Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "değersiz"

Learn how to use değersiz in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.

O değersiz görünüyor.
Translate from Turkish to English

O değersiz bir hurda.
Translate from Turkish to English

Şüpheli ve kararsız insanlar sizce değersiz midir?
Translate from Turkish to English

10 lira senin için değersiz bir paraysa, onu yardım için kullanarak çok değerli hale getirebilirsin.
Translate from Turkish to English

Değersiz olmasına rağmen, onu seviyorum.
Translate from Turkish to English

Sen hiç bu değersiz şeyin bazılarından kurtulmayı düşündün mü?
Translate from Turkish to English

Bu makine değersiz.
Translate from Turkish to English

Yatırım firması, değersiz hisse senedi satın alarak müşterilerini aldattı.
Translate from Turkish to English

Benim varlığım değersiz ve anlamsız.
Translate from Turkish to English

Bu kesinlikle değersiz.
Translate from Turkish to English

Ben değersiz hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Onun görüşü değersiz.
Translate from Turkish to English

O değersiz.
Translate from Turkish to English

O teker değersiz.
Translate from Turkish to English

O lastik değersiz.
Translate from Turkish to English

Bunlar değersiz insanlar.
Translate from Turkish to English

O değersiz bir şey.
Translate from Turkish to English

Kimsenin senin değersiz olduğunu söylemesine izin verme.
Translate from Turkish to English

Size değersiz olduğunu söyleyen herkesi görmezden gelin. Kimse değersiz değildir.
Translate from Turkish to English

Eğer biri size değersiz olduğunuzu söylerse, sadece onları görmezden gelin.
Translate from Turkish to English

Bu harita değersiz.
Translate from Turkish to English

Ben değersiz değilim.
Translate from Turkish to English

Sen değersiz bir kocasın.
Translate from Turkish to English

Senin görüşün değersiz.
Translate from Turkish to English

Sizin görüşünüz değersiz.
Translate from Turkish to English

Sizin görüşleriniz değersiz.
Translate from Turkish to English

Öldüğünüz zaman, tüm zenginlikleriniz sizin için değersiz hale gelecektir.
Translate from Turkish to English

Sence onlar değersiz birer et parçası mı?
Translate from Turkish to English

Sen değersiz bir kocasın. Senden nefret ediyorum.
Translate from Turkish to English

Bu değersiz olacak.
Translate from Turkish to English

Babamın öldüğünde bıraktığı antikalar değersiz hurdalardan başka bir şey değildi.
Translate from Turkish to English

Sami, Leyla'ya değersiz olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Esperantodan daha değersiz hobiler var.
Translate from Turkish to English

Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz. Ne var ki, Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti. Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.
Translate from Turkish to English

Zamanla yarışmaktan vazgeç. Ne sen ona yetişecek kadar hızlısın, ne de o seninle kaşık atacak kadar değersiz.
Translate from Turkish to English

Kendimi değersiz hissediyorum.
Translate from Turkish to English