Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ceza"

Learn how to use ceza in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Raskolnikov, Dostoyevski tarafından yazılan Suç ve Ceza isimli kitabının baş kahramanıdır.
Translate from Turkish to English

Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir.
Translate from Turkish to English

Birey ne kadar gururlu olursa, ceza o kadar sert olur.
Translate from Turkish to English

Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom yaya geçidinden geçmediği için ceza ödemek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom hız yapmaktan ceza aldı.
Translate from Turkish to English

Yasa dışı parktan dolayı ceza yedi.
Translate from Turkish to English

Ceza hukukunda bir otoritedir.
Translate from Turkish to English

Geç kalanlar için bir ceza düşünülüyor mu?
Translate from Turkish to English

Kanuna aykırı park etmekten, ona 5.000 yen ceza verdiler.
Translate from Turkish to English

Yavaşla yoksa ceza yersin.
Translate from Turkish to English

Ölümü bir ceza olarak kullanmaya karşıyım. Onu bir ödül olarak da kullanmaya karşıyım.
Translate from Turkish to English

Üç yıl ceza aldım.
Translate from Turkish to English

Maalesef oğlun birçok yasayı ihlal etmesine rağmen hiç ceza almadı, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom bugün ceza evinden tahliye ediliyor.
Translate from Turkish to English

Ruhsatsız balık avlamaktan ceza yedim.
Translate from Turkish to English

Tom ceza evinden asla çıkamayabilir.
Translate from Turkish to English

Ceza çok yüksek değil.
Translate from Turkish to English

Ceza nakit olarak ödenmelidir.
Translate from Turkish to English

Birçok ülkede en yüksek ceza ömür boyu hapistir.
Translate from Turkish to English

Tatoeba: Detaylara dikkatin kutsal olduğu yerde ceza hızlıdır.
Translate from Turkish to English

Tom çok uzun süredir ceza evinde.
Translate from Turkish to English

Tom'u son gördüğümde bir ceza evi atlama takımı giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom bir ceza ile paçayı kurtardı.
Translate from Turkish to English

Hem Tom hem de Mary ceza evine giderse, onların çocuklarına kim bakacak?
Translate from Turkish to English

Tom ceza evine gönderildi.
Translate from Turkish to English

Tom uyuşturucu sattığı için ceza evine gitti.
Translate from Turkish to English

Ceza ölümdür.
Translate from Turkish to English

Ceza suça orantılı olmalı.
Translate from Turkish to English

Devlet ceza evinden üç uzun dönem mahkum kaçtı.
Translate from Turkish to English

Mary bir pasta içinde ceza evine bir demir testeresi bıçağını gizlice sokmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom ceza evine konulmalı.
Translate from Turkish to English

Ceza evine gitmeden önce yaptığım şeyi yapmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom geçen ay ceza evinden serbest bırakıldı.
Translate from Turkish to English

Ceza cürme mütenasip olmalı.
Translate from Turkish to English

Adil bir ceza aldı.
Translate from Turkish to English

Suç olmadan ceza verme.
Translate from Turkish to English

Bu, suçlular için en insancıl ceza değil midir?
Translate from Turkish to English

Fiziksel ceza İsveç'te yasaktır.
Translate from Turkish to English

O sadece ceza uyguladı.
Translate from Turkish to English

O, mesajı dağıtmak için ceza evine gitmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Ben bir ceza ödedim.
Translate from Turkish to English

Onlar sana ne zaman ceza kesti?
Translate from Turkish to English

Dan uzun bir ceza geçmişine sahiptir.
Translate from Turkish to English

Tom bir ceza kolonisine sürüldü.
Translate from Turkish to English

Avustralya, İngiliz ceza kolonisi olarak kuruldu.

Parasal ceza nedir?

Shizuko bir sınavda kopya çekti ve uygun bir ceza aldı.

Tom'a üç yüz dolar ceza kesildi.

Tom ceza evinde uzun yıllar geçirdi.

Bazı ülkelerde vatan hainliği için ceza ömür boyu hapis olabilir.

Birlik üyeleri, hafta sonu ceza oranlarını azaltmak için tekliflere sövüp saydılar.

Daha yavaş sür yoksa ceza yersin.

İki milyon dolarlık ceza tazminatı ödüyoruz.

Ayrımcılığa karşı yasaları, işe alma, konut edinme, eğitim ve ceza adalet sistemini de desteklemeliyiz. Anayasa ve en üst düzey ideallerimiz gerektirdiği budur.

Tom federal ceza evinde üç yıla mahkum edildi.

Fadıl cinayetten ceza almadı. Sade ve basit.

Böyle bir suç ceza ve / veya hapis ile cezalandırılır.

Leyla daha az bir ceza aldı.

Bir ceza savunma avukatı tutmanız gerekir.

Leyla birçok ceza davası üzerinde çalıştı.

Hız nedeniyle ceza aldım.

Ceza sahasında topla buluşan Ali takımının ikinci golünü kaydetti.

Ali'nin ceza sahası dışından çektiği şut direkte patladı.

Ali ceza sahasına nefis bir orta açtı.

Ali ceza sahasında yerde kaldı ve penaltı!

Anadoluspor ceza yayı önünden serbest vuruş kullanacak. Çok tehlikeli bir nokta.

Uzatmaların son dakikasındaki köşe vuruşunda Ali de kalesini terk edip rakip ceza sahasına geldi.

Ceza sahasında beş Anadolusporlu oyuncu var.

Ali ceza sahasına yaptığı koşularla rakip savunmanın dengesini bozdu.

Ali'nin sıfırdan yaptığı orta ceza sahası içerisinde karambol yarattı.

Ceza olarak bulaşık yıkayacaksın.

Biletini usulsüz kullandırdığı için ceza yedi.

Ali'nin ceza sahasına yaptığı sürpriz koşular rakip savunmanın dengesini bozdu.

Oyuncuların ceza sahasına erken girmesi nedeniyle hakem penaltıyı tekrar ettirdi.

Tom ceza almadığı için şanslı.

Zabıta, Ali'nin çalıştığı fırına ekmeğin gramajıyla oynadığı için ceza kesti.

Ali hatalı sollama yaptığı için ceza yedi.

Ceza yağdır başlarına, senin tarafından aklanmasınlar! Yaşam kitabından silinsin adları, doğrularla yan yana yazılmasınlar!

Derste konuştuğu için ceza aldı.

Yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.

Bir ceza davasında süpheli olarak tutuklandı.

Bir trafik kuralını ihlal etmekten ceza aldı.

Ataput'a kapalı alanda sigara içtiği için 5816 lira ceza kesildi.

Türkiye'de 6262 sayılı Tavşan Kanunu'nda belirtildiği üzere tavşan avlayan ve ticaretini yapanlara 62 lira ceza kesilmektedir.

Ali kimliksiz gezmekten ceza aldı.

Rastlantı dünyanın en eski ilahi gücüdür. Birine rastlamanız bazen bir ödüldür bazen de bir ceza.

Bu da ceza verilmesini zorlaştıran bir durum.

Bu kuralı ihlal edenlerse kırk avro ceza ödeyecek.

Uymayanlara on dört avro ceza kesiliyor.

Bireysel suçlar için toplu ceza, tavsiye edilemez bir stratejidir.

Hiç aşırı hızdan ceza aldın mı?

Fuhuş iddiaları ve hakaret gibi mevzular yüzünden birkaç kez komşularıyla papaz olup mahkemeden ceza almıştı.

Her şeyi ödül ve ceza mekanizmasıyla idare etmek mümkün olmuyor.

Polis müşteri kılığında korsan taksiye binip ceza kesti.

Kaçak kat çıktığı için belediyeden ceza aldı.

Yanlış yere park edince arabasını çekip ceza yazmışlar.

Paola sınıfın ortasında Julio'yla dalaşınca öğretmen ceza verdi.

Komutan ceza olarak bu haftaki çarşı izinlerini iptal etti.

Bunu yaptığım için ceza aldım.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English