Learn how to use dönen in a Turkish sentence. Over 33 hand-picked examples.
Güneşin etrafında dönen dokuz gezegen vardır, Dünya onlardan biridir.
Translate from Turkish to English
Okula dönen çocukları izledi.
Translate from Turkish to English
O, sözünden dönen bir kadın değildir.
Translate from Turkish to English
Sputnik 1 dünyanın etrafındaki yörüngede dönen ilk uyduydu.
Translate from Turkish to English
Sözünden dönen olacaksa şimdiden söylesin, canını yakarım.
Translate from Turkish to English
Deliye dönen benim!
Translate from Turkish to English
Neden dünya piyasalarında dönen para belli bir milletin elinde?
Translate from Turkish to English
Hanuka bayramı sırasında dört taraflı dönen top ile oynamak gelenekseldir.
Translate from Turkish to English
Satürn kendi ekseni üzerinde çok hızlı dönen çok büyük bir gaz gezegendir.
Translate from Turkish to English
Tom yardım etmek için dönen tek kişi.
Translate from Turkish to English
Laika dünyanın yörüngesinde dönen ilk hayvandı.
Translate from Turkish to English
Dönen birçok şey vardı.
Translate from Turkish to English
Geri dönen askerler savaştaki cesaretleri nedeniyle övüldüler.
Translate from Turkish to English
Kara delik, iyonize gazdan oluşan dönen bir diskle çevrilidir.
Translate from Turkish to English
Sami ve Leyla, bir görevden geri dönen Hıristiyanlardı.
Translate from Turkish to English
Erkan'ın şutunu kaleci çıkarmayı başardı, ikinci pozisyonda Ali dönen topu filelere gönderdi.
Translate from Turkish to English
Ali kaleciden dönen topu tamamladı.
Translate from Turkish to English
Direkten dönen topu Ali kafayla tamamladı.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor'un gole en yaklaştığı an Ali'nin direkten dönen şutuydu.
Translate from Turkish to English
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden; birçok seneler geçti, dönen yok seferinden.
Translate from Turkish to English
Dönen geyikten haberin var mı?
Translate from Turkish to English
Dönen goygoydan haberin var mı?
Translate from Turkish to English
Onu kovdu; yaşam ağacının yolunu denetlemek için Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.
Translate from Turkish to English
Sözünden dönen namerttir.
Translate from Turkish to English
Trenler işten dönen insanlarla doluydu.
Translate from Turkish to English
Oradan geri dönen olmadı.
Translate from Turkish to English
Mevzu atlı karıncalar değil, dönen dolaplar.
Translate from Turkish to English
Belediye ekipleri komşuların şikâyeti üzerine çöp eve dönen daireye girip temizlik yaptı.
Translate from Turkish to English
Kendimi tam olarak Uberci görünce deli divaneye dönen taksici gibi hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Otogardaki dönen tuvalet kapıları cezaevlerindeki koğuş kapıları gibiydi.
Translate from Turkish to English
Ali dönen dolapları öğrenince kendini UFO gören masum köylü gibi hissetti.
Translate from Turkish to English
Dönen mevzuyu destekliyorum.
Translate from Turkish to English
Kalman saatlerce çadırının etrafında dönen koyoteleri dinledi.
Translate from Turkish to English