Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ders"

Learn how to use ders in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

"Akşam yemeğinden sonra ders çalışacak mısın?" "Evet, çalışacağım."
Translate from Turkish to English

Ders çalışmayı sevmem.
Translate from Turkish to English

Ders çalışmak için çok yorgundu.
Translate from Turkish to English

Sovyet Rusya'da öğretmene ders verilir!
Translate from Turkish to English

Ders verme nedeniyle çok yorgunum.
Translate from Turkish to English

Ders sırasında Japonca konuşmamalısın.
Translate from Turkish to English

Ders sırasında Japonca konuşmamalısınız.
Translate from Turkish to English

Ders esnasında Japonca konuşmamalısın.
Translate from Turkish to English

Ders esnasında Japonca konuşmamalısınız.
Translate from Turkish to English

Şimdi ders çalışmam gerek ama Tatoeba'da kalmayı tercih ediyorum.
Translate from Turkish to English

Çoğu kez müzik dinleyerek ders çalışırım.
Translate from Turkish to English

Daha fazla ders çalışmalısın.
Translate from Turkish to English

Dünyada bize iyi ders vermesinden başka hiçbir şey yok.
Translate from Turkish to English

Tony ne zaman ders çalışıyor?
Translate from Turkish to English

Bu iyi bir ders kitabı.
Translate from Turkish to English

Burada ders çalış.
Translate from Turkish to English

Bu ders kitabı yeni başlayanlar için dizayn edilmiştir.
Translate from Turkish to English

O, Amerikan tarihine dair bir ders kitabı okuyordu.
Translate from Turkish to English

Bu, onları bir ders kitabı için, bir uygulama için, bir araştırma projesi için, her şey için yeniden serbestçe kullanabileceğin anlamına gelir.
Translate from Turkish to English

Ders on ile başlayacağız.
Translate from Turkish to English

O kadar yorgunum ki ders çalışamıyorum.
Translate from Turkish to English

Belki iki saat boyunca ders çalıştım.
Translate from Turkish to English

Ben okuldan sonra ders çalışmam.
Translate from Turkish to English

Orijinali bir ders kitabı olarak yazılmıştır.
Translate from Turkish to English

Ders başladıktan sonra bile arkadaşıyla konuşmaya devam etti.
Translate from Turkish to English

Tom ders çalışmanın dışında herhangi bir şey yapar.
Translate from Turkish to English

Tom'un ders çalışma isteği yok.
Translate from Turkish to English

Tom'a ders sırasında konuştuğu için gözaltı cezası verildi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini yönetmeyi öğrenmek için ders aldı.
Translate from Turkish to English

Ve ders kitabınızda sayfa 10'u açın.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye onun İngilizce ders kitabını ödünç alıp alamayacağını sordu.
Translate from Turkish to English

O içeri girdiğinde, o iki saattir ders anlatıyordu.
Translate from Turkish to English

Tabii ki, ben Japonya'da iken Çin hakkında ders kitaplarından öğrendim, ama benim kendi adıma Çin'de gördüğüm bu ders kitaplarında anlatıldığından tamamen farklıdır.
Translate from Turkish to English

Tom tek bir ders kaçırmadı.
Translate from Turkish to English

Tom ders sırasında uyanık kalamadı.
Translate from Turkish to English

Bazı anne-babalar, çocuklarının ders kitaplarındaki çıplak resimler hakkında şikâyette bulundu.
Translate from Turkish to English

Taro, Londra'dan bazı İngilizce konuşma ders kitapları ısmarladı.
Translate from Turkish to English

O ilk ders ile ilgili sinirli gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Oyna ya da ders çalış - seçim senindir.
Translate from Turkish to English

Tom geçen yılın ders planlarını benimsedi böylece onları bu yılın daha düşük seviyeli öğrencileri için kullanabildi.
Translate from Turkish to English

Ders 3'ü okuyalım.
Translate from Turkish to English

Bu ders kitabı iyidir.
Translate from Turkish to English

Bu kimin ders kitabı?

Gelecek ders nedir?

Hatalarından ders almalısın.

Ders 8:30 da başlar.

3. ders ile başlayalım.

Babam eve geldiğinde, ben ders çalışıyordum.

Senin en sevdiğin ders hangisidir?

Ders on ile başlayalım.

Tom, ders sırasında notlar aldı.

Ders kitabını almayı unuttum.

Ders kitaplarını nereden alırız?

O, ders sırasında uyuyordu.

Ders 10'u baştan itibaren oku.

Ders 8:30'a kadar başlamaz.

Ders saat 8'de başlar.

Ders iki kolaydır.

Bugün ders yok.

Ders onda başlıyor.

O ders kitabı güncel değil.

Matematik en sevdiğim ders.

Siz böyle aranızda konuşursanız, ders işlemeye devam edemem.

Annesi geldiğinde ders çalışıyormuş gibi davrandı.

Ders iki bölümden oluşuyor; biri teorik, diğeri pratik.

Televizyon izledikten sonra, ders çalışırım.

Mary şimdi odasında ders çalışıyor.

Bu ders kitabı benim için çok zor.

Tom ders kitabını arabada bıraktı.

Ders çalışmadan önce televizyon izlerim.

Ders sırasında uykuya daldım.

Bırak ders çalışmayı, düşünmek için bile bitik durumdaydım.

İki saattir ders çalışmaktayım.

İngilizce ders 8:30 da başladı.

Ders kitabını dikkatle okumalısın.

Onun başarısızlığı bana iyi bir ders öğretti.

Ders pazartesi başlayacak.

Odama gidiyorum, böylece ders çalışabilirim.

Kitapçıda ders kitapları satıyorlar.

Ders sırasında diğerleriyle konuşma.

Lisede birçok konuda ders alıyoruz.

İngilizce en sevdiğim ders oldu.

İlk ders için zaten ödeme yaptım.

Akıllı insanlar hatalarından ders alır.

TV'yi kapattı ve ders çalışmaya başladı.

Beden eğitimi gerekli bir ders mi?

Ders kitaplarınız kapalı olarak beni dinleyin.

Konuşmacı ders notlarını düzenledi.

Dergileri, ders kitaplarını ve her şeyi bir kenara koymanı istiyorum.

Bütün ders boyunca sinekleri saydı.

Matematik ders kitabını tekrar unutmamalısın.

Okulda en başarılı olduğum ders matematik idi.

Bu ders kitabı yabancı öğrencilere yöneliktir.

Tom akşam yemeğinden beri odasında ders çalışıyor.

Bu ders kitabının, aceleyle basıldığı için, bir sürü hatası var.

Monika çok ders çalışıyor.

Bu son ders mi?

Ara sıra kütüphanede ders çalışıyor musun?

Ara sıra kütüphanede ders çalışır mısın?

İkinci ders oldukça basit.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English