Learn how to use değersiz in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.
O değersiz görünüyor.
Translate from Turkish to English
O değersiz bir hurda.
Translate from Turkish to English
Şüpheli ve kararsız insanlar sizce değersiz midir?
Translate from Turkish to English
10 lira senin için değersiz bir paraysa, onu yardım için kullanarak çok değerli hale getirebilirsin.
Translate from Turkish to English
Değersiz olmasına rağmen, onu seviyorum.
Translate from Turkish to English
Sen hiç bu değersiz şeyin bazılarından kurtulmayı düşündün mü?
Translate from Turkish to English
Bu makine değersiz.
Translate from Turkish to English
Yatırım firması, değersiz hisse senedi satın alarak müşterilerini aldattı.
Translate from Turkish to English
Benim varlığım değersiz ve anlamsız.
Translate from Turkish to English
Bu kesinlikle değersiz.
Translate from Turkish to English
Ben değersiz hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Onun görüşü değersiz.
Translate from Turkish to English
O değersiz.
Translate from Turkish to English
O teker değersiz.
Translate from Turkish to English
O lastik değersiz.
Translate from Turkish to English
Bunlar değersiz insanlar.
Translate from Turkish to English
O değersiz bir şey.
Translate from Turkish to English
Kimsenin senin değersiz olduğunu söylemesine izin verme.
Translate from Turkish to English
Size değersiz olduğunu söyleyen herkesi görmezden gelin. Kimse değersiz değildir.
Translate from Turkish to English
Eğer biri size değersiz olduğunuzu söylerse, sadece onları görmezden gelin.
Translate from Turkish to English
Bu harita değersiz.
Translate from Turkish to English
Ben değersiz değilim.
Translate from Turkish to English
Sen değersiz bir kocasın.
Translate from Turkish to English
Senin görüşün değersiz.
Translate from Turkish to English
Sizin görüşünüz değersiz.
Translate from Turkish to English
Sizin görüşleriniz değersiz.
Translate from Turkish to English
Öldüğünüz zaman, tüm zenginlikleriniz sizin için değersiz hale gelecektir.
Translate from Turkish to English
Sence onlar değersiz birer et parçası mı?
Translate from Turkish to English
Sen değersiz bir kocasın. Senden nefret ediyorum.
Translate from Turkish to English
Bu değersiz olacak.
Translate from Turkish to English
Babamın öldüğünde bıraktığı antikalar değersiz hurdalardan başka bir şey değildi.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'ya değersiz olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Esperantodan daha değersiz hobiler var.
Translate from Turkish to English
Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz. Ne var ki, Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti. Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.
Translate from Turkish to English
Zamanla yarışmaktan vazgeç. Ne sen ona yetişecek kadar hızlısın, ne de o seninle kaşık atacak kadar değersiz.
Translate from Turkish to English
Kendimi değersiz hissediyorum.
Translate from Turkish to English