Learn how to use delik in a Turkish sentence. Over 69 hand-picked examples.
Sanırım dişimde bir delik var.
Translate from Turkish to English
Delik çoraplarımı giydim.
Translate from Turkish to English
Sigaranla ceketimde bir delik açtın.
Translate from Turkish to English
Delik ne kadar derin?
Translate from Turkish to English
Bunda bir delik var.
Translate from Turkish to English
Kotumda bir delik var.
Translate from Turkish to English
Paltomda bir delik var.
Translate from Turkish to English
Onun çorabında bir delik var.
Translate from Turkish to English
Bir fare kemirerek duvarda bir delik açtı.
Translate from Turkish to English
Çorabında büyük bir delik var.
Translate from Turkish to English
Bu çorapta bir delik var.
Translate from Turkish to English
Çorabında bir delik var.
Translate from Turkish to English
O, buluzüne bir delik açtı.
Translate from Turkish to English
Bu kovada bir delik var.
Translate from Turkish to English
Sigarası onun elbisesinde bir delik açtı.
Translate from Turkish to English
Kovanın dibinde bir delik vardı.
Translate from Turkish to English
Mahkûm cezaevi duvarının altında bir delik açtı.
Translate from Turkish to English
Ceketinde bir delik fark etti ama görmezden gelmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
O bir kara delik.
Translate from Turkish to English
Galaksinin merkezindeki çok büyük kara delik binlerce yıl bir gizem olarak kaldı.
Translate from Turkish to English
Galaksimizin merkezinde bir kara delik var.
Translate from Turkish to English
Dikkatli ol. Zeminde bir delik var.
Translate from Turkish to English
O delik.
Translate from Turkish to English
Bu teker delik.
Translate from Turkish to English
Bisikletimden düşünce kot pantolonumda bir delik açtım.
Translate from Turkish to English
Çantada bir delik var.
Translate from Turkish to English
Ayakkabılarım delik.
Translate from Turkish to English
Duvar mermilerden delik deşik olmuştu.
Translate from Turkish to English
Linda'nın cebi delik.
Translate from Turkish to English
Jon'ın çorabında bir delik var.
Translate from Turkish to English
Tom'un arabası kurşun delikleriyle delik deşik edildi.
Translate from Turkish to English
Duvarda büyük bir delik var.
Translate from Turkish to English
Tom bazı böcekler yakaladı ve onları bir kavanoza koydu. Sonra böcekler nefes alabilsin diye kavanozun kapağına bir delik açtı.
Translate from Turkish to English
Galaksimizin merkezinde kütleli bir kara delik var.
Translate from Turkish to English
Tom'un çorabında bir delik var.
Translate from Turkish to English
Kara delik içinde ışığa ne olur?
Translate from Turkish to English
Duvarda büyük bir delik vardır.
Translate from Turkish to English
Tavanda bir delik var.
Translate from Turkish to English
Onun çorabındaki delik o kadar büyük ki onun ayak bileğini görebilirsin.
Translate from Turkish to English
Eldivenin parmağında bir delik var.
Translate from Turkish to English
Güneş'imizden 1,5 ila 4 misli daha büyük bir yıldız nötron yıldızı olacaktır. Ondan daha büyük olan yıldızlar kara delik haline geleceklerdir.
Translate from Turkish to English
Onlar bir delik deliyorlar.
Translate from Turkish to English
Tom çitte bir delik açtı.
Translate from Turkish to English
Delik bir kulağım var.
Translate from Turkish to English
Bu delik tıkanılmalı.
Translate from Turkish to English
Çatıda bir delik var.
Translate from Turkish to English
Zeminde bir delik var.
Translate from Turkish to English
Kara delik, iyonize gazdan oluşan dönen bir diskle çevrilidir.
Translate from Turkish to English
Tom çitte bir delik açtı ve sürünerek geçti.
Translate from Turkish to English
Bazı şeyleri berbat ettim, keşke tırmanacak bir delik bulabilsem.
Tom duvarda bir delik açtı.
Çorabımın içinde bir delik var.
Delik büyük, yama küçük.
O cebi delik birisidir.
Tom buzda bir delik açtı.
Delik kovayla su taşınmaz.
Tom matkapla duvarda delik açarken su borusunu deldi.
Çorabımda bir delik var.
Ali beni görünce kaçacak delik aradı.
Kemer sıka sıka kemerde delik kalmadı.
Ayakkabı fiyakalı ama içindeki çorap delik.
İnsanların "Beni çok sevecek birini arıyorum" demesine aldanmayın. Temiz bir sevgiyle karşılaşınca hepsi kaçacak delik arıyor.
Cebimde bir delik vardı.
Pencerede bir delik var.
Onu görünce kaçacak delik aradı.
Ya çıktığın delik zengin olacak ya da girdiğin delik. Yoksa çalış çalış, alacağın yol bir karış.
Temel yeni aldığı şemsiyenin bir yerini delmeye çalışırken onu gören Dursun bunun yanlış olduğunu ve şemsiyeyi işlevsizleştireceğini söyleyip engel olmaya çalışmış. Bunun üzerine Temel "Ula ne kafasız adamsın? Ha bu delik olmazsa yağmurun durduğunu nereden anlayacağım da!" diye cevap vermiş.
Robert yerde bir delik buldu.
Tavanda dev bir delik vardı.