Learn how to use düzensiz in a Turkish sentence. Over 40 hand-picked examples.
Odası düzensiz.
Translate from Turkish to English
Onun odası düzensiz.
Translate from Turkish to English
Tom, sarhoş ve düzensiz olduğu için tutuklandı.
Translate from Turkish to English
Düzensiz bir nabzım var.
Translate from Turkish to English
Annem odamın düzensiz olmasından hoşlanmıyor.
Translate from Turkish to English
Bu düzensiz.
Translate from Turkish to English
O sadıktır ama düzensiz ve bir dereceye kadar.
Translate from Turkish to English
Dün bütün gün düzensiz yağmur yağdı.
Translate from Turkish to English
Düzensiz ölü yapraklar havuzun üstünde yüzüyordu.
Translate from Turkish to English
Düzensiz fiilleri öğrenmeyi sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
İnsanlar sizi düzensiz olmakla suçluyor mu?
Translate from Turkish to English
Düzensiz fiiller İngilizcenin bir parçasıdır.
Translate from Turkish to English
Tom son derece düzensiz.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça düzensiz.
Translate from Turkish to English
Tom çok düzensiz.
Translate from Turkish to English
Bu çok düzensiz.
Translate from Turkish to English
Tom çok düzensiz, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom düzensiz, değil mi?
Translate from Turkish to English
Düzensiz değilim.
Translate from Turkish to English
Tom düzensiz.
Translate from Turkish to English
Sanırım Tom düzensiz.
Translate from Turkish to English
Bu oldukça düzensiz.
Translate from Turkish to English
Tom'un düzensiz bir sakalı var.
Translate from Turkish to English
Onun uzun ve düzensiz saçları bir aslan yelesine benzerdi.
Translate from Turkish to English
Mary Tom'un düzensiz davranışı tarafından rahatsız oldu.
Translate from Turkish to English
Düzensiz bir galaksi, belirsiz bir şekle sahiptir ve genç yıldızlar, toz ve de gazla doludur.
Translate from Turkish to English
Onun katılımı düzensiz.
Translate from Turkish to English
Bir evin düzensiz olmasına katlanabilirim ama kirli olmasından hoşlanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Düzensiz malzemelerin etkisini azaltmak zorundaydık.
Translate from Turkish to English
Sami'nin, Leyla'nın düzensiz davranışları nedeniyle kafası karışmıştı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin düzensiz olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom hâlâ düzensiz.
Translate from Turkish to English
Tom eskiden olduğu kadar düzensiz değil.
Translate from Turkish to English
Tom'un düzensiz olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Beylikdüzü'nün nüfusu düzensiz bir şekilde artmakta.
Translate from Turkish to English
Tom'un düzensiz olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English
Düzensiz fiilleri ezberlemek gerekir.
Translate from Turkish to English
Düzensiz fiilleri ezbere bilmek gerekir.
Translate from Turkish to English
Rusça öğrenirken, düzenli ve düzensiz fiiller arasındaki farkı anlamak önemlidir.
Translate from Turkish to English
O inanılmaz düzensiz bir insan.
Translate from Turkish to English