Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "dakika"

Learn how to use dakika in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Otobüs on beş dakika içinde istasyona gelecek.
Translate from Turkish to English

İngiliz, Belçikalı ve Hollandalı bir meyhaneye girer ve tezgahta otururlar. Barmen söyler, "Bir dakika bekleyin, bu bir şaka mı ne?"
Translate from Turkish to English

10 dakika içinde döneceğim.
Translate from Turkish to English

İstasyondan yürüyerek eve gitmek yalnız beş dakika.
Translate from Turkish to English

İstasyondan eve yürüyerek gitmek sadece beş dakika alır.
Translate from Turkish to English

Lütfen beş dakika bekle.
Translate from Turkish to English

15 dakika içinde varıyor olacağız.
Translate from Turkish to English

Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.
Translate from Turkish to English

Konuşma otuz dakika sürdü.
Translate from Turkish to English

Saatim on dakika ileri.
Translate from Turkish to English

Birisi bana içtiğin her sigara ömründen yedi dakika alır dedi.
Translate from Turkish to English

Hava yoksa insan on dakika bile yaşayamaz.
Translate from Turkish to English

Bir dakika bekle, lütfen.
Translate from Turkish to English

Otuz dakika geç döndü.
Translate from Turkish to English

Kırk dakika içerisinde dersten çıkacaklar.
Translate from Turkish to English

Tom'un treni beş dakika önce ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Bu dersin bitmesine 10 dakika kaldı.
Translate from Turkish to English

15 dakika geçti.
Translate from Turkish to English

İşini bitirdikten birkaç dakika sonra, o yatmaya gitti.
Translate from Turkish to English

Nakavttan on dakika sonra boksör yeniden bilincini kazandı.
Translate from Turkish to English

Çalar saat on dakika ileri.
Translate from Turkish to English

"Bir dakika içinde döneceğim,"diye ekledi.
Translate from Turkish to English

Ben sadece birkaç dakika ile treni kaçırdım.
Translate from Turkish to English

Bir dakika bekle, benim çamaşır tamam, çamaşırı asmaya gideceğim.
Translate from Turkish to English

JR istasyonuna yürüyerek ulaşmak kaç dakika sürer?
Translate from Turkish to English

Tom, 30 dakika sessizce oturdu.
Translate from Turkish to English

Otobüs, on dakika geç geldi.
Translate from Turkish to English

Tom, 30 dakika boyunca sessizce oturdu.
Translate from Turkish to English

Dersin bitimine kadar sadece on dakika var.
Translate from Turkish to English

Bana birkaç dakika daha verebilir misin?
Translate from Turkish to English

Arabayla istasyondan amcamın evine varmak yaklaşık sadece beş dakika aldı.
Translate from Turkish to English

İstasyondan okula yürümek yirmi dakika sürer.
Translate from Turkish to English

Doktor bir dakika içinde burada olacak.
Translate from Turkish to English

Bir dakika.
Translate from Turkish to English

Çay on dakika demlensin.
Translate from Turkish to English

Belirlenmiş sürenin on dakika gerisindesin.
Translate from Turkish to English

Lütfen beş dakika bekleyin.
Translate from Turkish to English

Tren on dakika içinde hareket edecek.
Translate from Turkish to English

Araba ile sadece otuz dakika sürer.
Translate from Turkish to English

Otobüs vaktinden beş dakika önce ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Otobüs on dakika geç kaldı.
Translate from Turkish to English

Otobüs, beş dakika içinde ayrılacak.
Translate from Turkish to English

Otobüs iki dakika erken geldi.
Translate from Turkish to English

Otobüs on dakika içinde gelecektir.
Translate from Turkish to English

O, birkaç dakika düşündü.
Translate from Turkish to English

O, 20 dakika içinde yüzüne makyaj yaptı.
Translate from Turkish to English

Yeni metro 20 dakika içinde okula gitmemi sağlamaktadır.
Translate from Turkish to English

Otobüsle istasyon yaklaşık on dakika sürer.

Saatim beş dakika geri kalmış.

Onlar otuz dakika sonra bize yetiştiler.

Annem on dakika önce evden ayrıldı.

O, ara vermeden 30 dakika boyunca konuştu.

O, 30 dakika içinde karşı tarafa vardı.

O, 10 dakika içinde diğer tarafa vardı.

Gelecek beş dakika önceydi.

İlk otobüs on dakika geç hareket edecek.

On dakika kadar uzun süre yağmurda bekletildim.

John beş dakika içinde burada olacak.

Hangi yoldan giderseniz gidin, yaklaşık on dakika içinde istasyona varabilirsiniz.

Sebebi saatimin beş dakika geri kalmasıydı.

Saatim bir günde iki dakika geri kalır.

Saatim bir günde üç dakika geri kalır.

Saatim bir günde bir dakika ileri gider.

Saatim bir günde beş dakika geri kalır.

Saatim bir ya da iki dakika ileri olabilir.

48 saati dakikaya dönüştürürseniz, kaç dakika yapar?

Lütfen otuz dakika bekleyin.

Tom beş dakika önce çıktı.

Tokyo ve Shin-Osaka arasını Hikari üç saat ve on dakika içinde koşar.

Tom masanın üzerindeki yemeği birkaç dakika içinde yemiş.

Tom her gece Mary'yi arar ve onunla en az 45 dakika konuşur.

Tom ve Mary birkaç dakika önce mutfakta sessizce konuşuyorlardı.

Tom ve Mary on dakika içinde burada olacak.

İki dakika içerisinde arabamızın benzini biter.

Tom tam olarak on iki dakika geç kalmıştı.

Tom, yataktan dışarı fırladı, bazı giysiler giyiverdi, kahvaltı yaptı ve on dakika içinde kapıdan çıktı.

Birkaç dakika önce buraya koyduğum kitaba ne oldu?

Her dakika durum kötüleşiyordu.

İnsanüstü güçlere ulaşmak umuduyla, Kristof Kolomb bir zamanlar beş dakika güneşe doğruca dik dik baktı.İşe yaramadı.

Otobüs on dakika rotarlı çalışıyor.

Saat on dakika geri kalmış.

Ben aradıktan üç dakika sonra geldi.

Tom onun otobüs durağına kadar koşmasının kaç dakika alacağını merak etti.

Tom sadece on beş dakika kendinden geçmişti.

Tom seni on beş dakika önce bekliyordu.

Tom on beş dakika içerisinde burada olmalı.

Tom birkaç dakika geç kalabilir.

Tom birkaç dakika içinde gitmek zorunda.

Telefon aramasından sonra üç dakika içerisinde polisler Tom'un kapısındaydılar.

Lütfen Tom'a beş dakika daha ayırabilip ayıramayacağını sor.

Ofisime varmak yaklaşık on beş dakika alır.

Evet, bir dakika içerisinde seninle birlikte olacak.

Konuşmanızı bir dakika içerisinde bağlayacağım.

Birkaç dakika gidebilir miyim?

Ben sadece bir dakika ile treni kaçırdım.

Sadece kısa bir yol, bu yüzden birkaç dakika içinde oraya yürüyebilirsiniz.

Sadece birkaç dakika sürer.

Sadece on beş dakika.

İstasyona gitmek beş dakika aldı.

Tom, bugün okula on dakika geç geldi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English