Learn how to use deri in a Turkish sentence. Over 80 hand-picked examples.
Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.
Translate from Turkish to English
Bu makinelerle çalıştığında bir çift deri eldiven bir zorunluluktur.
Translate from Turkish to English
Dünyada ilk deri fabrikası 2011 yılında Almanya'da açıldı.
Translate from Turkish to English
Tom deri ve kemikten başka bir şey değildi.
Translate from Turkish to English
O deri bir kemer.
Translate from Turkish to English
O bir deri bir kemik.
Translate from Turkish to English
Dükkân deri ürünler getirdi.
Translate from Turkish to English
O, deri eşyalar alır ve satar.
Translate from Turkish to English
Deri bir omuz çantası arıyorum.
Translate from Turkish to English
Beline deri kemer takıyor.
Translate from Turkish to English
Bu tabure, deri ve tahtadan yapılmıştır.
Translate from Turkish to English
Tom siyah deri eldivenler giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom siyah deri pantolon ve siyah deri ceket giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom deri bir evrak çantası taşıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom deri ceketini çıkardı ve oturdu.
Translate from Turkish to English
Tom genellikle kot pantolon ve deri ceket giyer.
Translate from Turkish to English
Tom yeni bir çift deri eldiven aldı.
Translate from Turkish to English
Suni deri gerçeğiyle karşılaştırılamaz.
Translate from Turkish to English
İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
Translate from Turkish to English
Deri ürünleri taşımıyoruz.
Translate from Turkish to English
Deri döküntüm var.
Translate from Turkish to English
Deri, vücudun en büyük organıdır.
Translate from Turkish to English
Tom deri bir ceket aldı.
Translate from Turkish to English
Tom bir deri ceket aldı.
Translate from Turkish to English
Bu deri ceketi satın almak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom bir deri bir kemik değil.
Translate from Turkish to English
Ben bir çift deri ayakkabı satın aldım.
Translate from Turkish to English
Bukalemun deri rengini değiştirebilir.
Translate from Turkish to English
O imitasyon deri.
Translate from Turkish to English
Deri çok uzun süre boyunca güneş ışığına maruz bırakılmamalı.
Translate from Turkish to English
Tom bir çift siyah deri ayakkabı satın aldı.
Translate from Turkish to English
Andoryalıların mavi deri, beyaz saç ve antenleri vardır.
Translate from Turkish to English
Marian siyah deri ceket, mor eşarp ve mor pantolon giyiyor. Kıyafeti onun üzerinde harika görünüyor.
Translate from Turkish to English
Dan'ın son olarak mavi kot pantolon ve siyah bir deri ceket giydiği görüldü.
Translate from Turkish to English
Tom deri şort giyiyor.
Translate from Turkish to English
Tom kahverengi bir deri ceket giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bir çift deri motosiklet eldiveni aldı.
Translate from Turkish to English
Her gün deri kaybettiğimizi biliyor muydun?
Translate from Turkish to English
Tom deri eşyalar yaptı.
Translate from Turkish to English
Tom önemli evraklarını kahverengi bir deri çantada tutar.
Translate from Turkish to English
Bir çift deri eldiven aldım.
Translate from Turkish to English
Sen düşük kaliteli deri ceket satın aldın.
Translate from Turkish to English
Ben bir deri kemer satın alacağım.
Translate from Turkish to English
Bir deri evrak çantasına ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Bir deri klasöre ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Ben resim için bir deri çerçeve satın aldım.
Translate from Turkish to English
Deri ceketin dirsekleri aşınmış.
Deri ceket dirsekten aşınmış.
Hasta adam sadece bir deri bir kemik kalmıştı.
Deri bir evrak çantası arıyorum.
Zavallı yaşlı adam o kadar zayıfladı ki şimdi sadece bir deri bir kemik.
Tom bir deri ceket giyiyordu.
Mary deri giymişti.
Bu bir deri valiz.
Onun deri lezyonları cüzamdan kaynaklanır.
Şirinler'de de Navi'de de mavi deri var.
Tom bir deri kanepe satın aldı.
Deri, ayakkabı imalatı için ham maddedir.
Tom'un deri iltihabı var.
Tom siyah deri eldiven giyiyor.
Tom bir deri kemer satın almak istiyor.
Tom bir deri kemer satın almak istedi.
Sedef bir deri hastalığıdır
O siyah deri ceket ne kadar?
Tom bir deri tabaklayıcısıdır.
Bu gerçek deri mi?
Bir deri bir kemik kalmışsın.
Tom deri ceketinin fermuarını çekti.
Tom'un üzerinde deri ceket var.
Tom deri ceket giymiş.
Tom niye böyle bir deri bir kemik, merak ediyorum.
Deri bir kemer almak istiyorum.
Deri bir kemer satın almak istiyorum.
Daha çok yemek ye, yoksa bir deri bir kemik kalırsın!
Çok zayıf, bir deri bir kemik kalmış.
Bu deri mi?
Bukalemun gibi ortama göre şekil almak karaktersizlik belki, ama yılan gibi yeri gelince deri değiştirip yeni başlangıçlar yapabilmek öyle değil.
Bunlar deri.
Deri zamanla yıpranır.
Bu hakiki deri.