Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dünya"

Learn how to use dünya in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Dünya portakal şeklindedir.
Translate from Turkish to English

Dünya güzel bir gezegendir.
Translate from Turkish to English

1958'de, Brezilya ilk Dünya Kupası zaferini kazandı.
Translate from Turkish to English

Jabulani, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın resmî maç topudur.
Translate from Turkish to English

Parasız bir dünya düşünebilir misiniz?
Translate from Turkish to English

İspanya, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın galibidir.
Translate from Turkish to English

Fransa, 1998 Dünya Kupası'nın galibidir.
Translate from Turkish to English

2010 Dünya Kupası'nı Hollanda kazandı.
Translate from Turkish to English

İspanya, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın galibi oldu ve millî takım logosu ilk yıldızını kazandı.
Translate from Turkish to English

Elektriksiz ve susuz bir dünya hayal edemeyiz.
Translate from Turkish to English

Gerhard Schröder, II. Dünya Savaşı boyunca yaşamayan ilk şansölyedir.
Translate from Turkish to English

Dünya dönüyor.
Translate from Turkish to English

Dünya nüfusu yükselme eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

Dünya senin etrafında dönmüyor.
Translate from Turkish to English

Dünya ekonomisi şimdi gerileme döneminde.
Translate from Turkish to English

Güneşin etrafında dönen dokuz gezegen vardır, Dünya onlardan biridir.
Translate from Turkish to English

Tüm Dünya Zirve toplantısını izliyor.
Translate from Turkish to English

Dünya seyahatine çıkmak amacıyla parasını biriktiriyor.
Translate from Turkish to English

Dünya dönmeyi durdursa,ne olacağını tahmin edersin?
Translate from Turkish to English

Lockheed skandalı büyük Amerikan uçak üreticisi Lockheed ile ilgili dünya çapında bir rüşvet skandalıdır.Şubat 1976 da su yüzüne çıktı ve esas olarak yolcu uçaklarının sözleşmelerinin kabulüne odaklandı.
Translate from Turkish to English

Bu dünya için çok yaşlıyım.
Translate from Turkish to English

Merhaba dünya!
Translate from Turkish to English

Dünya aptal insanlarla dolu.
Translate from Turkish to English

Yağmur ormanları dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına karşın; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar.
Translate from Turkish to English

1914'te olduğu gibi 1939'da dünya bir savaşın eşiğindeydi.
Translate from Turkish to English

Gemi ile dünya etrafındaki yolculuğuna başladı.
Translate from Turkish to English

Belki bu dünya başka bir gezegenin cehennemidir.
Translate from Turkish to English

Farklı aklı olanlara, aynı dünya bir cehennem ve bir cennettir.
Translate from Turkish to English

Uluslararası satışlarımız büyümeye, Toyo Computer adını dünya çapında iş dünyasına getirmeye devam ediyor.
Translate from Turkish to English

İnsanlar gelirler ve giderler fakat dünya kalır.
Translate from Turkish to English

Birçok Avrupalı ​​araştırmacılar on dokuzuncu yüzyılda eski Fars edebiyatı eğitimi almasına rağmen, yeni dünya çağdaş edebiyatımıza dikkat etmiyor.
Translate from Turkish to English

Dünya tehlikeli bir yerdir.
Translate from Turkish to English

Supersonic'in dünya şampiyonluğuna giden bütün yolu gideceğini düşünüyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Tüm Mısır halkını fakirleştirdiğinden dolayı neredeyse tüm dünya Hüsnü Mübarek'i kınıyor.
Translate from Turkish to English

Dünya güneşten daha küçüktür.
Translate from Turkish to English

Dünya güneşten sonra üçüncü gezegendir.
Translate from Turkish to English

Dünya hepimizin yaşadığı yerdir.
Translate from Turkish to English

Dünyadan nefret ediyorum çünkü dünya benden nefret ediyor.
Translate from Turkish to English

Modern iletişim ve ulaşım sistemleri sayesinde dünya küçülüyor.

Dünya kültürleri oldukça benzer hale gelmektedir.

" Dünyanın çevresinin iyiliği için söylüyorum," ama aslında o "Dünya üzerinde yaşayan insanların iyiliği için. "

Yapay dünya uydularının fırlatılmasına yaygın olarak uzayın bir keşfi gözüyle bakılmaktadır.

Bana gelince, uluslararası klas bir insan olmaya çabalamak yerine açık fikirli bir dünya insanı olmak istiyorum.

Selam dünya!

Dünya haritasına bir bak.

Dünya kadınsız ne olurdu?

Onun her zaman, dünya hakkında büyük bir merakı oldu.

Dünya şimdi olduğu durumda olmasa, kimseye güvenemem.

1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sona erdi.

İkinci Dünya Savaşı henüz bitmedi.

Soğuk Savaş İkinci Dünya Savaşından sonra başladı.

Kennedy, İkinci Dünya Savaşında bir Donanma kahramanı idi.

Sonunda, Birinci Dünya Savaşı resmen sona erdi.

Senatör Dole, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kahramandı.

Birinci Dünya Savaşı, sadece 15 yıl önce sona ermişti.

Birinci Dünya Savaşı, çabuk ve kolay sona ermedi.

Füze teknolojisi, İkinci Dünya Savaşı sırasında gelişti.

Bugünkü dünya rahat yaşamını petrole borçludur.

Bu kitap sadece İkinci Dünya Savaşına kadar uzanır.

Dünya yüzeyi volkanik aktivite nedeniyle yükseldi.

Bütün dünya bir atom savaşı ile yok edilebilir.

Bütün dünya savaşta yer aldı.

Tüm dünya şok oldu.

Tüm Dünya barışa açlık duyuyor.

Bütün Dünya üç tip insana bölünmüştür-parmak-kullananlar, çubuk- kullananlar, ve çatal-kullananlar.

Tüm dünya ünlü insanların türbesidir.

Animesiz dünya Internet erişimi olmayan bir çamaşır makinesi gibi olurdu.

Ödül parası dünya gezisine gitmeme olanak sağladı.

O bu yıl yüzmede üç dünya rekoru kırdı.

Bu antlaşmanın dünya barışına katkı sağlayacağını umuyorum.

Dünya çapında, gazeteler ve televizyon istasyonları Koko ve onun yavrusunun hikayesini anlattı.

Tom dünya rekoru kırdı.

Dünya bir gezegendir.

Bu küçük bir dünya.

Dünya yuvarlak.

O dünya rekoru kırdı.

WHO, Dünya Sağlık Örgütü anlamına gelir.

II. Dünya savaşı 1945'te sona erdi.

O, yeni bir dünya rekoru kırdı.

Hepimiz Dünya gezegeninde yaşıyoruz.

Dünya haritasına bir göz atın.

Onlar tekne ile dünya turuna çıktılar.

Dünya yuvarlaktır, düz değil.

Biz dünya barışı için çalışıyoruz.

O, dünya yörüngesine gitmedi.

Dünya petrolü tüketiyor.

II. Dünya Savaşı ne zaman patlak verdi?

Gücüm yeter yetmez dünya seyahati yapmayı planlıyorum.

O, ona uzun bir tatile çıkmasını tavsiye etti, bu yüzden o, derhal işi bıraktı ve dünya yolculuğuna çıktı.

Bu zalim bir dünya.

Ay'dan bakıldığında Dünya top gibi yuvarlaktır.

Dünya deli kaynıyor.

Dedem 2. Dünya Savaşı sırasında öldürüldü.

Dünya güneşin etrafında döner.

Dünya barışından endişeliyiz.

Tolstoy dünya çapında bir ün kazandı.

O, potansiyel Dünya şampiyonudur.

Dünya barışı için hepimiz istekliyiz.

Dünya ihtiyaçlarımızı tatmin edebilir ancak hırsımızı değil.

Dünya zalim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English