Learn how to use değerlendirmek in a Turkish sentence. Over 16 hand-picked examples.
Öğretmen tüm öğrencileri değerlendirmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Paramızı değerlendirmek istiyoruz.
Translate from Turkish to English
Onun yeteneğini değerlendirmek zordur.
Translate from Turkish to English
Küçük evimizi en iyi şekilde değerlendirmek zorunda kaldık.
Translate from Turkish to English
Tom sonuçları değerlendirmek için biraz zaman istedi.
Translate from Turkish to English
Koç'un onun saha performansını değerlendirmek için her oyuncuyla bire bir görüşmesi vardı.
Translate from Turkish to English
Polis soygun olasılığını değerlendirmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Hakem pozisyonu değerlendirmek için VAR hakemleriyle görüştü.
Translate from Turkish to English
Başkalarının niyet ve fiillerini yanlış değerlendirmek çok kolaydır.
Translate from Turkish to English
Bu tarz şeyleri genelleme yapmadan vaka bazında değerlendirmek daha sağlıklı olur.
Translate from Turkish to English
Ali'nin eleştirmenlerden pek iyi not almayan ilk filmini çıraklık dönemi eseri olarak değerlendirmek isabetli olur.
Translate from Turkish to English
Zenginlerin iç açıcı durumuna bakıp ekonomiyi değerlendirmek yanıltıcı olabilir.
Translate from Turkish to English
Tom hasarı değerlendirmek için arabasından indi.
Translate from Turkish to English
Stratejinin işe yarayıp yaramayacağını değerlendirmek zordur.
Translate from Turkish to English
Tobias dairesinden neyin çalındığını değerlendirmek için geri geldi.
Translate from Turkish to English
Metabolik sağlığı değerlendirmek için doktorlar kan şekerini, kolesterolü, kan basıncını ve diğer göstergeleri ölçer.
Translate from Turkish to English