Learn how to use düzeltmek in a Turkish sentence. Over 64 hand-picked examples.
Dişlerimi düzeltmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Neden birbirimizin yanlışlarını düzeltmek zorundayız?
Translate from Turkish to English
Sen durumu düzeltmek için eline geçen birçok fırsatı kullanmadın. Bunu bilerek yaptın, değil mi?
Translate from Turkish to English
Bazen düzeltmek yazmaktan zordur.
Translate from Turkish to English
Yoksul geçimini düzeltmek için her yolu dener.
Translate from Turkish to English
Cümleleri düzeltmek için sahipleniyor musun?
Translate from Turkish to English
Bunu düzeltmek imkansız.
Translate from Turkish to English
Düzeltmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.
Translate from Turkish to English
Sızıntıyı düzeltmek için yardım ettim.
Translate from Turkish to English
Ben bu makaleyi düzeltmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben bu makaleyi düzeltmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
Tom onu düzeltmek için ne zaman uğruyor?
Translate from Turkish to English
Düzeltmek için masayı baş aşağı çevirdim.
Translate from Turkish to English
Üzgünüm. Bunu düzeltmek için her şeyi yapacağım.
Translate from Turkish to English
Bunu düzeltmek zorundayız.
Translate from Turkish to English
Onu düzeltmek Tom'un sadece beş dakikasını aldı.
Translate from Turkish to English
Biz onu düzeltmek zorundayız.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary evliliklerini düzeltmek istediler.
Translate from Turkish to English
Onların işi makaleleri düzeltmek.
Translate from Turkish to English
Onu düzeltmek birkaç saatimi aldı.
Translate from Turkish to English
Raporumu düzeltmek için zamanım yoktu.
Translate from Turkish to English
Onu düzeltmek için bitkiye bir çubuk bağladım.
Translate from Turkish to English
Tom onu düzeltmek istedi.
Translate from Turkish to English
Düzeltmek için isteklilik bir bilgelik işaretidir.
Translate from Turkish to English
Yanlış yaptığımız şeyi düzeltmek zorundayız.
Translate from Turkish to English
Raporunu düzeltmek için zamanın yoktu.
Translate from Turkish to English
LASIK, kornea yüzeyini düzeltmek için kullanılan bir lazerdir.
Translate from Turkish to English
Bozuk olmayan bir şeyi düzeltmek için bir neden yoktur.
Translate from Turkish to English
Durumu düzeltmek için daha çok çalışmalıyız.
Translate from Turkish to English
Kötü bir anlaşmayı elden geldiği kadar düzeltmek zorundaydık.
Translate from Turkish to English
Sanırım hataları düzeltmek için çalışıyorsun.
Translate from Turkish to English
Tom işleri Mary için düzeltmek için bazen uğradı.
Translate from Turkish to English
Saçımı ütüyle düzeltmek sonsuza kadar sürüyor.
Translate from Turkish to English
Bazı şeyleri düzeltmek zorundayız.
Translate from Turkish to English
Biz hatalarımızı düzeltmek zorundayız.
Translate from Turkish to English
Bu Titanik'te şezlongları yeniden düzeltmek gibi.
Translate from Turkish to English
Onu düzeltmek için bir yol bulmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Bu sorunu düzeltmek için çok çalışmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Bu sistemi düzeltmek zorundayız.
Translate from Turkish to English
İşleri düzeltmek için yalnızca birkaç güne daha ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Bunu düzeltmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
Hatamı düzeltmek için ne gerekiyorsa yapacağım.
Translate from Turkish to English
Onu düzeltmek için ne gerekiyorsa yapacağım.
Translate from Turkish to English
Bunu düzeltmek ne kadar sürer?
Translate from Turkish to English
Onu düzeltmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben hala bunu düzeltmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
İşlerimi düzeltmek yaklaşık bir hafta alacak.
Durumu düzeltmek zorundayım.
Denememi düzeltmek için okuyorum.
Leyla onun hatasını düzeltmek için hiçbir şey yapmadı.
İşleri düzeltmek için ne gerekiyorsa yapacağım.
Düzeltmek zordu.
Tom bunu düzeltmek istemedi.
Tom Mary'nin moralini düzeltmek istiyordu.
Tom bunu düzeltmek istemiyor.
Kimi zaman düzeltmek yazmaktan daha zordur.
Üçüncü paragrafı düzeltmek lazım.
Bu sorunları düzeltmek zorundayız.
Bu işleri düzeltmek için son şansımız.
Tom, "Hayatım kaybedildi," dedi. "Ama kalan zamanı iyi bir şeyler yapmak ve belki de yaptığım bazı yanlışları düzeltmek için kullanabilirim."
Tomla ilişkileri düzeltmek kolay iş değil.
Tom ile ilişkileri düzeltmek kolay olmayacak.
Tom bunu nasıl düzeltmek istiyor?
Bu cihazı düzeltmek için bazı aletlere sahip olman lazım.