Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dışarıda"

Learn how to use dışarıda in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Dışarıda bir masaya oturabilir miyiz?
Translate from Turkish to English

Dışarıda hava çok soğuk, ceketsiz üşüteceksin.
Translate from Turkish to English

Kim gelirse gelsin, ona dışarıda olduğumu söyle.
Translate from Turkish to English

O her gün, dışarıda yemek yerdi, ancak şimdi buna gücü yetmiyor.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça sık dışarıda yiyor.
Translate from Turkish to English

Üzgünüm babam dışarıda.
Translate from Turkish to English

Karısı dışarıda olduğu için, kendisine akşam yemeği pişirdi.
Translate from Turkish to English

O dışarıda olmalı.
Translate from Turkish to English

TV izleme yerine dışarıda oynayın.
Translate from Turkish to English

Beni dışarıda bırakmayın.
Translate from Turkish to English

Sadece çok yağmur yağdığından dolayı bu akşam dışarıda yemek yemedik.
Translate from Turkish to English

Soruşturmada onun dışarıda olduğunu öğrendim.
Translate from Turkish to English

Maalesef doktor dışarıda.
Translate from Turkish to English

O dışarıda oynuyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye dışarıda oynanmayacak kadar sıcak olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Duvar köpekleri dışarıda tutacak kadar yüksek değildi.
Translate from Turkish to English

Tom dışarıda.
Translate from Turkish to English

Kim ararsa arasın, ona dışarıda olduğumu söyle.
Translate from Turkish to English

Topun içeride mi yoksa dışarıda mı olduğunu görmek çoğunlukla zordur.
Translate from Turkish to English

O şimdi öğle yemeğinde dışarıda olacak, bu yüzden hemen aramamız bir işe yaramaz.
Translate from Turkish to English

O bugün dışarıda oynar.
Translate from Turkish to English

Jane biz dışarıda iken bizim çocuklarımıza bakmayı teklif etti.
Translate from Turkish to English

Tom çok iyi pişiremez bu yüzden çoğunlukla dışarıda yer.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin dışarıda oynamasına izin vermedi.
Translate from Turkish to English

O şimdi dışarıda.
Translate from Turkish to English

Ben dışarıda bırakılmış hissettim.
Translate from Turkish to English

Ben her zaman dışarıda yerim.
Translate from Turkish to English

Babam dışarıda.
Translate from Turkish to English

Annem dışarıda.
Translate from Turkish to English

Ben genellikle dışarıda yerim.
Translate from Turkish to English

Tom dışarıda bırakılmış hissetti.
Translate from Turkish to English

Kendimi dışarıda kilitledim.
Translate from Turkish to English

Bu gece dışarıda yiyelim.
Translate from Turkish to English

Onlar dışarıda alışveriş yapıyorlar.
Translate from Turkish to English

Dün gece dışarıda mıydın?
Translate from Turkish to English

Biz haftada bir kez akşam yemeğini dışarıda yeriz.
Translate from Turkish to English

Dışarıda hava yaz gibi.
Translate from Turkish to English

Dışarıda ayak sesleri duyuyorum.
Translate from Turkish to English

Üzgünüm fakat o şimdi dışarıda.
Translate from Turkish to English

Bu gece dışarıda yemek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Değişiklik olması için dışarıda yiyelim.
Translate from Turkish to English

Bu akşam dışarıda yiyelim.
Translate from Turkish to English

Onlar dışarıda bahçedeler.
Translate from Turkish to English

Değişlik olsun diye dışarıda yiyelim.
Translate from Turkish to English

Taksi dışarıda bekliyor.
Translate from Turkish to English

Bu akşam dışarıda yiyeceğim.
Translate from Turkish to English

Akşam yemeğini bugün dışarıda yiyelim mi?
Translate from Turkish to English

Bu gece dışarıda yemeğe ne dersin?
Translate from Turkish to English

Çocuklar dışarıda oynamalılar.
Translate from Turkish to English

Dışarıda durun.
Translate from Turkish to English

Dışarıda oynamak için çok kalabalık.

Bu gece dışarıda yemek ister misin?

Canım bu gece dışarıda yemek istiyor.

Tom dışarıda çok oynamaz.

Kırmızı elbise giydiğinden dolayı, dışarıda durdu.

Bir yabancının dışarıda yürüdüğünü gördük.

Bu akşam canım dışarıda yemek istemiyor.

O, takım elbise giydiği için dışarıda durdu.

Biz kalacak bir yer bulamazsak dışarıda kamp kurmak zorunda kalacağız.

Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.

Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.

Sık sık dışarıda yer misin?

Dışarıda hava sıcak görünüyor.

Bay Tanabe şimdi dışarıda.

Dışarıda bir partimiz vardı.

Dışarıda hava kararıyor.

Benimle birlikte dışarıda yemeğe ne dersin?

Çocuklar dışarıda oynamayı severler.

Evde mi yoksa dışarıda mı yemek yersin.

Uzun bir süre onu dışarıda beklettiler.

Öğle yemeğini dışarıda yemeğe ne dersin?

Bugün dışarıda hava güzel, değil mi?

Dışarıda oynamak için çok karanlık.

Doygunluğu kendi içimizde bulamıyorsak, dışarıda aramak boşunadır.

Dışarıda bahçede hava sisli.

Bugün, dışarıda uyumak zorundayız.

Değişiklik olsun diye dışarıda yemeğe ne dersin?

Bu akşam dışarıda yemeğe ne dersin?

Babam şimdi bahçede dışarıda.

Cumartesi geceleri sık sık dışarıda yemek yiyor.

Bazen dışarıda ailesi ile birlikte yemek yedi.

Değişiklik olsun diye bu akşam dışarıda yemeye ne dersin?

Tom dışarıda çalışmaya alışıktır.

Dışarıda hava soğuk olduğu için içeri gel.

Çocuklar hava kararıncaya kadar dışarıda oynadılar.

Ne zaman onun evine gitsem, o dışarıda.

Karısının dışarıda çalışmasına itiraz etti.

Bütün gece dışarıda kalmayacağına söz ver.

Cumartesi akşamları genelde dışarıda yer.

Dışarıda biraz egzersiz yapmayı denemek isteyebilirsin.

Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.

Soğuk bir günde kimse dışarıda çalışmak istemez.

Tom dışarıda duruyordu.

Sivrisinekleri dışarıda tutmak için pencereyi kapadım.

Geç saatlere kadar dışarıda olduğu için oğlunu azarladı.

Bizi uzun süre dışarıda beklettiler.

Evimin dışarıda gizli bir yedek anahtarı var.

Değişiklik olsun diye bu sabah dışarıda yemeye ne dersin?

Bir grup insan dışarıda bekleyip duruyordu.

Dışarıda yiyelim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English