Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "değiştirmek"

Learn how to use değiştirmek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Herkesin, fikir, vicdan ve din hürriyeti hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.
Translate from Turkish to English

Tren geç vardığı için onlar programını değiştirmek zorunda kaldılar.
Translate from Turkish to English

Ben tarihi yarın geceye değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onu değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom değiştirmek için isteksiz gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un planlarını değiştirmek için belki bir şey oldu.
Translate from Turkish to English

O, fikrini değiştirmek için ikna edildi
Translate from Turkish to English

Ayaklarımızı sıcak tutmak için ayaklarımızı yer değiştirmek ve hareket ettirmeye devam etmek zorunda kaldık.
Translate from Turkish to English

Tom'un fikrini değiştirmek için söyleyebileceğim hiçbir şey yok.
Translate from Turkish to English

Ben lastikleri değiştirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Planı değiştirmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Trenleri değiştirmek zorunda mıyım?
Translate from Turkish to English

Koltuğumu değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Odamı değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben görüntümü değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Diyetimi değiştirmek zorunda mıyım.
Translate from Turkish to English

Onlar yasayı değiştirmek istiyorlar.
Translate from Turkish to English

İşleri değiştirmek ister misin?
Translate from Turkish to English

Eğer mümkünse, bunu daha büyük bir bedenle değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bazı insanlar anayasayı değiştirmek istiyorlar.
Translate from Turkish to English

Ben planı değiştirmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Hayatımı değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

İki kez otobüs değiştirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Elbiselerimi değiştirmek için eve gittim.
Translate from Turkish to English

Bağlantıları değiştirmek ister misin?
Translate from Turkish to English

Rezervasyonumu değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Yen'i dolarla değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

İş değiştirmek istiyor musun?
Translate from Turkish to English

Şibuya'da trenleri değiştirmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Elbisesini tek başına değiştirmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Odamın görüntüsünü değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom gömleğini değiştirmek zorunda.
Translate from Turkish to English

Bir sonraki durakta otobüsleri değiştirmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Bunu daha küçük boyutuyla değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Elbisesini değiştirmek için odasına gitti.
Translate from Turkish to English

Değiştirmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

İş değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Amerikan dolarlarımı euro ile değiştirmek istiyorum, lütfen.
Translate from Turkish to English

Sanırım değiştirmek zorunda olsam bir lastik değiştirebilirim.
Translate from Turkish to English

Hükümet dış politikasını değiştirmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Kendimi değiştirmek için çok çaba harcıyorum bunu göremiyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Bu kitabı başka bir tanesiyle değiştirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

PIN numarasını değiştirmek istiyorum.

Okulları değiştirmek zorundayım.

Tom ve Mary planlarını değiştirmek zorunda kaldılar.

Boston'da uçak değiştirmek zorunda mıyım?

Tom henüz fikrini değiştirmedi ve onu değiştirmek pek olası değil.

Bir şeyi değiştirmek için bir şey yapmak zorundasın.

Değiştirmek için asla çok geç değildir.

Transistörlü radyomun pilini değiştirmek zorundayım.

Tom dünyayı değiştirmek istiyor.

Eğitim sistemini değiştirmek lazım.

Yaşlı bir adam için, yaşam şeklini değiştirmek zordur.

Tom mobilyayı değiştirmek istiyor.

Kendimi değiştirmek için çabalamıyor muyum?

Odayı değiştirmek istiyoruz, çok gürültülü.

Şimdi dünyayı değiştirmek zorundayım.

Etek uygun değildi, bu yüzden değiştirmek zorunda kaldım.

Değiştirmek en azından dört gün alır.

Dünyayı değiştirmek için yeterince gücüm yok.

Onu değiştirmek istemiyorum.

Bebeğin bezini değiştirmek zorundayım.

Bir ampulü değiştirmek kaç kişi gerektirir?

Değiştirmek istiyor musun?

Bir şeyi değiştirmek zorundayız.

Eve gidip değiştirmek zorunda kaldım.

İşleri değiştirmek için ne yapıyorsunuz?

Bunu değiştirmek için çaba sarf etmelisiniz.

Fikrinizi değiştirmek istiyorsanız, anlardım.

Sözleri değiştirmek gerekir.

Sözleri değiştirmek gerekiyor.

Sözleri değiştirmek gerek.

Sözleri değiştirmek lazım.

İnsanları değiştirmek istiyorsanız onları sevmelisiniz.

Fikrini değiştirmek istiyorsan benim için sorun değil.

Neyi değiştirmek istiyorsun?

Neyi değiştirmek zorundayım?

Koltukları değiştirmek ister misin?

Onu değiştirmek zorundayım.

Mary çarşafları değiştirmek için döşekleri kaldırdı.

Planımı değiştirmek zorunda kalacağım.

Sadece onu değiştirmek yerine, neden durumunu gerçekten düşünmüyorsun?

Koltukları değiştirmek ister misiniz?

İşleri değiştirmek ister misiniz?

Newton gücün bir nesnenin hareket hızını ya da yönünü değiştirmek için gerekli olduğunu keşfetti.

Bunu değiştirmek mümkün olmalı.

Bunu değiştirmek için yapabileceğim bir şey yok.

Nerede para değiştirmek için bir yer bulabilirim?

Neden işleri değiştirmek istiyorsun?

Neden vardiyaları değiştirmek istiyorsun?

Bunu değiştirmek için yapabileceği hiçbir şey yoktu.

Tom konuyu değiştirmek istemedi.

Yol boyunca trenleri değiştirmek gerekiyor mu?

Rezervasyonumu üç geceden beş geceye değiştirmek istiyorum.

Ben değiştirmek istiyorum.

Planlarımızı değiştirmek zorundayız.

Değiştirmek zorunda kalacağız.

Hayatını değiştirmek için asla geç değil.

Fikrimi değiştirmek için çok geç mi?

Bunu şimdi değiştirmek imkansız.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English