Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "demir"

Learn how to use demir in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Karabük'te, aynı zamanda Süper Lig takımı Kardemir Karabükspor'un da sponsoru olan "Kardemir" adında bir demir-çelik fabrikası vardır.
Translate from Turkish to English

O, bir sürücü olarak demir yolunda çalışır.
Translate from Turkish to English

Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.
Translate from Turkish to English

Demir yararlı bir metaldir.
Translate from Turkish to English

Haritadaki kırmızı çizgiler demir yollarını gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Onlar metali demir cevherlerinden nasıl eriteceğini biliyordu.
Translate from Turkish to English

Demir tavında dövülür.
Translate from Turkish to English

Galileo kulenin tepesinden iki demir top düşürdü.
Translate from Turkish to English

Demir altından daha serttir.
Translate from Turkish to English

Ahşap yüzer, ancak demir batar.
Translate from Turkish to English

Şehre demir yolu ile erişilebilir.
Translate from Turkish to English

Demir, birçok kullanımı olan bir metaldir.
Translate from Turkish to English

Demir, gemi yapmada kullanılır.
Translate from Turkish to English

O, demir yoluna yaslanıyordu.
Translate from Turkish to English

Tekne kıyıya yakın demir attı.
Translate from Turkish to English

Demir serttir.
Translate from Turkish to English

Demir ısıyı iyi iletir.
Translate from Turkish to English

Bazı demir yolları kapanmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Yirmi demir yolu kapatıldı.
Translate from Turkish to English

Eski demir boru pas doluydu.
Translate from Turkish to English

Elleriyle bir demir çubuğu eğebilir.
Translate from Turkish to English

Uzak batıda neredeyse hiç demir yolu yoktu.
Translate from Turkish to English

Her sabah demir yolu hattını geçerim.
Translate from Turkish to English

Hangi demir yolu ile seyahat etmeyi tercih edersiniz?
Translate from Turkish to English

Her sabah demir yolu hatlarını geçeriz.
Translate from Turkish to English

O zaman Japonya'da hiç demir yolu yoktu.
Translate from Turkish to English

Gemi limana demir attı.
Translate from Turkish to English

Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.
Translate from Turkish to English

Gemi limana demir attı ve yükünü boşalttı.
Translate from Turkish to English

Ispanak demir ve kalsiyum açısından zengin bir kaynaktır.
Translate from Turkish to English

Demir taşıdım ama borçtan daha ağır bir şey bulmadım.
Translate from Turkish to English

Tekstil fabrikasının pencereleri demir çubuklarla donatılmış bu yüzden fabrikada yangın çıktığında işçilerden çoğu öldü.
Translate from Turkish to English

Demir en kullanışlı metaldir.
Translate from Turkish to English

Demir ısıyı yeterince iyi iletir.
Translate from Turkish to English

İşleyen demir paslanmaz.
Translate from Turkish to English

İşlemeyen demir pas tutar.
Translate from Turkish to English

Demir, güzelliğinden ziyade daha yararlıdır.
Translate from Turkish to English

En faydalı olan nedir: gümüş mü yoksa demir mi? - Demir gümüşten daha faydalıdır.
Translate from Turkish to English

Demir çok yararlı bir metaldir.
Translate from Turkish to English

Demir çok faydalı bir metaldir.
Translate from Turkish to English

Tom demir yolu hattını geçtiğini biliyordu ama kendini tutamadı.
Translate from Turkish to English

Asiler demir yolunu sabote etti.
Translate from Turkish to English

Tom uzun süredir demir parmaklıkların arkasında.
Translate from Turkish to English

Tom cebinden demir para çıkardı ve onu adama verdi.
Translate from Turkish to English

Daha önce hiç demir testeresi kullanmadım. Nasıl kullanacağımı bana gösterir misin?

Tom kutuya bazı demir paralar koydu.

Bir demir testeresi ile kendim kestim.

Demirci kendi demir ocağında çalışıyor.

Demir sodyum ile reaksiyona girer mi?

Seni demir parmaklıklar ardında görmek istiyorum.

Bu, dünyadaki en hızlı demir yoludur.

Dökme demir, bir demir ve karbon alaşımıdır.

Bana o demir topu ver.

Bir demir yolu köprüsü zaten nehir üzerinde inşa ediliyor.

Demir köprüye varıncaya kadar nehir boyunca yürüdüm.

Mary bir pasta içinde ceza evine bir demir testeresi bıçağını gizlice sokmaya çalıştı.

Demir en yaygın olarak kullanılan metaldir.

Demir, gemi inşasında kullanılır.

Gemi limanda demir attı.

Bu tekne üstün kaliteli alüminyum ve yüksek güçlü demir ile yapılır.

Çocuğun kafası demir parmaklıkların arasına sıkışmıştı.

Mary demir levye ile öldürüldü.

Mars, zemindeki paslı demir nedeniyle kırmızıdır.

Diktatör demir yumrukla ülkeyi yönetiyor.

O demir iradeli bir adam.

O bir katil, demir parmaklıkların arkasında olması gerekir!

Demir altından çok daha faydalıdır.

Tom alet çantasından demir testeresini çıkardı ve Mary'ye onu isteyip istemediğini sordu.

Onlar bu kasabada 350 yıl boyunca demir çıkardılar.

Demir altından daha faydalıdır.

Kurşun ve demir bakırcıyı beslemelidir.

Bir demir testerem yok.

Buraya demir atalım.

Arka arkaya mağlubiyetler alan Yıldızspor ligin dibine demir attı.

Demir nemden, insan gamdan çürür.

Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu.

Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu.

Yıldızspor ligin dibine demir attı.

Tom Tatoeba'yı yıllarca kadife eldiven içinde demir yumrukla yönetti.

İşleyen demir ışıldar.

Tom demir ustası.

Demir ustası ücreti talep etti.

Demir ustası olabilmek için demiri dövmek gerekir.

Demir ustası olacaksan, demiri döveceksin evlat.

Fasulye yüksek miktarda demir içerir.

"Atom numarası 26 olan element hangisidir?" "Demir."

"Simgesi Fe olan element hangisidir?" "Demir."

Yemekleri demir döküm tencerede pişiriyoruz.

Demir sağlamdır ama kendi pası onu zayıflatır.

Ah adi demir, erimedi daha.

Kurşun yumuşak ve ağırdır. Demir sert ve çelik daha serttir.

İsrail'in Demir Kubbe'si birdenbire Hamas'ın füzelerini durduramaz hale mi geldi?

7 Ekim 2023'te İsrail'in Demir Kubbesi, İsraillileri Hamas'ın roketlerinden koruyamadı.

Fetihten sonra gelişen ve bir kasabaya dönüşen Samakov’da demir madenciliği de gelişme göstermiştir.

Osmanlılardan önce de buralarda demir madenlerinin bulunduğu düşünülmektedir.

Zaten “sama-kov” kelimesi Bulgarcada demir döven anlamına gelmektedir.

Samakov, günümüzde Bulgaristan sınırları içerisinde yer almakla birlikte çok zengin demir yataklarına ev sahipliği yapmaktaydı.

Bu madenlerden çıkarılan demir cevheri, işleniyordu.

Halbuki Osmanlı Devleti’nde başta Balkanlar’daki Samakov Kasabası olmak üzere, Bilecik, Kiğı, Büyükada ve Kırklareli gibi birçok yerde demir madeni vardı.

Osmanlılarda demir madeni çıkarılıyor muydu?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English