Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dağlara"

Learn how to use dağlara in a Turkish sentence. Over 48 hand-picked examples.

Tom dağlara tırmanmayı sever.
Translate from Turkish to English

Tom dağlara doğru işaret etti.
Translate from Turkish to English

Orada oldukları için dağlara tırmanırım.
Translate from Turkish to English

Ben dağlara tırmanmayı severim.
Translate from Turkish to English

Tom buradaki sıcak ve bunaltıcı yazlara dayanamıyor bu yüzden dağlara gidiyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin dağlara ya da plaja gelip gelmiyeceğini bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Kaymak için dağlara gittik.
Translate from Turkish to English

O, dağlara tırmanmaya alışkındır.
Translate from Turkish to English

Dağlara gitmeyi düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Dağlara tırmanmaya alışkındır.
Translate from Turkish to English

Önceden gerekli tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanmamam gerektiğini biliyorum.
Translate from Turkish to English

Önceden tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanacak kadar aptal değilim.
Translate from Turkish to English

Karlı kaplı dağlara bak.
Translate from Turkish to English

Karla kaplı dağlara bak.
Translate from Turkish to English

Dağlara tırmanmayı severim.
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşimin dağlara tırmanmasını sevmiyorum.
Translate from Turkish to English

Sahile gitmektense dağlara gitmeyi tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Dağlara tırmanmayı sever.
Translate from Turkish to English

Bay ve Bayan Kent geçen yaz dağlara gitmeyi tercih ediyordu.
Translate from Turkish to English

Bugün dağlara gitmeye karar verdik.
Translate from Turkish to English

Katil dağlara saklandı.
Translate from Turkish to English

Kışın böyle yüksek dağlara tırmanmasan iyi olur.
Translate from Turkish to English

Gençken dağlara giderdim.
Translate from Turkish to English

Onlar en yüksek dağlara tırmanıp denizlerin tabanında yürüdüler.
Translate from Turkish to English

Dağlara gidiyoruz.
Translate from Turkish to English

Neden bu hafta sonu dağlara gitmiyoruz?
Translate from Turkish to English

Dağlara gidelim.
Translate from Turkish to English

Onlar dağlara gittiler mi?
Translate from Turkish to English

Mary dağlara tırmanmayı seviyor.
Translate from Turkish to English

Yazın denize giderim, kışın dağlara.
Translate from Turkish to English

Onlar dağlara gitti ama hava güzel değildi.
Translate from Turkish to English

Bir fırtına sırasında dağlara tırmanmak tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Ben sahile gidebilirdim ama dağlara gittim.
Translate from Turkish to English

Ben deniz kenarına gidebilirdim ama onun yerine dağlara gittim.
Translate from Turkish to English

O, dağlara tırmanmayı seviyor.
Translate from Turkish to English

Biz dağlara doğru sürdük.
Translate from Turkish to English

Geçen hafta sonu piknik için dağlara gittim.
Translate from Turkish to English

Sen dağlara tırmanmayı seviyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English

Yazın dağlara gitmeyi tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Evde olduğum zaman pencereden dağlara bakmayı severim.
Translate from Turkish to English

Evimdeyken penceremden dağlara bakmak hoşuma gidiyor.
Translate from Turkish to English

Dağlara yürüyüşe gidelim.
Translate from Turkish to English

Onlar dağlara tırmanmayı severler.
Translate from Turkish to English

Bütün köylüler kayıp bir kediyi aramak için dağlara gittiler.
Translate from Turkish to English

Dağlara çıkacağız, bu yüzden neden bizimle gelmiyorsun?
Translate from Turkish to English

Zerdüşt otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü terk edip dağlara çıktı.
Translate from Turkish to English

Güvendiğim dağlara kar yağdı.
Translate from Turkish to English

Kalman her yıl dağlara giderdi.

Translate from Turkish to English