Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "deniz"

Learn how to use deniz in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Deniz suyunu içemezsin çünkü su çok tuzlu.
Translate from Turkish to English

Ben et, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanları ya da et suyu yemem.
Translate from Turkish to English

Tatilde deniz kenarına giderdik.
Translate from Turkish to English

Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.
Translate from Turkish to English

Fırtınalı denizlerde onu deniz tuttu.
Translate from Turkish to English

Newport gibi, deniz kenarındaki tatil köyleri yaz aylarında çok kalabalıktır.
Translate from Turkish to English

Paul'un ailesi yaz mevsimini her yıl deniz kenarında geçiriyor.
Translate from Turkish to English

Ben, bir deniz nakliyat şirketi için çalışıyorum.
Translate from Turkish to English

Arka planda deniz manzaralı bir resmimizi çektirelim.
Translate from Turkish to English

Deniz samuru, sırtüstü yüzerken istiridye yemeyi seviyor.
Translate from Turkish to English

Biz bütün gün deniz kenarında eğlendik.
Translate from Turkish to English

Deniz Günü, temmuz ayının üçüncü pazartesi günü kutlanan, Japonya'nın ulusal bayramlarından biridir.
Translate from Turkish to English

Son zamanlarda tuhaf bir deniz yaratığı bulundu.
Translate from Turkish to English

Yuriko deniz biyolojisinden mezun bir öğrenci, bir balık tankının içinde uykuya daldı ve ahtapotlar ve deniz yıldızları ile kaplı olarak uyandı.
Translate from Turkish to English

Deniz yoluyla mı veya hava yoluyla mı seyahat edersiniz?
Translate from Turkish to English

Tom sahilde bazı güzel deniz kabukları topladı.
Translate from Turkish to English

Tom deniz evinin yasa dışı eylemler için kullanıldığını bilmediğini iddia etti.
Translate from Turkish to English

İlk kez, Japon Deniz Kuvvetleri yenilmişti.
Translate from Turkish to English

Tom bir kase deniz tarağı çorbası yedi.
Translate from Turkish to English

O, deniz kenarı villası almanın peşinde koşuyor.
Translate from Turkish to English

Kabuklu deniz hayvanlarını sevmiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom deniz piyadelerine katıldı.
Translate from Turkish to English

Uçurum deniz üzerinde duruyor.
Translate from Turkish to English

Lütfen bunu deniz postasıyla gönder.
Translate from Turkish to English

Deniz martıları alçaktan uçuyor.
Translate from Turkish to English

Onun deniz kenarında bir sayfiye evi var
Translate from Turkish to English

Deniz sakin ve yumuşak görünüyor.
Translate from Turkish to English

Muhtemelen onları deniz tutacak.
Translate from Turkish to English

İngiliz dili bir deniz gibi etrafımızı sarıyor.
Translate from Turkish to English

Tüm yolcuları fırtına sırasında deniz tuttu.
Translate from Turkish to English

Son petrol sızıntısından beri hiç deniz ürünü yemedim.
Translate from Turkish to English

Deniz haşindir.
Translate from Turkish to English

Soğuk Savaş döneminde Küba ve Vietnam'da Sovyet deniz ve hava deniz üsleri vardı.
Translate from Turkish to English

Benim bir deniz evim yok.
Translate from Turkish to English

Onun deniz kenarında bir evi var.
Translate from Turkish to English

Donanma bizim deniz kıyımızı savunur.
Translate from Turkish to English

Bugün deniz sıcaktı.
Translate from Turkish to English

Deniz gittikçe vahşileşti.
Translate from Turkish to English

Deniz kaplumbağalarının uzun bir ömrü vardır.
Translate from Turkish to English

Fırtınadan sonra, deniz sakindi.
Translate from Turkish to English

Deniz kenarında eğlendik.
Translate from Turkish to English

Tatilimizi deniz kenarında geçirdik.
Translate from Turkish to English

Favori deniz ürünü türün nedir?
Translate from Turkish to English

Fırtınadan dolayı deniz haşindi.

Favori kabuklu deniz hayvanın nedir?

Yolcular bir deniz kenarı otelinde kaldılar.

Tatilimizi her zaman deniz kenarında geçiririz.

Wendy'nin deniz kenarında yetiştiği doğru fakat o iyi bir yüzücü değil.

Pilota deniz kuvvetleri helikopterini uçurttular.

Beni deniz tutar.

Deniz sakin.

O bir deniz bilimci.

Ülkenizde deniz yosunu yer misiniz?

Yeryüzü deniz ve karadan oluşur.

Bunu deniz postasıyla gönderin.

Bazı aileler tatillerini deniz kenarında geçiriyorlar.

Deniz yoluyla geldi ama havayoluyla gitti.

Fırtınadan sonra deniz tekrar sakinleşti.

Pencereden güzel bir deniz manzaramız var.

Dağ deniz seviyesinden 2000 metre yukarıda.

Bir ağaç gölgesinde hamağa ve göl veya deniz manzarasına ihtiyacım var.

Sence devletin malı deniz yemeyen domuz mu?

Deniz ürünlerini seviyorum.

Deniz mavidir.

Tom hafta sonunu deniz evinde geçirdi.

Deniz gerçekten durgundu.

Deniz seviyesinin ne kadar üstündeyiz?

Deniz sakinlikten uzak.

İrlanda ve İngiltere deniz ile ayrılır.

Gökyüzü,deniz ile karışmış gibi göründü.

Deniz seviyesinin altında olan toprakları su basacak. Bu, insanların evsiz kalması ve ürünlerinin tuzlu su tarafından tahrip edileceği anlamına gelir.

O bir deniz biyoloğu.

Deniz sakindi.

Bu koliyi deniz yoluyla Japonya'ya göndermek istiyorum.

Bir deniz aslanı burnunda bir topu dengeleyebilir.

Ermenistan'da deniz yoktur.

Mary koleji bitirdikten sonra deniz kuvvetlerine katıldı.

Tom deniz ürünlerini sever.

Keşke zengin olsaydım. Deniz kenarında bir villa satın alırdım.

Deniz beyaz köpüklüydü.

Deniz çok geniş.

Bu yer deniz seviyesinin altındadır.

Deniz kıyısında yaşadığım için sık sık plaja giderim.

Deniz çarşaf gibiydi.

Deniz çok derin.

Dağın tepesi, yaklaşık olarak deniz seviyesinin 2000 metre üzerindedir.

Tom ve Mary deniz kuvvetlerine katıldılar.

Tom nadiren deniz ürünü yer.

Tom'la deniz yolculuğuna gitmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.

Fırtına sonrası deniz sakindi.

Tom deniz tutmuş gibi görünüyor.

Deniz suyu saydam değildir.

Hiç deniz kestanesi yedin mi?

Ben sahilde deniz kabukları topluyorum.

Bir erkek çocuğu olarak her yaz deniz kenarına giderdi.

Kendini hâlâ deniz kuvvetlerinden mi sanıyorsun?

Deniz feneri var.

Ben salamura balık ve deniz ürünleri istiyorum.

Deniz kaplumbağaları her zaman yumurtadan çıktıkları sahile dönerler.

Istakozlar bir deniz hayvanları sınıfına aittir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English