Learn how to use dövme in a Turkish sentence. Over 49 hand-picked examples.
Şu ana kadar dövme yaptırmayı düşündünüz mü?
Translate from Turkish to English
Bir dövme yapmayı düşündüm ,ama o düşünceden vazgeçtim.
Translate from Turkish to English
Tom'un, sağ ayağında küçük bir dövme olduğunu fark ettim.
Translate from Turkish to English
Tom kız arkadaşının adını koluna dövme yaptırdı fakat sonra o onu terk etti.
Translate from Turkish to English
Tom kız arkadaşının adını koluna dövme yaptırdı.
Translate from Turkish to English
Dövme yaptırmak aptalca bir fikir.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'in dövme yaptırmasını istemedi.
Translate from Turkish to English
Onun vücudunda bir sürü dövme var.
Translate from Turkish to English
Tom ilk kez Mary'nin önünde gömleğini çıkardığında utanmıştı, çünkü göğsüne onun eski arkadaşının adını dövme yaptırmıştı.
Translate from Turkish to English
Ben bir dövme sanatçısıyım.
Translate from Turkish to English
Ne güzel bir dövme!
Translate from Turkish to English
Şimdiye kadar gördüğün en kötü dövme hangisi?
Translate from Turkish to English
Bir dövme yaptırabilir miyim?
Translate from Turkish to English
Ben Tom'a dövme yaptırmanın yapılacak aptalca bir şey olacağını söyledim.
Translate from Turkish to English
Dövme yaptırmaya kararlı mısın?
Translate from Turkish to English
Tom bir dövme sanatçısı olmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Hiç böyle bir dövme görmedim.
Translate from Turkish to English
Geçen hafta yeni bir dövme yaptırdım.
Translate from Turkish to English
O bir dövme salonunda çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Ne tür dövme yaptırmak istiyorsun?
Translate from Turkish to English
Ne tür dövme istiyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom göğsüne bir dövme yaptırmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Ben bir dövme yaptırmayı düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Onları nerede dövme yaptın?
Translate from Turkish to English
Beni dövme!
Translate from Turkish to English
Lütfen beni dövme.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin bir dövme yaptırmasını istedi.
Translate from Turkish to English
Ben sadece bir dövme yaptırdım.
Translate from Turkish to English
Tom'un vücudunun her yerinde dövme vardır.
Translate from Turkish to English
O gerçek bir dövme mi?
Translate from Turkish to English
Tom'un bileğinde bir dövme var.
Translate from Turkish to English
Tom dövme salonuna gitti.
Translate from Turkish to English
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.
Translate from Turkish to English
Bu senin boynunda yeni bir dövme mi?
Translate from Turkish to English
Tom bir dövme sanatçısı olmak istiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom göğsünde bir dövme yaptırmak istedi.
Translate from Turkish to English
Tom göğsünde bir dövme yaptırmak istemedi.
Translate from Turkish to English
Tom göğsünde dövme yaptırmak istemiyor.
Translate from Turkish to English
Sami'nin omzunda bir dövme vardı.
Translate from Turkish to English
Tom'un eski kız arkadaşının adını koluna dövme olarak yaptırdı.
Translate from Turkish to English
Mary, erkek arkadaşının ismini kolunun üzerine dövme yaptırdı.
Translate from Turkish to English
Tom'un bir dövme salonu var.
Translate from Turkish to English
Tom'un sağ kolunda dövme var.
Translate from Turkish to English
Göğsüme bir dövme yaptırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Adını koluma dövme yaptırdım.
Translate from Turkish to English
Ali koluna "Ah minel aşk ve minel garaib" sözünü dövme yaptırdı.
Translate from Turkish to English
Kötü geçmiş dövme gibidir, kolay kolay silinmez.
Translate from Turkish to English
Mariya Elke'nin götüne halı dövme sopasıyla vurdu.
Alberto'nun bir dövme dükkanı var.