Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "delik"

Learn how to use delik in a Turkish sentence. Over 69 hand-picked examples.

Sanırım dişimde bir delik var.
Translate from Turkish to English

Delik çoraplarımı giydim.
Translate from Turkish to English

Sigaranla ceketimde bir delik açtın.
Translate from Turkish to English

Delik ne kadar derin?
Translate from Turkish to English

Bunda bir delik var.
Translate from Turkish to English

Kotumda bir delik var.
Translate from Turkish to English

Paltomda bir delik var.
Translate from Turkish to English

Onun çorabında bir delik var.
Translate from Turkish to English

Bir fare kemirerek duvarda bir delik açtı.
Translate from Turkish to English

Çorabında büyük bir delik var.
Translate from Turkish to English

Bu çorapta bir delik var.
Translate from Turkish to English

Çorabında bir delik var.
Translate from Turkish to English

O, buluzüne bir delik açtı.
Translate from Turkish to English

Bu kovada bir delik var.
Translate from Turkish to English

Sigarası onun elbisesinde bir delik açtı.
Translate from Turkish to English

Kovanın dibinde bir delik vardı.
Translate from Turkish to English

Mahkûm cezaevi duvarının altında bir delik açtı.
Translate from Turkish to English

Ceketinde bir delik fark etti ama görmezden gelmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

O bir kara delik.
Translate from Turkish to English

Galaksinin merkezindeki çok büyük kara delik binlerce yıl bir gizem olarak kaldı.
Translate from Turkish to English

Galaksimizin merkezinde bir kara delik var.
Translate from Turkish to English

Dikkatli ol. Zeminde bir delik var.
Translate from Turkish to English

O delik.
Translate from Turkish to English

Bu teker delik.
Translate from Turkish to English

Bisikletimden düşünce kot pantolonumda bir delik açtım.
Translate from Turkish to English

Çantada bir delik var.
Translate from Turkish to English

Ayakkabılarım delik.
Translate from Turkish to English

Duvar mermilerden delik deşik olmuştu.
Translate from Turkish to English

Linda'nın cebi delik.
Translate from Turkish to English

Jon'ın çorabında bir delik var.
Translate from Turkish to English

Tom'un arabası kurşun delikleriyle delik deşik edildi.
Translate from Turkish to English

Duvarda büyük bir delik var.
Translate from Turkish to English

Tom bazı böcekler yakaladı ve onları bir kavanoza koydu. Sonra böcekler nefes alabilsin diye kavanozun kapağına bir delik açtı.
Translate from Turkish to English

Galaksimizin merkezinde kütleli bir kara delik var.
Translate from Turkish to English

Tom'un çorabında bir delik var.
Translate from Turkish to English

Kara delik içinde ışığa ne olur?
Translate from Turkish to English

Duvarda büyük bir delik vardır.
Translate from Turkish to English

Tavanda bir delik var.
Translate from Turkish to English

Onun çorabındaki delik o kadar büyük ki onun ayak bileğini görebilirsin.
Translate from Turkish to English

Eldivenin parmağında bir delik var.
Translate from Turkish to English

Güneş'imizden 1,5 ila 4 misli daha büyük bir yıldız nötron yıldızı olacaktır. Ondan daha büyük olan yıldızlar kara delik haline geleceklerdir.
Translate from Turkish to English

Onlar bir delik deliyorlar.
Translate from Turkish to English

Tom çitte bir delik açtı.
Translate from Turkish to English

Delik bir kulağım var.
Translate from Turkish to English

Bu delik tıkanılmalı.
Translate from Turkish to English

Çatıda bir delik var.
Translate from Turkish to English

Zeminde bir delik var.
Translate from Turkish to English

Kara delik, iyonize gazdan oluşan dönen bir diskle çevrilidir.
Translate from Turkish to English

Tom çitte bir delik açtı ve sürünerek geçti.
Translate from Turkish to English

Bazı şeyleri berbat ettim, keşke tırmanacak bir delik bulabilsem.

Tom duvarda bir delik açtı.

Çorabımın içinde bir delik var.

Delik büyük, yama küçük.

O cebi delik birisidir.

Tom buzda bir delik açtı.

Delik kovayla su taşınmaz.

Tom matkapla duvarda delik açarken su borusunu deldi.

Çorabımda bir delik var.

Ali beni görünce kaçacak delik aradı.

Kemer sıka sıka kemerde delik kalmadı.

Ayakkabı fiyakalı ama içindeki çorap delik.

İnsanların "Beni çok sevecek birini arıyorum" demesine aldanmayın. Temiz bir sevgiyle karşılaşınca hepsi kaçacak delik arıyor.

Cebimde bir delik vardı.

Pencerede bir delik var.

Onu görünce kaçacak delik aradı.

Ya çıktığın delik zengin olacak ya da girdiğin delik. Yoksa çalış çalış, alacağın yol bir karış.

Temel yeni aldığı şemsiyenin bir yerini delmeye çalışırken onu gören Dursun bunun yanlış olduğunu ve şemsiyeyi işlevsizleştireceğini söyleyip engel olmaya çalışmış. Bunun üzerine Temel "Ula ne kafasız adamsın? Ha bu delik olmazsa yağmurun durduğunu nereden anlayacağım da!" diye cevap vermiş.

Robert yerde bir delik buldu.

Tavanda dev bir delik vardı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English