Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "deri"

Learn how to use deri in a Turkish sentence. Over 80 hand-picked examples.

Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.
Translate from Turkish to English

Bu makinelerle çalıştığında bir çift deri eldiven bir zorunluluktur.
Translate from Turkish to English

Dünyada ilk deri fabrikası 2011 yılında Almanya'da açıldı.
Translate from Turkish to English

Tom deri ve kemikten başka bir şey değildi.
Translate from Turkish to English

O deri bir kemer.
Translate from Turkish to English

O bir deri bir kemik.
Translate from Turkish to English

Dükkân deri ürünler getirdi.
Translate from Turkish to English

O, deri eşyalar alır ve satar.
Translate from Turkish to English

Deri bir omuz çantası arıyorum.
Translate from Turkish to English

Beline deri kemer takıyor.
Translate from Turkish to English

Bu tabure, deri ve tahtadan yapılmıştır.
Translate from Turkish to English

Tom siyah deri eldivenler giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom siyah deri pantolon ve siyah deri ceket giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom deri bir evrak çantası taşıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom deri ceketini çıkardı ve oturdu.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle kot pantolon ve deri ceket giyer.
Translate from Turkish to English

Tom yeni bir çift deri eldiven aldı.
Translate from Turkish to English

Suni deri gerçeğiyle karşılaştırılamaz.
Translate from Turkish to English

İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
Translate from Turkish to English

Deri ürünleri taşımıyoruz.
Translate from Turkish to English

Deri döküntüm var.
Translate from Turkish to English

Deri, vücudun en büyük organıdır.
Translate from Turkish to English

Tom deri bir ceket aldı.
Translate from Turkish to English

Tom bir deri ceket aldı.
Translate from Turkish to English

Bu deri ceketi satın almak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom bir deri bir kemik değil.
Translate from Turkish to English

Ben bir çift deri ayakkabı satın aldım.
Translate from Turkish to English

Bukalemun deri rengini değiştirebilir.
Translate from Turkish to English

O imitasyon deri.
Translate from Turkish to English

Deri çok uzun süre boyunca güneş ışığına maruz bırakılmamalı.
Translate from Turkish to English

Tom bir çift siyah deri ayakkabı satın aldı.
Translate from Turkish to English

Andoryalıların mavi deri, beyaz saç ve antenleri vardır.
Translate from Turkish to English

Marian siyah deri ceket, mor eşarp ve mor pantolon giyiyor. Kıyafeti onun üzerinde harika görünüyor.
Translate from Turkish to English

Dan'ın son olarak mavi kot pantolon ve siyah bir deri ceket giydiği görüldü.
Translate from Turkish to English

Tom deri şort giyiyor.
Translate from Turkish to English

Tom kahverengi bir deri ceket giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom bir çift deri motosiklet eldiveni aldı.
Translate from Turkish to English

Her gün deri kaybettiğimizi biliyor muydun?
Translate from Turkish to English

Tom deri eşyalar yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom önemli evraklarını kahverengi bir deri çantada tutar.
Translate from Turkish to English

Bir çift deri eldiven aldım.
Translate from Turkish to English

Sen düşük kaliteli deri ceket satın aldın.
Translate from Turkish to English

Ben bir deri kemer satın alacağım.
Translate from Turkish to English

Bir deri evrak çantasına ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Bir deri klasöre ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Ben resim için bir deri çerçeve satın aldım.
Translate from Turkish to English

Deri ceketin dirsekleri aşınmış.

Deri ceket dirsekten aşınmış.

Hasta adam sadece bir deri bir kemik kalmıştı.

Deri bir evrak çantası arıyorum.

Zavallı yaşlı adam o kadar zayıfladı ki şimdi sadece bir deri bir kemik.

Tom bir deri ceket giyiyordu.

Mary deri giymişti.

Bu bir deri valiz.

Onun deri lezyonları cüzamdan kaynaklanır.

Şirinler'de de Navi'de de mavi deri var.

Tom bir deri kanepe satın aldı.

Deri, ayakkabı imalatı için ham maddedir.

Tom'un deri iltihabı var.

Tom siyah deri eldiven giyiyor.

Tom bir deri kemer satın almak istiyor.

Tom bir deri kemer satın almak istedi.

Sedef bir deri hastalığıdır

O siyah deri ceket ne kadar?

Tom bir deri tabaklayıcısıdır.

Bu gerçek deri mi?

Bir deri bir kemik kalmışsın.

Tom deri ceketinin fermuarını çekti.

Tom'un üzerinde deri ceket var.

Tom deri ceket giymiş.

Tom niye böyle bir deri bir kemik, merak ediyorum.

Deri bir kemer almak istiyorum.

Deri bir kemer satın almak istiyorum.

Daha çok yemek ye, yoksa bir deri bir kemik kalırsın!

Çok zayıf, bir deri bir kemik kalmış.

Bu deri mi?

Bukalemun gibi ortama göre şekil almak karaktersizlik belki, ama yılan gibi yeri gelince deri değiştirip yeni başlangıçlar yapabilmek öyle değil.

Bunlar deri.

Deri zamanla yıpranır.

Bu hakiki deri.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English