Learn how to use dün in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Dün on yedinci doğum günümdü.
Translate from Turkish to English
Dün sıcaktı.
Translate from Turkish to English
Dün orası sıcaktı.
Translate from Turkish to English
Buraya dün akşam altıda geldik.
Translate from Turkish to English
Dün cumartesi değil, pazardı.
Translate from Turkish to English
Eşyalar dün geldi.
Translate from Turkish to English
Dün gece arabam çalındı.
Translate from Turkish to English
Dün, Twitter hesabımı kapattım.
Translate from Turkish to English
Dün babama yardım ettim.
Translate from Turkish to English
O dün bizi görmek için geldi.
Translate from Turkish to English
Onlar dün otobüsle hayvanat bahçesine gittiler.
Translate from Turkish to English
Dün kız kardeşim Kobe'ye gitti.
Translate from Turkish to English
Tom beni dün sabah saat dokuzda aradı.
Translate from Turkish to English
Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.
Translate from Turkish to English
Biz dün tenis oynadık.
Translate from Turkish to English
Dün hava korkunç derecede soğuktu.
Translate from Turkish to English
Dün buraya ulaştım.
Translate from Turkish to English
Bu kamerayı dün aldım.
Translate from Turkish to English
Dün meşguldüm.
Translate from Turkish to English
Dün evde kalmadık.
Translate from Turkish to English
Tom dün televizyon izledi.
Translate from Turkish to English
Tom, dün TV izledi.
Translate from Turkish to English
Dün buraya koyduğum kitaba ne oldu?
Translate from Turkish to English
Dün Tokyo'ya ulaştım.
Translate from Turkish to English
Dün Tokyo'ya vardım.
Translate from Turkish to English
Dün Disneyland'e gittim.
Translate from Turkish to English
Dün gece ne zaman yattın?
Translate from Turkish to English
Dün tenis oynamadılar.
Translate from Turkish to English
Dün ben Denizli'ye gittim ve kümesin yakınında bir horoz gördüm.
Translate from Turkish to English
Dün okulun son günüydü.
Translate from Turkish to English
Dün yeni bir kişisel bilgisayar satın aldım.
Translate from Turkish to English
Dün yeni bir PC satın aldım.
Translate from Turkish to English
Dün gece bisikletimi çaldırdım.
Translate from Turkish to English
Dün bir kitap aldım.
Translate from Turkish to English
O, dün sebze aldı.
Translate from Turkish to English
Dün bu eteği satın alan kimdi?
Translate from Turkish to English
Şansa bak ki, biletleri dün almıştım.
Translate from Turkish to English
Dün hava sıcaktı.
Translate from Turkish to English
Dün hava soğuktu.
Translate from Turkish to English
Dün hava bugünkünden daha soğuktu.
Translate from Turkish to English
Dün sabah hava çok soğuktu.
Translate from Turkish to English
Dün futbol oynadık.
Translate from Turkish to English
Cüzdanım dün çalındı.
Translate from Turkish to English
Dün akşam iyi bir vakit geçirdim.
Translate from Turkish to English
Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.
Translate from Turkish to English
Dün o, büyük bir adam gördü.
Translate from Turkish to English
Ben dün sizin babanıza rastladım.
Translate from Turkish to English
Ben dün sizin babanızla tanıştım.
Translate from Turkish to English
Dün ilginç bir hikaye okudum.
Translate from Turkish to English
Dün Tokyo'ya vardı.
Translate from Turkish to English
O, dün orada olamaz.
Translate from Turkish to English
Dün gece hava uyuyamayacağım kadar çok nemliydi.
Translate from Turkish to English
Dün gece Bay A bugünkü toplantıya katılamayacağını söylemek için beni aradı.
Translate from Turkish to English
Dün Tokyo'da hava bulutlu muydu?
Translate from Turkish to English
Dün geceden beri yağmur yağıyor.
Translate from Turkish to English
Dün gece tren istasyonu yakınında bir yangın vardı.
Translate from Turkish to English
Dün gece beni aradın mı?
Dün kedim öldü.
Dün niçin derste yoktun?
Dün nereye gittin?
O dün gitmedi.
Dün amcam beni ziyaret etti.
Dün lunaparkta öğretmenime rastladım.
Dün eve gitti.
Dün alışveriş yapmaya gitmedi, değil mi?
Dün balığa gittiler.
Neden dün gece uyuyamadın?
Dün hava yağmurluydu.
Dün onun gelmesini ne önledi?
O dün gece gökyüzünde bir UFO gördü.
Biz dün konuşmadık.
Ben, dün hiç zaman kaybetmeden teyzemi hastanede ziyaret ettim.
Dün çok yedim ve şimdi kötü hissediyorum.
O, dün beni ziyaret etti.
Dün depremden dolayı, Japonya'da çok sayıda bina çöktü.
Dün beni görmeye kim geldi sanıyorsun?
Dün çok fazla yedim ve şimdi kendimi kötü hissediyorum.
Dün ormanda bisiklete biniyorduk.
Küçük erkek kardeşim dün gece korkunç bir rüya gördüğünü söylüyor.
Tom'un dün gece geç saatlere kadar çalıştığını duydum. Doğru mudur?
Dün gece, Tom'un odasından gelen garip bir ses duydum.
Tom dün baktığı arabayı almamaya karar verdi.
O, dün Amerika için yola çıktı.
Dün camı kıran Tom idi.
Dün keşke diğerleri ile birlikte oyuna gitseydim.
Amcam dün bana bir kitap verdi. Kitap bu.
Dün bu saatte sinemadaydık.
Dün gece onu istasyonda karşılayacağına söz verdi fakat o asla gelmedi.
O dün gece onu karşılamak için söz verdi.
Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.
Dün olanlar hakkında utandım.
Dün gece seni aramaya çalıştım, fakat cevap vermedin.
Onu bugün mü yoksa dün mü satın aldınız?
Dün evde miydin?
O, dün on saatten daha fazla uyudu.
O dün Jack'e rastladı.
O, dün yatakta hastaydı.
Dün, annemle birlikte indirimli satışa gittim ve bana bir elbise alması için onu kışkırtmayı sürdürdüm.
Dün bir gün ücretli izin aldım.
Dün bir araba kayalıklara yuvarlandı.