Learn how to use dönmüş in a Turkish sentence. Over 69 hand-picked examples.
Tom Boston'dan dönmüş olmalı.
Translate from Turkish to English
Sözünden dönmüş olamaz.
Translate from Turkish to English
Yediden önce hiç eve dönmüş müydün?
Translate from Turkish to English
Yediye kadar dönmüş olacağım, söz veriyorum.
Translate from Turkish to English
Vallahi yediye kadar dönmüş olacağım.
Translate from Turkish to English
Endişelenme, on ikiden önce dönmüş olacağım.
Translate from Turkish to English
Endişelenmeyin, on ikiden önce dönmüş olacağım.
Translate from Turkish to English
Endişelenmeyiniz, on ikiden önce dönmüş olacağım.
Translate from Turkish to English
Son kez sözünden dönmüş olacaktı.
Translate from Turkish to English
Tom şimdi dönmüş olmalıydı.
Translate from Turkish to English
Gömleğinin içi dışına dönmüş.
Translate from Turkish to English
Yere tükürmeye fırsatın olmadan geri dönmüş olurlar.
Translate from Turkish to English
Echo annesinin dönmüş olmasından çok mutluydu.
Translate from Turkish to English
Tom şimdiye kadar dönmüş olmalı.
Translate from Turkish to English
Karanlık çökmeden dönmüş ol.
Translate from Turkish to English
Her şey normale dönmüş gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Gece yarısına kadar dönmüş olurum.
Translate from Turkish to English
Tom dönmüş.
Translate from Turkish to English
O şaşkına dönmüş görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom kendini şaşkına dönmüş buldu.
Translate from Turkish to English
Eğer her şey plana göre giderse, yarın gece eve tekrar dönmüş olmalıyım.
Translate from Turkish to English
O iki cami arasında kalmış beynamaza dönmüş.
Translate from Turkish to English
Biz kısa süre içinde dönmüş olacağız.
Translate from Turkish to English
Tom bir saat içinde dönmüş olacak.
Translate from Turkish to English
Bir saat içinde mutlaka geri dönmüş olacağım.
Translate from Turkish to English
Savanadaki bir safariden henüz dönmüş gibi görünüyorsunuz.
Translate from Turkish to English
Bir saat içinde buraya dönmüş olmam gerekir.
Translate from Turkish to English
Ailemle birlikte dönmüş olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Leyla şimdi dönmüş.
Translate from Turkish to English
Çok şanslı ki o imalathaneden dönmüş.
Translate from Turkish to English
Tom daha önce dönmüş olabilirdi.
Translate from Turkish to English
Dünya tersine dönmüş, yine de güzel bir gün dilerim.
Translate from Turkish to English
Tom serseme dönmüş görünmüyordu.
Translate from Turkish to English
Sami'nin o zamana kadar dönmüş olması gerekirdi.
Translate from Turkish to English
Saat 2.30'a kadar dönmüş olacağını düşünmüyor musun?
Translate from Turkish to English
Tom yakında Avustralya'dan dönmüş olacak.
Translate from Turkish to English
Tom gelecek pazartesi Boston'dan dönmüş olacak.
Translate from Turkish to English
Tom'un öğle yemeği vaktine kadar dönmüş olması gerekiyordu.
Translate from Turkish to English
Saat 2.30'da dönmüş oluruz.
Translate from Turkish to English
Belki Tom yakında dönmüş olacak.
Translate from Turkish to English
Saat 2.30 civarı dönmüş olurum.
Translate from Turkish to English
Bu akşam dönmüş olurum.
Translate from Turkish to English
Yarın öğleden sonra dönmüş olurum.
Translate from Turkish to English
Bir saat içinde dönmüş olacağım.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'dan dönmüş sanırım.
Translate from Turkish to English
Tom'un kolları tarlaya dönmüş.
Translate from Turkish to English
Dünya tersine dönmüş!
Translate from Turkish to English
Tom İskeletor'a dönmüş.
Translate from Turkish to English
Tom birkaç güne dönmüş olur.
Translate from Turkish to English
Yakında dönmüş olmamız gerek.
Translate from Turkish to English
Yarın akşama dönmüş olurum.
Tom'un Avustralya'ya dönmüş olmasından çok memnunum.
Pazartesi dönmüş olmayı umuyorum.
Ali saçına jöle sürünce apaçiye dönmüş.
Ali kılık kıyafetiyle Arizona kertenkelesine dönmüş.
Yakında dönmüş olurum.
Vay anam vay, neler dönmüş Serhat ya.
Üç buçuk gibi dönmüş olur.
Ali'nin maskesi günlerdir takılmaktan ciğerci peşkirine dönmüş.
İki ayın sonunda ise Kaliforniya'ya geri dönmüş.
Kocası ise daha sonra yine Yunanistan'a dönmüş.
Yıllardır onarılmayan çatlak cam, güneşten boyaları solup dökülmeye başlamış çerçeveler, kirden kül rengine dönmüş perde ve tavandaki rutubet lekelerinden içerideki iç acıtan virane ortam daha girmeden belli oluyordu.
Tom yarın Boston'a dönmüş olacak.
Diyet yapmaktan iyice canlı cenazeye dönmüş. Kilolu hâli daha sağlıklıydı.
Bölgedeki politik manzara Meksika açmazına dönmüş durumda.
Herkes Ali'yi kıble edinmişçesine ona doğru dönmüş anlattıklarını can kulağıyla dinliyordu.
Fadime Temel'e akşam evde kimsenin olmadığını söyleyip evine çağırmış. Temel de heyecanlanıp kabul etmiş. Temel akşam zile basınca kapı açılmayıp aynen Fadime'nin söylediği gibi evde kimsenin olmadığını görünce kös kös geri dönmüş.
Tost kömüre dönmüş.
Göz açıp kapayana kadar ben dönmüş olurum.