Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dönem"

Learn how to use dönem in a Turkish sentence. Over 91 hand-picked examples.

Bu dönem İspanyolca alıyorum.
Translate from Turkish to English

Çoğu öğrenciler dönem sınavı için hazırlık yapıyor.
Translate from Turkish to English

Ben bir dönem draması görmek için tiyatroya gittim.
Translate from Turkish to English

İkinci dönem dün sona erdi.
Translate from Turkish to English

Bir hasta geç dönem kürtaj yapılabilir mi?
Translate from Turkish to English

İlkokul çocukları, altı yıllık bir dönem için okula giderler.
Translate from Turkish to English

Benim yarına kadar dönem ödevimi bitirmem imkansızdır.
Translate from Turkish to English

Tom Kongrede iki dönem hizmet etti.
Translate from Turkish to English

Tom son dönem İngilizcede başarısız oldu.
Translate from Turkish to English

Taro, dönem ödevi yazıyor.
Translate from Turkish to English

Bu dönem notların ortalamanın oldukça altında.
Translate from Turkish to English

Bu dönem güçlükle eğitim yaptı.
Translate from Turkish to English

İngilizce üçüncü dönem.
Translate from Turkish to English

Zor bir dönem geçireceksin.
Translate from Turkish to English

İkinci dönem bitti.
Translate from Turkish to English

Yeni dönem nisanda başlar.
Translate from Turkish to English

O, bir dönem daha istemedi.
Translate from Turkish to English

İlk dönem nisanda başlar.
Translate from Turkish to English

Bu dönem berbat notlar aldım.
Translate from Turkish to English

Yeni dönem başladığından beri çok meşgulüm.
Translate from Turkish to English

O, bir dönem ödeviyle ilgili çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Bu dönem çok çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Dönem sınavları nihayet bitti.
Translate from Turkish to English

Bir dönem daha hizmet etmek istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Japonya'da yeni dönem nisan ayında başlar.
Translate from Turkish to English

Öğrenciler dönem ödevlerini teslim ettiler.
Translate from Turkish to English

Bu dönem ne alacaksın?
Translate from Turkish to English

O beşinci dönem mi?
Translate from Turkish to English

Amerika'da zenciler bir dönem köle olarak satıldı.
Translate from Turkish to English

Bu dönem Fransızca alıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom geçen dönem Fransızcadan başarısız oldu.
Translate from Turkish to English

Gelecek dönem Fransızca öğreneceğim.
Translate from Turkish to English

Gelecek dönem Fransızca sınıfına kayıt olacağım.
Translate from Turkish to English

Şikâyet etmekten başka hiçbir şey yapmıyorsun! Sıkıntılı bir dönem geçiren tek kişi sen değilsin.
Translate from Turkish to English

Bu dönem çok az çalıştım, bu yüzden gelecek dönem çok çalışacağım.
Translate from Turkish to English

Bütün dönem çok fizik çalışmadım.
Translate from Turkish to English

Bu dönem ne çalışıyorsun?
Translate from Turkish to English

Büyük olasılıkla, devlet başkanı bir dönem daha görev yapacak.
Translate from Turkish to English

Büyük olasılıkla, devlet başkanı ikinci bir dönem hizmet edecek.
Translate from Turkish to English

İkinci dönem sona erdi.
Translate from Turkish to English

Meryem Hanım o günlerde de sıkıntılı bir dönem yaşıyordu.
Translate from Turkish to English

Bu dönem Türkiye için, müzakerelerin yoğunlaştığı bir dönem olacak.
Translate from Turkish to English

Bu dönem en sevdiğin ders hangisi?
Translate from Turkish to English

Bu dönem Arapça 5. kur konularını göreceğim.
Translate from Turkish to English

Bu dönem, hangi oyun üzerinde çalışıyordunuz?
Translate from Turkish to English

Dün ilk dönem bitti.
Translate from Turkish to English

Öğretmen Arapça Seviye 5'in bu dönem iptal edildiğini duyurdu.
Translate from Turkish to English

Bildiğim kadarıyla ilk dönem boyunca hiçbir sorun yoktu.

O dönem boyunca, yatmaya daha erken giderdim.

Tom zor bir dönem geçirdi.

Tom bu dönem çok çalışıyor.

Yeni dönem boyunca ne yapacağımızı düşünüyorsun?

Devlet ceza evinden üç uzun dönem mahkum kaçtı.

Gelecek dönem Fransızca dersi almayı düşünüyorum.

Bildiğim kadarıyla, ilk dönem sırasında hiçbir sorun yoktu.

O bazen kız kardeşine dönem ödevlerini yazdırır.

Antik dönem Gnostikleri, maddesel dünyanın içkin olarak kötücül olduğuna inanıyorlardı.

Almanca kursu bir dönem sürer.

Nihayet dönem sonu sınavları bitti.

Bu dönem, öğrenciler istatistiksel örnekleme tekniklerini okuyacaklar ve uygulayacaklar.

Önümüzdeki dönem, barış ve esenlik dönemi olacaktır.

Dönem sonu yakında gelecektir.

O, Mozart ve Beethoven gibi klasik dönem bestecilerini sever.

O, geçen dönem buraya geldi mi?

Paleolitik olarak bilinen dönem sırasında, insan hayatta kalmak için mücadele etmek zorundaydı.

Çok geçmeden yeni dönem başlar.

Bu dönem 5. seviye Arapça alıyorum.

Bu dönem 5. seviye Arapça alacağım.

Bir sonraki dönem daha çok çalışacağım.

Tom bir dönem hizmet etti.

Tom bir dönem ödevi üzerinde çalışıyor.

Tom bu dönem Fransızca dersi alıyor.

Ali bu dönem takdir aldı.

Ali bu dönem takdirname aldı.

Ali bu dönem teşekkür aldı.

Ali bu dönem teşekkürname aldı.

Sıkıntı yarattığı dönem bitti.

Ali işsiz olduğu dönem aylarca kuru ekmeğe talim etti.

Etiler, Anadolu'da yaşamış antik dönem medeniyetlerinden biridir.

Bölge durgun bir dönem yaşıyor.

En zor dönem buydu.

Yunanistan örgütün dönem başkanlığını yürütüyor.

Askerliğini kısa dönem yaptı.

Bu dönem iki dersi verememiş.

Bu hoca çok not tutturuyor. Daha birinci dönem bitmeden ikinci deftere geçtim.

Şimdilerde adına ASMR denen duyguya çocukluğumdan beri aşinaydım ama sanırım o dönem bu kelime henüz icat olmamıştı. Benim için isimsiz ve tuhaf bir zevkti o zamanlar.

On dört gün boyunca günlerinizin çoğunu depresif geçirdiğiniz bir dönem oldu mu?

Uzun dönem bakım sigortası kapsamındaki bakım hizmetlerinden yararlanabilmek için gerekli yetkilendirme formu doldurulmalıdır.

Canım gençliğim, denk geldiğin dönem için özür dilerim.

Müsabaka o dönem itibariyle aslında savaşa hazırlıklı olmak demekti.

Bu müsabakalar sayesinde hem ata sporu olan cirit gelişmiştir hem de bu vesileyle askerler her dönem savaşa hazır tutulmuştur.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English