Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dışındaki"

Learn how to use dışındaki in a Turkish sentence. Over 37 hand-picked examples.

Yurt dışındaki Japon turistler çok para harcarlar.
Translate from Turkish to English

O, yurt dışındaki deneyimi hakkında çok sayıda kitaplar yazdı.
Translate from Turkish to English

Otelin dışındaki Tom için bekleyen bir limuzin vardı.
Translate from Turkish to English

Onun penceresinin dışındaki gürültü onun uyumasını engelledi.
Translate from Turkish to English

Penceresinin dışındaki gürültüden dolayı o uyuyamadı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin dairesinin dışındaki koridorda bir saat bekledi.
Translate from Turkish to English

Pencerenin dışındaki bir şey Tom'un dikkatini çekti.
Translate from Turkish to English

Genel müdür ofisin dışındaki protestocuları görmezden geldi.
Translate from Turkish to English

Yurt dışındaki gezin sırasında benim örneklerimi izlemeyi unutma.
Translate from Turkish to English

Onun dışındaki herkes güldü.
Translate from Turkish to English

Bir sıcak yaz öğleden sonra o, erkek arkadaşını şehrin dışındaki bir çiftliğe götürmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

İnsan bünyesi, Dünya dışındaki ortamlara uyum sağlayabilecek kadar esnek mi?
Translate from Turkish to English

Tom kabinin dışındaki güveyi izledi.
Translate from Turkish to English

Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.
Translate from Turkish to English

94 yaşındaki bir adam evinin dışındaki karı kürekle temizlerken kalp krizi geçirdi.
Translate from Turkish to English

Bir filozof, kendininkinin dışındaki tüm sorunları çözebilen bir adamdır.
Translate from Turkish to English

Ve sonra o, sığırları, koyunları ve tapınağın dışındaki herkesi kovaladı.
Translate from Turkish to English

Terör örgütü, elçilik dışındaki bomba patlamasından sorumluydu.
Translate from Turkish to English

Kulübün dışındaki kuyruk köşeye kadar uzanıyordu.
Translate from Turkish to English

Onlar lahana dışındaki tüm sebzeleri severler.
Translate from Turkish to English

Ötegezegenler, güneş sistemi dışındaki gezegenlerdir.
Translate from Turkish to English

Başkent Nairobi'de bir polis karakolunun dışındaki bir araba bombası patlamasında en az dört kişi öldü.
Translate from Turkish to English

O, lahana dışındaki tüm sebzeleri sever.
Translate from Turkish to English

John, evin dışındaki bir başka kişidir.
Translate from Turkish to English

Son bahar tatilim sırasında yurt dışındaki gezi masraflarımı ödemek için bir restoranda iş buldum.
Translate from Turkish to English

Tom hipnotize edilmiş görünüyordu ve çadırın dışındaki sesi izledi.
Translate from Turkish to English

Evinin dışındaki mavi araba senin mi?
Translate from Turkish to English

Sami, Kahire'nin dışındaki bir mezarlığa gömüldü.
Translate from Turkish to English

Şehrin epey dışındaki bir evde oğluyla beraber yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Kendi kontrolünüz dışındaki şeyler için endişe etmeyin.
Translate from Turkish to English

Bunun dışındaki her şey spekülasyondur.
Translate from Turkish to English

Bunun dışındaki her şey lüks.
Translate from Turkish to English

Banvit dışındaki markaların nuggetlarını yiyemiyorum.
Translate from Turkish to English

Kendin dışındaki şeylere ne kadar bağımlı olursan o kadar az mutlu olursun.
Translate from Turkish to English

Lütfen iç çamaşırlarınız dışındaki tüm giysilerinizi çıkarın.
Translate from Turkish to English

Amerika ülkedeyken görev yapan Afganistan başkanlarına, başkentin dışındaki bölgelerde hakimiyetlerinin sınırlı olmasından dolayı bazen "Kabil Belediye Başkanı" deniyordu.

Hamas'ın İsrail'i Gazze dışındaki başka yerlerden vurma kapasitesi var mı?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English