Learn how to use cehalet in a Turkish sentence. Over 20 hand-picked examples.
Cehalet mutluluktur.
Translate from Turkish to English
Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var.
Translate from Turkish to English
Cehalet, kendisinden muzdarip olanlarca fark edilmez.
Translate from Turkish to English
Cehalet ve hata, yaşam için ekmek ve su kadar gereklidir.
Translate from Turkish to English
Cehalet bir kement gibi boğuyor.
Translate from Turkish to English
Cehalet her zaman korku yaratır.
Translate from Turkish to English
Cehalet önyargının birçok formlarının kaynağıdır.
Translate from Turkish to English
Cehalet önyargının birçok formlarına yol açmaktadır.
Translate from Turkish to English
Bakanlık binasındaki dev posterde "cehalet köleliktir!" diyor.
Translate from Turkish to English
Cehalet mutluluk değildir.
Translate from Turkish to English
Cehalet hayatında sizi hiçbir yere götürmez.
Translate from Turkish to English
Cehalet mazeret değildir.
Translate from Turkish to English
Lütfen cehalet içinde yaşamaktan vazgeç.
Translate from Turkish to English
Bazı spekülatörler yaşlı insanların cehalet ve acizliklerinden yararlanmaktadır.
Translate from Turkish to English
Eğitim dayatılmış cehalet sistemidir.
Translate from Turkish to English
Cehalet bir aptallık belirtisi değildir.
Translate from Turkish to English
İhtiyacınız olan tek şey cehalet ve güven ve başarı kesindir.
Translate from Turkish to English
Cehalet mutluluksa, daha fazla mutlu insanlar olmalı.
Translate from Turkish to English
Cehalet tüm suçların anasıdır.
Translate from Turkish to English
Cehaletin bu kadarı kolay kazanılmaz; (cehalet kazanayım diye) gayret göstermeden bu kadar cehalet elde edilemez.
Translate from Turkish to English