinde bir çakı tuttu.
Translate from Turkish to English
Tom'un cebinde neyi vardı?
Translate from Turkish to English
Bana cebinde ne olduğunu göster.
Translate from Turkish to English
Tom cebinde birinin kartvizitini buldu ama onu nereden aldığını hatırlayamadı.
Translate from Turkish to English
Tom ceketinin iç cebinde cep telefonun titrediğini hissetti.
Translate from Turkish to English
Bu çocuğun cebinde bir elma var.
Translate from Turkish to English
O, eli cebinde kapının yanında duruyordu
Translate from Turkish to English
Onun cebinde bir peni bile yoktur.
Translate from Turkish to English
Cebinde neyin var?
Translate from Turkish to English
Geppetto'nun cebinde bir kuruşu yoktu, bu yüzden oğluna çiçekli bir kağıttan küçük bir takım, bir ağacın kabuğundan bir çift ayakkabı ve biraz hamurdan küçük bir kep yaptı.
Translate from Turkish to English
O, kibritlerini hissetti ve onları arka cebinde buldu.
Translate from Turkish to English
Mendilim montumun cebinde.
Translate from Turkish to English
Tom'un cebinde akrep var.
Translate from Turkish to English
Suriye'de kimin eli kimin cebinde, belli değil.
Translate from Turkish to English
Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Translate from Turkish to English
Ali'nin cebinde akrep var.
Translate from Turkish to English
Tom'un cebinde bir şey var.
Translate from Turkish to English
Tom birden cebinde araba anahtarının olmadığını fark etti.
Translate from Turkish to English
Denk gelince uzun zamandır giyilmeyen montun cebinde unutulmuş para gibi şaşırtıp sevindiren bir şey söyler misin?
Translate from Turkish to English
Tom'un cebinde bir intihar notu bulundu.