Learn how to use devletler in a Turkish sentence. Over 31 hand-picked examples.
Birleşik Devletler, Kanada ile komşudur.
Translate from Turkish to English
1860'ta Lincoln, Birleşik Devletler başkanlığına seçildi.
Translate from Turkish to English
Birleşik Devletler, Kanada ile sınırdaştır.
Translate from Turkish to English
Eski bir Birleşik Devletler bahriyesiydi.
Translate from Turkish to English
Suriye'deki Birleşik Devletler elçisi güvenlik nedenlerinden dolayı ülkeyi terk etti.
Translate from Turkish to English
Dünyadaki tüm devletler birbirine kardeşçe davransa bu savaşlar yaşanmaz.
Translate from Turkish to English
Birleşik Devletler halkı İngilizce konuşur.
Translate from Turkish to English
Savaş sırasınca, Birleşik Devletler İngiltere'yle olan tüm alışverişi kesmeyi denediler.
Translate from Turkish to English
Birleşmiş Devletler, ülkeleri zayıf ve küçük yapmakla korkutmayı umabilir ama Rusya'yı değil.
Translate from Turkish to English
Birleşik Devletler adalet sisteminde bir jüride on iki kişi vardır.
Translate from Turkish to English
Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
Translate from Turkish to English
Birleşik Devletler 50 eyaletten oluşmuştur.
Translate from Turkish to English
Birçok kişi devletler ve hükümetler arasındaki farkı hemen anlayamıyor.
Translate from Turkish to English
1888'deki Büyük Kar Fırtınası, Birleşik Devletler tarihinin en ağır kar fırtınalarından biriydi.
Translate from Turkish to English
Birleşik Devletler tüm dünyaya buğday ihraç eder.
Translate from Turkish to English
Birleşik devletler zengin yer altı kaynaklarına sahip.
Translate from Turkish to English
Ben bir Birleşik Devletler vatandaşıyım.
Translate from Turkish to English
Zirveye katılan devletler, serbest ticareti gündemin en başına koydu.
Translate from Turkish to English
Tom bize Birleşik Devletler hükûmetinin Rusya'nın emniyetini cidden tehdit eden bir silah bağdarlaması icra etmeye gayret ettiğini söyledi.
Translate from Turkish to English
O, Birleşik Devletler edebiyatı eğitimi almak için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.
Translate from Turkish to English
Diğerleri bir seçim düzenlerken, bazı devletler parti yönetim kurulu tarafından birincil adaylar seçerler.
Translate from Turkish to English
Birleşik Devletler ve İngiltere'nin farklı işaret dilleri vardır. Meksika İşaret Dili de İspanyolca İşaret Dili'nden farklıdır.
Translate from Turkish to English
Savaş Müttefik Devletler için zaferle sona erdi.
Translate from Turkish to English
Donald J. Trump, Birleşik Devletler Başkanı seçildi.
Translate from Turkish to English
Devletler sürekli savaş halindeydiler.
Translate from Turkish to English
Birleşik Devletler, Paris Anlaşmasından çekilecek.
Translate from Turkish to English
Amerika Birleşik Devletleri, başarıyla Yerli topraklarının nüfusunu azalttı. Başka bir deyişle, Birleşik Devletler, başarılı bir soykırımı gerçekleştirdi.
Translate from Turkish to English
Tom "Birleşik Devletler" ve "Amerika" arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Düşman devletler Osmanlı Devleti'ne ve ülkesine maddi ve manevi bakımdan saldırmışlar, yok etmeye ve paylaşmaya karar vermişler.
Osmanlı ülkesinin çeşitli devletler arasında paylaşılmasından ise, bu ülkeyi bütün olarak bir devletin koruyuculuğu altında bulundurmayı yeğleyenlerdir.
Birleşik devletler Suriye'ye savaşı kaybetti.