Learn how to use dağlara in a Turkish sentence. Over 48 hand-picked examples.
Tom dağlara tırmanmayı sever.
Translate from Turkish to English
Tom dağlara doğru işaret etti.
Translate from Turkish to English
Orada oldukları için dağlara tırmanırım.
Translate from Turkish to English
Ben dağlara tırmanmayı severim.
Translate from Turkish to English
Tom buradaki sıcak ve bunaltıcı yazlara dayanamıyor bu yüzden dağlara gidiyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin dağlara ya da plaja gelip gelmiyeceğini bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Kaymak için dağlara gittik.
Translate from Turkish to English
O, dağlara tırmanmaya alışkındır.
Translate from Turkish to English
Dağlara gitmeyi düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Dağlara tırmanmaya alışkındır.
Translate from Turkish to English
Önceden gerekli tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanmamam gerektiğini biliyorum.
Translate from Turkish to English
Önceden tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanacak kadar aptal değilim.
Translate from Turkish to English
Karlı kaplı dağlara bak.
Translate from Turkish to English
Karla kaplı dağlara bak.
Translate from Turkish to English
Dağlara tırmanmayı severim.
Translate from Turkish to English
Erkek kardeşimin dağlara tırmanmasını sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Sahile gitmektense dağlara gitmeyi tercih ederim.
Translate from Turkish to English
Dağlara tırmanmayı sever.
Translate from Turkish to English
Bay ve Bayan Kent geçen yaz dağlara gitmeyi tercih ediyordu.
Translate from Turkish to English
Bugün dağlara gitmeye karar verdik.
Translate from Turkish to English
Katil dağlara saklandı.
Translate from Turkish to English
Kışın böyle yüksek dağlara tırmanmasan iyi olur.
Translate from Turkish to English
Gençken dağlara giderdim.
Translate from Turkish to English
Onlar en yüksek dağlara tırmanıp denizlerin tabanında yürüdüler.
Translate from Turkish to English
Dağlara gidiyoruz.
Translate from Turkish to English
Neden bu hafta sonu dağlara gitmiyoruz?
Translate from Turkish to English
Dağlara gidelim.
Translate from Turkish to English
Onlar dağlara gittiler mi?
Translate from Turkish to English
Mary dağlara tırmanmayı seviyor.
Translate from Turkish to English
Yazın denize giderim, kışın dağlara.
Translate from Turkish to English
Onlar dağlara gitti ama hava güzel değildi.
Translate from Turkish to English
Bir fırtına sırasında dağlara tırmanmak tehlikelidir.
Translate from Turkish to English
Ben sahile gidebilirdim ama dağlara gittim.
Translate from Turkish to English
Ben deniz kenarına gidebilirdim ama onun yerine dağlara gittim.
Translate from Turkish to English
O, dağlara tırmanmayı seviyor.
Translate from Turkish to English
Biz dağlara doğru sürdük.
Translate from Turkish to English
Geçen hafta sonu piknik için dağlara gittim.
Translate from Turkish to English
Sen dağlara tırmanmayı seviyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English
Yazın dağlara gitmeyi tercih ederim.
Translate from Turkish to English
Evde olduğum zaman pencereden dağlara bakmayı severim.
Translate from Turkish to English
Evimdeyken penceremden dağlara bakmak hoşuma gidiyor.
Translate from Turkish to English
Dağlara yürüyüşe gidelim.
Translate from Turkish to English
Onlar dağlara tırmanmayı severler.
Translate from Turkish to English
Bütün köylüler kayıp bir kediyi aramak için dağlara gittiler.
Translate from Turkish to English
Dağlara çıkacağız, bu yüzden neden bizimle gelmiyorsun?
Translate from Turkish to English
Zerdüşt otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü terk edip dağlara çıktı.
Translate from Turkish to English
Güvendiğim dağlara kar yağdı.
Translate from Turkish to English
Kalman her yıl dağlara giderdi.