Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "cuma"

Learn how to use cuma in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Tatoeba: Çocuklar, cuma geceleri buraya gelmeyin.
Translate from Turkish to English

Önümüzdeki cuma onu göreceğim.
Translate from Turkish to English

Nihayet bugün Cuma.
Translate from Turkish to English

Sonunda bugün Cuma.
Translate from Turkish to English

Gelecek cuma her zamanki poker oyunumuza gelecek misin?
Translate from Turkish to English

Genellikle cuma günü markete giderim.
Translate from Turkish to English

Cuma gününe kadar cevabını öğrenmeliyim.
Translate from Turkish to English

Cuma günü için bölüm dördü okuyun.
Translate from Turkish to English

Cuma akşamı, üç adam Bay White'ın oteline geldi ve üç oda istedi.
Translate from Turkish to English

Cuma gecesi lisede bir dans olacak.
Translate from Turkish to English

Cuma gösterisi için mevcut hiç bilet yoktu.
Translate from Turkish to English

Cuma öğleden sonra boş musunuz?
Translate from Turkish to English

Banka cuma günleri geç kapanır.
Translate from Turkish to English

Cuma günkü partiyi bekleyemeyiz.
Translate from Turkish to English

Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.
Translate from Turkish to English

Cuma günü bir dans partisi düzenlenecek.
Translate from Turkish to English

Pazartesi ve Cuma günleri İngilizce çalışırım.
Translate from Turkish to English

Cuma günü gitmeyi tercih ediyor.
Translate from Turkish to English

Her hafta Pazartesi ve Salı günleri piyano eğitimi, Çarşamba ve Cuma günleri dans.
Translate from Turkish to English

Avukat beni cuma günü görebilir mi?
Translate from Turkish to English

Tom Cuma gecesi yalnızdı.
Translate from Turkish to English

Geçen Cuma seninle tanıştırdığım şirket başkanı seni tekrar görmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Tom cuma günü bir seyahata çıkıyor.
Translate from Turkish to English

Tom gelecek Cuma Hindistan'a hareket edecek.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary genellikle cuma günü birlikte çalışırlar.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoş geldin partisi verecek.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary Cuma gecesi bir parti veriyorlar.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin Cuma gecesi çocuklara bakıcılık yapmayı kabul edeceğine dair büyük bir olasılık olduğunu düşünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle geçen cuma gecesi partiden hoşlanıyor gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Cuma en az meşgul olduğum gündür.
Translate from Turkish to English

Geçen Cuma son treni kaçırdım.
Translate from Turkish to English

Cuma akşamları denizaşırı ülkelerde eşleriyle birlikte çalışan bir grubumuz Chuck's Bar and Grill'de buluşurlar.
Translate from Turkish to English

Tom ertesi cuma Mary'yi görmeye gitti.
Translate from Turkish to English

Tom Cuma gecesi için bir bebek bakıcısı bulamıyor.
Translate from Turkish to English

Lütfen önümüzdeki Cuma gel.
Translate from Turkish to English

Onlar cuma günleri balık yerler.
Translate from Turkish to English

Cuma günü ne yapacaksın?
Translate from Turkish to English

Onunla gelecek Cuma görüşeceğim.
Translate from Turkish to English

Geçen cuma bir dansa gittik.
Translate from Turkish to English

Kaza cuma günü oldu.
Translate from Turkish to English

Biz her cuma toplanırız.
Translate from Turkish to English

Keşke bugün Cuma olsa.
Translate from Turkish to English

Tom cuma günü geç saatlere kadar çalışmaktan nefret eder.
Translate from Turkish to English

Cuma gününe kadar telefon etmeyi unutma, Tamam mı?
Translate from Turkish to English

Cuma günü dışarı çıkmamızı öneriyorum.
Translate from Turkish to English

Komite gelecek Cuma toplanacak.

Bayan Klein her Cuma bir test verir.

Tom'un geçen Cuma Mary ile randevusu vardı.

Gelecek Cuma saat 15:00'te Japon'yadan ayrılacağız.

Bu yıl doğum günüm cuma gününe rastlıyor.

Onu önümüzdeki Cuma tekrar göreceğim.

Muhtemelen onun son Cuma olduğunu düşünüyorum.

Birçok katolik Cuma günleri niçin balık yer?

Geçen Cuma bu odada toplantımız vardı.

İşçiler her Cuma ücretlerini alırlar.

Önümüzdeki cuma doktorla tekrar görüşeceğim.

Bugün Cuma mı?

Cuma geceleri, sık sık arkadaşlarımla birlikte pizza yemeye giderim.

Sonunda Cuma geldi.

Tom cuma günü izin aldı.

Okul geceleri, Tom saat dokuzda yatar fakat cuma ve cumartesi günleri çok daha geç saatlere kadar kalır.

İş cuma günü gündüz on birde bitirilmedi, bu yüzden onu önümüzdeki pazartesiye ertelemeye karar verdiler.

5 Mart Cuma günü kararlaştırılan 10 Milyar Avroluk kurtarma planı uyarınca Güney Kıbrıs bankalarında 100,000 avronun üzerinde parası bulunan mudilerin artık tasarrufları üzerinden yüzde 9.9 vergi ödemesi gerekecek.

Bugün Cuma! Sarhoş olma zamanı.

Sonunda cuma.

Cuma günü meslektaşım beni sohbete tuttu, bu yüzden toplantıyı kaçırdım.

Tom cuma gecesi Mary ile ve cumartesi gecesi Alice ile dışarı çıktı.

Tom ve Mary cuma günleri akşam yemeği için sık sık birlikte dışarı çıkarlar.

Niçin Tom'u aramıyorsun ve ona cuma günkü partiyi hatırlatmıyorsun?

Cuma akşamı benimle film izlemeye gitmek ister misin?

Evet, bugün cuma.

Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi ve pazar haftanın yedi günüdür.

Benim hakkımda bilmen gereken bir şey her cuma gecesi poker oynamamdır.

Cuma son.

Cuma geceleri bebeğe bakabilecek birini bulmalıyım.

Bugün 18 Mayıs Cuma.

Cuma gecesi kim çalışmak ister?

Cuma günkü senaryomdaki beklentilerim sürüyor.

Ödevini cuma gününe kadar vermen gerekir.

Geçen cuma ne yaptığını hatırlıyor musun?

Tom bu cuma bir parti veriyor.

Cuma günü gösteriye gidebiliriz.

Geçen cuma partini kaçırdığım için üzgünüm.

Tom cuma günü birini dansa götürüp götürmeyeceğini bilmek istiyor.

Sanırım önümüzdeki cuma gecesi bir parti vereceğiz.

Geçen cuma günü olmadığınızı doğrulayabilir misiniz?

Cuma gecesi orada olacağım.

Cuma haftanın son günüdür.

Perşembe günü gelmektense cuma günü gelmeni tercih ederim.

Cuma akşamı bir partiye gidiyorum.

Cuma akşamı bir parti veriyoruz.

Bu gün Cuma.

Toplantı cuma günü gerçekleşiyor.

Gelecek cuma Florida'ya gidiyorum.

Yarın Cuma.

Ben iki günde bir çalışırım. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma.

Cuma gecesi işin var mı?

Tom her cuma gecesi yerel bir barda şarkı söyler ve gitar çalar.

Tom Cuma gecesi genellikle sinemaya gider.

Cuma günü benimle dışarı çıkmak istiyor musun?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English