Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dünyayı"

Learn how to use dünyayı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Dünyayı değiştiren iletişimdir, bilgi değil.
Translate from Turkish to English

Allah dünyayı yarattı.
Translate from Turkish to English

Aşk dünyayı döndürür.
Translate from Turkish to English

Dünyayı korumanın önemini biliyorlar.
Translate from Turkish to English

Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı?
Translate from Turkish to English

Modern toplumun en büyük sorunlarından biri, insanların dünyayı benim gibi görmemeleri.
Translate from Turkish to English

Yakılan her kitap dünyayı aydınlatır.
Translate from Turkish to English

Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.
Translate from Turkish to English

Dünyayı değiştiren bilgi değil iletişimdir.
Translate from Turkish to English

Dünyayı yöneten aşktır.
Translate from Turkish to English

Beşik sallayan el dünyayı yönetir.
Translate from Turkish to English

Parasız dünyayı düşünebiliyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Romalılar ilk önce Latince çalışması gerekli olsaydı, asla dünyayı fethetme şansları olmazdı.
Translate from Turkish to English

Dünyayı araştırabilirsin ama asla Mary'den daha güzel bir kadın daha bulamazsın.
Translate from Turkish to English

Dünyayı araştırabilirsin ve asla Tom'dan daha dürüst bir adam daha bulamazsın.
Translate from Turkish to English

Tom dünyayı dolaştı
Translate from Turkish to English

Güzel dünyayı kirlilikten korumak için ne yapmalıyız?
Translate from Turkish to English

O, tek başına seksen günde dünyayı gezdi.
Translate from Turkish to English

Tanrı dünyayı yarattı.
Translate from Turkish to English

O, dünyayı gezdi.
Translate from Turkish to English

O, tüm dünyayı gezdi.
Translate from Turkish to English

Ben tekneyle dünyayı gezmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Keşke dünyayı gezebilsem.
Translate from Turkish to English

O, geçen yıl dünyayı gezdi.
Translate from Turkish to English

Üniversiteden mezun olduktan sonra, dünyayı gezerek iki yıl geçirdim.
Translate from Turkish to English

Bana öyle geliyor ki dünyayı gezmeyi seviyorsun.
Translate from Turkish to English

Dinozorlar dünyayı yönetirdi.
Translate from Turkish to English

Dünyayı gezmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Dünyayı dolaşıyor.
Translate from Turkish to English

Onun hayali Dünyayı gezmektir.
Translate from Turkish to English

Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.
Translate from Turkish to English

Senin konuşabildiğinin yarısı kadar iyi İngilizce konuşabilsem, tüm dünyayı seyahat etme hakkında endişeli olmam.
Translate from Turkish to English

Para dünyayı yönetir.
Translate from Turkish to English

Dünyayı kandırmak istediğinizde doğruyu söyleyin.
Translate from Turkish to English

Dünyayı görmek istemez misin?
Translate from Turkish to English

Dünyayı gezip diğer insanların nasıl yaşadığını öğrenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Vin Diesel şınav çekerken kendini yukarıya çekmez, dünyayı aşağıya iter.
Translate from Turkish to English

Tüm dünya bir çiçek ve tüm dünyayı koklayacak zamanım var.
Translate from Turkish to English

Ailemi, ülkemi ve dünyayı seviyorum.
Translate from Turkish to English

Tanrı, Oğlunu dünyayı yargılamak için dünyaya göndermedi; dünya onun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi.
Translate from Turkish to English

İnsan şehirleri kalıntıları Dünyayı benekler.
Translate from Turkish to English

Dünyayı dolaşmayı çok seviyorum.
Translate from Turkish to English

Onlar dünyayı değiştirdiler.
Translate from Turkish to English

Dünyayı daha iyi bir yer hâline getirmek için birlikte çalışmamız gerek.
Translate from Turkish to English

Darwin dünyayı değiştirdi.

Bu bomba bütün dünyayı yok edebilirdi.

Dünyayı kurtarabilecek tek kişi sensin.

Bana yeterince uzun bir manivela ve onu yerleştirmek için bir dayanak verin ve dünyayı kımıldatacağım.

Bir top model olmak ve dünyayı gezmek istiyorum.

Dünyayı keşfetmek ve bir maceraya devam etmek istiyorum.

Artık dünyayı anlamıyorum.

Artık dünyayı anlamıyorum, aslında onu hiç anlamadığımı kesinlikle şimdi fark ediyorum.

Tom dünyayı değiştirmek istiyor.

Ne için çalışıyoruz dünyayı gezip görmek için, değil mi?

Şimdi dünyayı bir dolaşın.

Şimdi dünyayı değiştirmek zorundayım.

Dünyayı değiştirmek için yeterince gücüm yok.

Batılılar, karşılıksız bastıkları paralarıyla dünyayı soymaya devam ediyorlar.

Gelecek nesiller için dünyayı korumalıyız.

Ekvator dünyayı iki yarım küreye ayırır.

Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünür ama kimse kendisini değiştirmeyi düşünmez.

İletişim dünyayı değiştirir, bilgi değil.

Bu dünyayı mezardan yönetmeye çalışan erkeklerden uzak durun.

Bir şair, bir adamın bir kadına baktığı gibi dünyayı inceler.

Yaşamını dünyayı değiştirerek geçirmek istiyordu.

Dünyayı dolaştık.

Keşke eski dünyayı görebilsem.

Dünyayı kadınlar değiştirecek.

Kadınlar dünyayı değiştirirler.

Dünyayı verseler okula gitmezdi.

Sadece barış dünyayı kurtarabilir.

Tom dünyayı kurtarmak istedi.

Dünyayı nasıl kurtarabiliriz.

Barıştan başka hiçbir şey dünyayı kurtaramaz.

Tom dünyayı kurtarabileceğini düşünüyor.

Tek başına dünyayı kurtaramazsın.

Tom dünyayı kurtarabilecek tek kişi.

Seni öperken etrafımızdaki dünyayı unutuyorum.

Dünyayı kurtarma planını anlat bakalım.

Dünyayı kurtarma niyetinde değiliz.

Tom dünyayı gezeceğini söylüyor.

İncil'e göre Allah dünyayı altı günde yarattı.

İncil'e göre Tanrı dünyayı altı günde yarattı.

Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.

Tom yepyeni bir dünyayı fark etti.

Hadi dünyayı ele geçirelim!

Ben dünyayı görmek istiyorum.

Göze göz düşüncesi bütün dünyayı kör edecek.

Tanrı dünyayı altı günde yarattı.

Hepimiz dünyayı daha güvenli bir yer yapmak için çalışıyoruz.

Hoca dünyayı gezdi yine de çocuk kaldı.

Roma'nın kaderi dünyayı fethetmekti.

Seninle dünyayı fethetmek isterdim ama ikimizin çok da ileri gidemeyeceğini hissediyorum.

O, az bilinen ülkeler hakkındaki gerçekleri toplamak için dünyayı dolaşıyor.

"Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?" "Fırın."

Dünyayı seyahat etmekten hoşlanıyor gibi görünüyorsun.

Dan dünyayı dolaşmaya karar verdi.

Tom dünyayı değiştirecek.

Öbür dünyayı unutup hiç gitmeyecek gibi bu dünyada yaşayan azgın insanlar ve azgın halklar, yazık size.

Dünyayı değiştirmek istiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English