Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "cep"

Learn how to use cep in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Cep telefonunu kapatmalısın.
Translate from Turkish to English

Senin cep telefonun var mı?
Translate from Turkish to English

Lütfen bana cep telefonu numaranı söyleyebilir misin?
Translate from Turkish to English

O bir cep ısıtıcısı ile kendini ısıttı.
Translate from Turkish to English

Onun cep telefonu, diğer telefonları engelleyen radyo emisyonu üretti.
Translate from Turkish to English

Tom cep telefonunu nereye koyduğunu unuttu.
Translate from Turkish to English

Bu bir cep sözlüğü.
Translate from Turkish to English

Yeni bir cep telefonu aldım.
Translate from Turkish to English

Cep telefonumu şarj etmeliyim.
Translate from Turkish to English

Bu tür cep telefonu iyi satar.
Translate from Turkish to English

Cep telefonunuz var mı?
Translate from Turkish to English

Cep telefonun var mı?
Translate from Turkish to English

Cep telefonumu arıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un cep telefonu çaldı ve o, onu yanıtladı.
Translate from Turkish to English

Tom'un cep telefonu çaldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un cep telefonu masada titredi.
Translate from Turkish to English

"Cep telefonumu gördün mü?" "Masanın üstünde."
Translate from Turkish to English

Onun cep telefonunu aradı.
Translate from Turkish to English

O, cep telefonunu hep kaybediyor.
Translate from Turkish to English

Kırmızı elbiseli kız siyah giyinmiş adamı görmezden geldi ve bir arkadaşını cep telefonundan aradı.
Translate from Turkish to English

Cep telefonum kapalı.
Translate from Turkish to English

Cep telefonunu tekrar kullanabilir miyim?
Translate from Turkish to English

iPhone olağanüstü bir cep telefonu.
Translate from Turkish to English

Tom'a cep fenerimi uzattım.
Translate from Turkish to English

Sevgilerle sana cep telefonumu yollayabilirim.
Translate from Turkish to English

Tom cep telefonuna cevap vermiyor.
Translate from Turkish to English

Artık bir cep telefonum yok.
Translate from Turkish to English

Cep telefonu numaranı alabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Cep telefonu numaranızı alabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Bu cep saati yetmiş yıldan daha eskidir.
Translate from Turkish to English

Yeni bir cep telefonu istiyorum!
Translate from Turkish to English

Tom'un bir cep saati var.
Translate from Turkish to English

Tom cep telefonunu yanıtladı.
Translate from Turkish to English

Jamie cep telefonunu düşürdü fakat bir kız onu buldu.
Translate from Turkish to English

Cep telefonum çalıyor.
Translate from Turkish to English

Yerken cep telefonunu meşgul etme, lütfen.
Translate from Turkish to English

Onun cep telefonunu aradım.
Translate from Turkish to English

Tom cep fenerini çıkardı ve onu açtı.
Translate from Turkish to English

Tom cep fenerini açtı.
Translate from Turkish to English

Tom cep telefonu çaldığında tam dışarı çıkmak üzereydi.
Translate from Turkish to English

Cep saatinden saate baktı.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir cep telefonu yok.
Translate from Turkish to English

Öf ya, cep telefonumu unuttum.
Translate from Turkish to English

Sınıfta çalmaya başladıktan sonra Öğrenci cep telefonuna el koydurdu.
Translate from Turkish to English

Ders anında mesajlaşırken yakalandığı için Mary'nin cep telefonuna el konuldu.
Translate from Turkish to English

Lütfen cep telefonunu kapat.
Translate from Turkish to English

Birden fazla cep telefonun var mı?
Translate from Turkish to English

Tom'un yanında cep telefonu yoktu bu yüzden geç kalacağını ona söylemek için Mary'yi arayamadı.
Translate from Turkish to English

Yarın bir cep telefonu satın almayı planlıyorum.
Translate from Turkish to English

Bana cep telefonum vasıtasıyla ulaşabilirsiniz.

Cep telefonunu şarj etmeyi unutma.

Cep telefonumu neredeyse havuza düşürüyordum.

Japonya'da ortaokul öğrencilerinin yaklaşık yarısında cep telefonu var ama lise öğrencilerine bakarsanız bu oran yüzde 97'ye çıkıyor.

Bu cep telefonu sana mı ait?

Kızım eski kafalı olduğumu söyler çünkü cep telefonu kullanmam.

Cep telefonumun bataryası artık çalışmıyor.

Cep telefonu çalındı.

Yarın bir cep telefonu alacağım.

Türkiye'de ilk cep telefonu görüşmesi, 23 Şubat 1994 tarihinde gerçekleşti.

Bu bir cep telefonudur.

Cep telefonun çalıyor.

Cep telefonum çalındı.

Cep telefonum yok.

Tom cep telefonundan arıyor.

Burada cep telefonu kullanamayız.

Bu senin cep telefonun, değil mi?

Cep telefonları tünelde çalışmaz.

Bu etrafta cep telefonumu şarj edebileceğim bir yer var mı?

Bir sorun olursa, bana cep telefonumdan ulaşabilirsin.

Cep telefonları çekmiyor.

Cep telefonumu çaldırdım.

Bu benim cep numaram.

Ne zamandır bu cep telefonun var?

Üç tane cep telefonum var.

Tom bir cep telefonu aldı.

Tom cep telefonunu çıkarıp yardım çağırdı.

Tom bir özçekim çekebilmek için cep telefonunu çıkardı.

Tom cep telefonunu çıkardı.

Yarın bir cep telefonu satın alacağım.

Tom Mary'ye cep telefonunu verdi.

Telesekreterde bir mesaj: "Lütfen beni sonra ara. 18.00'e kadar cep telefonumdan, ondan sonra ise sabit hat üzerinden bana ulaşabilirsin.

Cep telefonumu kaybettim.

Benim cep telefonumdan arıyorum.

Biz Tom'un cep telefonunu aramayı denedik.

Bugün cep telefonunu ödünç alabilir miyim?

Mary cep telefonuyla kedisinin resmini çekti.

Tom her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.

Bir cep telefonu istiyorum.

Bana cep telefonu numaranı verir misin?

Bu cep telefonu kimin?

Bu kimin cep telefonu?

Cep telefonunu ödünç alabilir miyim?

Tom cep telefonunu kaldırdı.

Senin cep telefonun çalışmıyor.

Bu cep telefonu gerçekten pahalı.

Cep telefonumu bile kaybettim!

Cep telefonumu bile yitirdim!

"Cep telefonumu gördün mü?" "Masanın üzerinde!"

İnsanlar cep telefonlarını kullanırken dikizlemeyi bırakmalısınız.

Cep telefonunun markası ne?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English